Haklıyım, haksızsın, haksızlar

Haklıyım, haksızsın, haksızlar

15 Aralık 2019 Pazar  |   Serbest Kürsü

Görüş ayrılığı yaşadığınız insanların "haklı olma ihtimali"ni hiç düşündüğünüz olur mu ?

Hangi konuda olduğu fark etmez; "inançsal", "politik", "toplumsal", "ailevi" veya başka herhangi bir alanda..

Çoğumuzun aklına dahi gelmez.

Oysa ki; en az, kendi düşüncelerimizde "haklı olma ihtimalimiz" kadar, yüksek bir ihtimaldir; "karşımızdakinin haklı olma ihtimali."  

Bu "düşünme biçimi' kişiye ne derece "zor" ve "katlanılmaz" gelir ise; kişi, bağnazlığa ve tutuculuğa o derece "esir" olmuş demektir.

Karşımızdaki kişinin "haklı olma ihtimali"ni dikkate almaya başladığımızda ise; benliğimizi, "egoizm" denen zehirden arındırmaya başlarız.

Bu topraklar üzerinde yaşayanlar olarak, tarihsel gelişimimizde edinemediğimiz bir özelliktir, bu tip "düşünme biçimi".

Edinemeyişimizin sebebi ise; "tebaa" olmaktan; "millet" olmaya ve son aşamada; toplumdaki diğer bireylerden farklı özelliklere sahip "bireyler" olmaya çalışırken yaşadığımız; "başarısızlıklar"dır.

Sorunlarını çözememiş, "başarısız" toplumlarda bireyler; yaşadıkları sorunların sebeplerini hep başkalarında ararlar. Onlara göre, hatalı olanlar; hep başkalarıdır. Bu şekilde davranarak, diğerlerinden ayrışmaya çalışırlar.

Bu nedenledir ki; toplum olarak, bizim "düşünsel dünyamız" 'da sadece; "doğrular" ve "yanlışlar" bulunur. Aradaki sayısız farklı renkten habersiz beyinlerin yaşadığı topraklardır, bu topraklar.

Bu durum; ülkenin yaşadığı tüm sorunların temelinde; "toplumun bu özellikten mahrum olmasının yattığı"nı düşündür bana hep.

Batı toplumlarına baktığımızda ise; gerek "yüzyıl savaşları"ndan, gerek "kilise-devlet çatışmaları"ndan ve gerekse milyonlarca insanın öldüğü iki dünya savaşından gerekli dersleri çıkartarak, sahip oldukları bilinçle, ülkelerini; "demokrasi", "barış", "refahın" yaşandığı birer "ada" haline getirdiklerini görürüz.

Modern toplumlardaki bireylerin sahip oldukları bu özellik, siyasal alana; "demokratik rejim" olarak yansır.

Bireyler, diğer bireylerin görüşlerini ve o görüşlerin "haklı olma ihtimalleri"ni ne derece dikkate alırlarsa, o ülkedeki "siyasal iklim";  o derece "uzlaşı"ya dayalı olur ve demokratikleşir.  

Bu da; "barış"ı ve "refah"ı getirir.  

Aksi halde; "siyasal rejim"; bu özellikten mahrum bireylerin siyasal tercihleriyle "demokratik" özelliklerini yitirir.

"Kaos"a, "kavga"ya ve "yoksulluk"a neden olur.

Bülent Akyol

Not: Bu yazı Medya Günlüğü'nde daha önce yayınlanmıştır.