Havaalanlarında fiyatlar da uçuyor!

Havaalanlarında fiyatlar da uçuyor!

9 Temmuz 2019 Salı  |   Serbest Kürsü

Mesafelerin uzak olduğu zamanlarda insanlar daha çok özler sevdiklerini. Çünkü ha dediğinde göremez, gidip gelemezler birbirlerine ve bazen özlemle beklenir yıllarca, görüşebilmek için... Havalimanları o özlenenlere, uzaklara götürür sizi, kısa zamanda, kuş misali…  

Çalışma nedeniyle gidilir uzaklara ve sıla olur adı uzakların. Kültür- tatil turları için de çıkılır yolculuğa eğlencedir, mutluluktur. Sosyal medyada okuduğum anonim bir sözde; “Gerçek şu ki; havaalanları düğün salonlarından daha samimi sarılmalar görmüştür ve hastane duvarları da cami duvarlarından daha fazla inanan” diyordu. Çok hoşuma gitti, çünkü benim için de kavuşmadır havalimanları…. 

Neyse şimdi gelelim sadede; uçak yolculuk saatini beklerken; en basit susamış ya da acıkmış hatta acıkmasak bile dondurma, pasta, kek gibi yiyecek çeşitleri sizin veya çocuğunuzun ilgisini çekmiş olabilir ya da ilaç içmeniz gerekiyordur ve aç karnına ilacınızı alamayacağınız için bir sandviç sipariş etmiş olabilirsiniz. Ya da benim gibi Türk kahvesi düşkünü birisi iseniz beklerken mutlaka kahvenizi yudumlamak, kokusunu duymak istemiş olabilirsiniz.  

Peki! 

Dünyanın neresine gidersiniz gidin havaalanında alışveriş dükkânlarında fiyatlar, yaşadığımız yerden daha yüksektir. Bu herkesin hem fikir olduğu bir gerçek. Lakin İstanbul ve özellikle Antalya havalimanları abartılı, uçuk fiyatlarla resmen insanlara pes dedirten cinsten...

Bir karton bardakta çay 11 lira 

Bir çay bardağı çay 15 lira 

1 kahve 25 lira 

1 simit 15 lira  

1 saat otopark 21 lira; Valeye verirsen 35 lira daha ilave… Etti mi 56 lira bir saati… 

İspanya, Fransa, Almanya, Rusya’da havalimanlarında fiyatlar normalin üzerinde, lakin oradaki yaşam standartlarına göre aşırı pahalı değil.   

Çin ve İrlanda’da ise su bedava… Çin bu konuda “Doğal olan bir şeyden para alınamaz” mantığıyla sıcak su bile servis ediyormuş; isteyen Noodle’ını yanında getirip sıcak suyunu koyarak karnını doyurabiliyormuş.  

Amerika havaalanlarında da fiyatlar yüksek. Mesela Amerika’da; iki bira ve patates 60 dolar, yaklaşık 350 Lira   

Kısacası dünyada nereye uçarsanız uçun havalimanında mutlaka yüksek fiyatlarla karşılaşıyorsunuz. Bunların nedenleri ise havalimanlarının şehirden uzak olmaları… Uzak oldukları içinde rekabetçi bir ortamın bulunamaması, dükkan alanlarının kısıtlı olması, depolarının bulunmaması nedeniyle nakliye ücretlerinin çokluğu ve mesafeye göre artış göstermesi.  

Tamam! Peki! Tüm dünyada normalin üstünde ama ülkemizde neden dünyadan bile yüksek bu fiyatlar? 

Şimdi yeni yapılan İstanbul Havalimanından bahsetmek istiyorum. Doğanın katli, hayvanlar, ağaçlar, kuşlar hepsi can yakıcı noktalar ama burada başka bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Bu havalimanı “Yap-İşlet-Devret” (YİD) modeli ile yaptırılıyor. 

YİD ne demek?   

Geniş anlamda YİD modeli, "bir kamusal yapı yatırım veya hizmetinin finansmanı özel bir şirket tarafından karşılanarak gerçekleştirilmesi ve kamu tarafından belirlenen bir süre için işletilmesi ve yine bu süre içinde ürettiği mal veya hizmeti, tarafların karşılıklı saptadıkları bir tarife uyarınca kamu kuruluşlarına satması ve sürenin sonunda işletmekte olduğu tesisleri bakımı yapılmış, eksiksiz ve işler durumda ilgili kamu kuruluşuna devretmesi" diye tanımlanıyor.

Bu havalimanı ihale ile Limak+Kolin+Cengiz+Mapa+Kalyon şirketlerinin birleşmiş ortak adları İstanbul Grand Airport (İGA) firmasına 26 milyar 140 milyon euroya ihale edildi. Yani bu fiyata havalimanını yapacaklar, 25 yıl işletecekler, sonra da devlete devir edecekler. Böyle büyük ihalelerde yurtdışından firmalar, bankalar şirketler birliği şartlarında ihaleye katılarak üçüncü dünya ülkelerine destek olurlarken bu havalimanına hiçbir yurt dışı katılımı olmamış. Bizim 3 devlet bankamız (Halk, Ziraat, Vakıf) 3 de özel bankamız (Deniz, Garanti, Finans) sırtlanmış kredi verme işini… Eee bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Yap-İşlet-Devret olmuyor ki... Yine bizim devlet bankalarımız göğüslemiş ipi…  

Neyse yine gelelim havaalanında çay kahve meselesine… 

İstanbul’da havaalanı içinde 18 metrekarelik bir yer kiralamaya kalktığınızda hava paraları iddialara göre 750 bin eurodan başlıyor ve milyon eurolara kadar çıkıyor. Aylık kiralar ise yapılan cironun yarısı “değişken kira bedelleri” adı altında bazen yüzde 48, bazen yüzde 52 bile olabiliyormuş. Ayrıca her ayın cirosu farklı olabildiğinden ona göre de kira bedelleri değişiyor, 5 yıllık sözleşme sonrası mesela yine aynı firmadan hava parası istenebiliyormuş. Bu duruma göre aslında havaalanında mağaza açmak kesinlikle akıl karı bir iş değil. Bu hava paralarını duyduktan sonra çay kahve fiyatlarının yüksekliğini anlayarak iş yeri sahiplerine acıyasım geldi! 

Ne kadar çok malı mülkü olursa olsun yetinmeyerek daha çoğunu isteyen, ele geçirmeye çalışan kimselere, hani eskilerimiz derler ya, ben de öyle diyorum gözlerini toprak doyursun.