Haber nasıl yazılır?

Haber nasıl yazılır?

20 Mayıs 2019 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Meslek dışından olanlara garip gelebilir ama iyi gazeteci mutlaka iyi haber yazar diye bir kural bulunmuyor. 

Muhabir vardır akıllıdır, uyanıktır, sabırlıdır ve girişkendir, yumurtaları tek sepete koymaz, farklı kaynaklar arar, farklı yollar dener ve sonunda “haber”e ulaşır. Ama ne zaman bilgisayar başına geçip zorlukla elde ettiği haberi klavyeye dökmesi gerekir, aynı başarıyı gösteremez. Haber yazmak zordur, elinizdeki bilgileri mantık silsilesi içinde özetlemeniz, güzel, akıcı ve sade bir dil kullanmanız ve okuyanın kafasındaki soruları yanıtsız bırakmamanız gerekir. Önemli ve ilginç bir habere ulaşan muhabir bunu okuyucuya söz konusu kurallara uyarak yazmazsa emeği çoğunlukla boşa gider. 

Aslında haber yazmayı ikiye ayırmak gerekiyor: 

Doğru yazmak ve güzel yazmak. 

Doğru haber yazmak için belirli kurallara uymak yeterlidir ama ortaya güzel, okuyucuyu sıkmayacak, akıcı bir metin çıkarmak zordur. Dile hakim olmanız-bunun için bol kitap okumanız-cümle içinde aynı kelimeleri kullanmaktan kaçınmanız, basmakalıp yerine yaratıcılığınızı zorlamanız gerekir. Haber elbette edebi metin değildir ama okuyucunun ilgisini çekecek güzel bir üslupla yazılması da şarttır. 

“Ajans haberciliği” ise Türkiye’de karşılaştığımız en sıkıcı metinler. 

Bu geleneği artık kim başlattıysa, ajansların, özellikle Anadolu Ajansı’nın haberlerinde her cümleyi “bildirildi”, “belirtildi” diye bitirmek kural halini almış. 

Futbol muhabirleri de genellikle, ellerindeki bilgileri haberleştirirken basmakalıp cümleler kuruyor, ortaya sıkıcı metinler çıkarıyor, üstelik okuyanın kafasındaki sorulara yanıt vermesi bir yana yeni sorular doğuruyor. 

Spor muhabirleri çoğu zaman kulüp kaynaklarından elde ettikleri bilgileri habere dönüştürürken, o kaynakların adını vermek istemediğinde her cümleyi “bildirildi”, “belirtildi”, “ifade edildi” gibi muğlak ifadelerle tamamlıyor. Ortaya da kimin söylediği bilinmeyen, dolaylı ifadelerle dolu, haberden çok bilmeceye benzer, kafa karıştıran metinler çıkıyor. 

Doğru, kaynağın haberde adının yazılmasını istememesi muhabirin işini zorlaştırıyor ama yine de bu basit ve anlaşılır metinler çıkmasını engelleyen bir durum değil. 

Geçenlerde Habertürk’te Olcay Akdilek imzasıyla yayınlanan bir haber-analiz, kaynağını gizli tutmak zorunda olan muhabirin haberi nasıl yazması gerektiğine örnek olabileceği için dikkatimizi çekti (Haberin linki aşağıda) 

Doğal gaz gibi teknik ve çoğu okuyucuya sıkıcı gelen bir konuda Akdilek elinden geldiğince sade bir haber yazmış. Kaynağını açıklayamamasını, “güvenilir kaynaklara göre...”, “sektör kaynaklarına göre...” ifadeleriyle kapatmaya çalışmış, “ileri sürüldü”, “belirtildi”, iddia edildi” türü muğlak ifadelerden kaçınmış. Sonuçta konuya ilgi duyanların merakla okuyacağı bir haber çıkmış. 

Türk medyasının oradan oraya savrulduğu, kalitenin yerlerde süründüğü, usta-çırak ilişkisinin kaybolduğu, basının hafızası deneyimli gazetecilerin meslek dışına itildiği bu dönemde, olması gerektiği gibi bir haberle karşılaşmak bile sevindiriyor!

https://www.haberturk.com/rusya-turkiye-den-ne-istiyor-2468179-ekonomi