'Hariciyeden çıkıp gittim'

'Hariciyeden çıkıp gittim'

18 Mayıs 2019 Cumartesi  |   Günlük

Hariciyede çalıştığı sürenin son on yılını Irak’ta ve Irak üzerine çalışarak geçiren, 2010’da Erbil Başkonsolosluğu’nu açan Aydın Selcen’in anılarından kesitlerin, mesleki gözlemlerinin ve bütünüyle kurgu bazı anlatılarının iç içe geçtiği "Gözden Irakta" kitabı İletişim Yayınları'ndan çıktı. 

Selcen, büyük bölümü Irak Kürdistanı olmak üzere, Paris, Cezayir, Vaşington ve Stockholm’de geçen meslek yaşamında, bakanlığına hâkim olan saplantıları, bakanlığın kendi derin bürokrasisi, askerî kanat, Gülen cemaati ve Milli Görüş siyasetinin her birinin başka bir yöne çekiştirdiği yalpalayan dış politika adımlarını canlı bir ifadeyle, mizahı elden bırakmayarak aktarıyor:

“Bana mı ne oldu? Ben önce Kürtçü, sonra Barzanici, nihayet Neçirvancı ilan edildim. Hatta PKK’lı bile oldum. Rüşvetçiliğim de kalmadı, din düşmanlığım da. Ankara’ya –sümme haşa (!)– ‘Başkonsolos basbayağı Kürt, bu nasıl kepazelik’ yollu jurnallendim. Son dönemlerimde hem Kürt siyasal hareketi hem AKP’ye yakın çevreler ‘Fethullahçı’ olduğumu dahi yayar oldu. (…) Anlayacağınız, dışarıda IKB açılımı ve içeride barış süreci dönemi sürerken bile Kürt meselesi için bürokraside geçerli ‘dokunan yanar’ kuralı tıkır tıkır işledi. Neticede merkeze dönme talimatı alınca, 2013 Mayıs ayı sonunda Erbil’den döner dönmez istifa ettim, yirmi yıllık meslek hayatımı bırakıp, hariciyeden çıkıp gittim.”

Selcen kitabın önsözünde şunları ekliyor:

"Okur belki anılarda anlatı unsuru olup olmadığını veyahut anlatıların da esasen anı olup olmadıklarını sorgulayabilir. Anlatı bölümündeki tümüyle kurmaca olduğu belli öykülerde ise hiç gerçek payı bulunup bulunmadığını yahut anı niyetine okuduklarının da baştan sona palavra olup olmadığı kuşkusuna kapılabilir. Böyle olursa, amaç hasıl olmuş demektir. Zira bu kitabı yazarken amacım yanıt vermek değil, soru sordurmaktı." 

(İletişim Yayınları)