Habertürk özür diledi

Habertürk özür diledi

7 Şubat 2020 Cuma  |   Günlük

Habertürk TV, Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir'in gündeme getirdiği AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başdanışmanı Gülşen Orhan'la ilgili iddia üzerine bir özür metni yayımladı. 

"Bugün sabahleyin yayınlanan ParaGündem programında Habertürk TV’mizin Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir’in Van’daki çığ felaketi ile ilgili olarak maalesef teyit edilmemiş ve sonradan doğru olmadığı ortaya çıkan bir bilgiyi yayıncılık ilkelerimize uymayan bir şekilde televizyon canlı yayınında kamuoyuna iletmiş bulunmasından son derece üzüntülüyüz" denilen açıklama şöyle devam etti: 

"Bu paylaşımın milletçe yasını tuttuğumuz ve devlet/millet ortaklaşması ile yaraları sarmaya çalıştığımız bir felaketle ilgili olması üzüntümüzü daha da arttırmıştır. 

Nitekim Bülent Aydemir arkadaşımız yayında bahsedilen Sayın Gülşen Orhan’ın olaya dair yaptığı paylaşımlarının hemen akabinde gene Habertürk ekranından hatasını düzeltmiş, kasıt olmayan bu hatasından dolayı üzüntülerini bildirmiş ve hem Sayın Orhan’dan hem de kamuoyundan ve izleyicilerimizden özür dilemiştir.  

Yayıncılıkta aslolan hata ve yanlış yapmamaktır; ama bir şekilde ve istemeden hatalı, yanlış bir bilgi ve haber paylaşıldığında da en kısa süre içerisinde hatayı düzeltmek ve gerektiğinde muhataplarından özür dilemek sorumlu yayıncılığın ve medya etiğinin bir gereğidir. Bu ilkelere inanan ve bu doğrultuda yayın yapan Habertürk TV de bu ilke doğrultusunda Sayın Gülşen Orhan’ın olaya dair açıklamalarını ve Sayın Bülent Aydemir’in özür beyanını hem sitesinden hem ekranlarından derhal kamuoyuyla paylaşmış bulunmaktadır. 

Milletimizin ve devletimizin birlikte el ele acıları paylaşıp yaraları sarmaya çalıştığı acı bir felakette yaptığımız bu yayıncılık hatası dolayısıyla Habertürk TV olarak biz de kurumsal olarak üzüntülerimizi belirtiyor, bu vesileyle tüm izleyicilerimizden ve haberden olumsuz etkilenen Sayın Gülşen Orhan’dan özür diliyoruz." 

"İtham etmedim"

Kanaldan yapılan açıklamada Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir'in de konuya ilişkin açıklamasına yer verildi. Buna göre Aydemir açıklamasında "38 vatandaşımızın hayatını kaybettiği olayla ilgili acele ve ileri değerlendirmeler yaptım. Bu acele ve ileri değerlendirmelerimizde dahi kimseyi çığa yol açmakla veya bir ölümlere neden olmakla suçlamadım. İkaz ettiğimiz husus, çığa müdahalede aceleci ve tedbirsiz, ilgili-ilgisiz herkesi alarme edecek şekilde özensiz davranıldığı ve bölgede, çığa müdahaleyi bozan kalabalıklaşma ve yığılmaya yol açıldığı söylendi. Kimseyi çığa sebep olmakla ya da ölümlere yol açmakla itham etmedim. Kalabalıklaşmaya yol açan işleyiş var dedim. Düzeltiyorum, acele ve ileri bir değerlendirme yapmış olabilirim. Yerel kaynaklarımla görüşme yapmadan bu detaylara girmemem gerekirdi. Gülşen Orhan'ın açıklamaları çerçevesinde aktardığım iddiaların doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu erken ve teyit edilmemiş ifadelerimden dolayı gereksizce zan altında kalan üzülen yurttaşlarımızdan ve izleyicilerimizden özür dilerim" dedi. 

Bülent Aydemir katıldığı canlı yayında şunları anlatmıştı: 

“Olayı anlamaya çalışmam anlamında birkaç telefon görüşmesi yaptım. Çatak’ta bir yemek organizasyonu var. Ak Parti eski milletvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ki kendisi de yaralı, Gülşen Orhan bir etkinliğe katılıyor. Kendi seçim bölgesi. Oradan çıkarken diyorlar ki ‘Burada çığ tehlikesi var, buradan yola çıkmayın, doğru değil.’ Ancak heyetle birlikte yola çıkıyor. Harabet diye bir geçit. Bu geçitten geçilmesi mümkün değil, kar kapatmış olabilir, burada çığ tehlikesi var. Üst noktada. ‘Narlıca’dan dahi geçemeyebilirsiniz’ diyorlar. Yani yol sıkıntılı. Yola çıkmadan önce Gülşen Orhan 4-5 iş makinasını yanına alıyor. Narlıca Kara Yolları İstasyonu’ndan alıyorlar araçları. İş makinaları yolu açarak buradan geliyor. Burada çığ tehlikesi var kar yolu kapatmış iş makinalarıyla öncesinde müdahale edilmiş başka bir noktaya. Çığı tetikleyen şeylerden biri de yüksek desibel. Buraya kadar geliyorlar. Yolda telefon çekmiyor. Burada 3 bin 500 metre rakımdan söz ediyoruz. Ve orada çığın altında kalıyor minibüs. Daha sonra Can ve Şırnak’tan askerler oraya sevk ediliyor. Jandarma ve korucular da ikinci çığın altında kalıyor ve şehit oluyor. Öncesinde bir tedbirsizlik olduğu kesin. ‘Yola çıkılmasın’ deniliyor çıkılıyor iş makinası ile yol açılıyor. Sonrasında bu tür olaylarda aynı bölgede ikinci çığ tehlikesi olabileceği beklentileri var. Tedbirsizlik olduğu görülüyor. Olayın meydana gelmesinden önce yola çıkılması.” 

Gülşen Orhan daha sonra yaptığı açıklamada olay yerine tek bir araçla gittiğini, kendisine iş makinesi eşlik etmediğini söylemişti.

(soL Haber)