'Günah keçisi'

'Günah keçisi'

6 Ekim 2020 Salı  |   Mentor

Mentor

Şimdi size bir hikâye anlatacağım... Bu hikaye çok acıklı ve futbolun nasıl mantıktan uzaklaştırılıp mafyalaştırıldığını ve yalanlarla kandırılan taraftarın cebini boşaltıldığını gösteriyor. Ama hikâyeyi anlatmadan önce Fenerbahçe'yi anlatmam lazım çünkü şu andaki mafyalaşmış ve kirli sistemin işlemesinin tek nedeni var: Fenerbahçe nefreti. 

Peki insanlar mantıktan, duygudan, izandan, akıldan ve bilimden bu kadar uzaklaşacak kadar neden nefret eder Fenerbahçe'den? Aslında cevabı çok basit çünkü bu ülkede Fenerbahçe dışında taraftarlık motivasyonu "aidiyet" ile ilgilidir, aidiyet arayışı da bireysel yetersizlikten kaynaklanır. Bunun kısaca anlamı şu: Yaşamda bulamadığın şeyleri futbolda ararsın. İşte burada devreye Fenerbahçe girer, senin bireysel avuntu aradığın her alanda karşına çıkar, üstelik çok güçlü çıkar, o kadar ki sadece sahada değil Fetö ile mücadele ederek, asla teslim olmayarak, basketbolda, voleybolda, kadın, erkek her yerde karşına çıkar. Bireysel avuntu ile senin aranda duran tek şeydir Fenerbahçe, o yüzden buna engel olduğu için nefret edersin, o kadar nefret edersin ki, bu nefret bazen kendi takımına sevgini bile bastırır.    

Peki Fenerbahçe neden farklıdır?

Çünkü taraftarlık duygusu aidiyet arayışına değil, kuşaklarca biriktirilen sevgi ve saygıya dayanır. Aniden elde edilen başarıların sonucu değildir taraftarlık duygusu, kuşaklara yayılmıştır ve temelinde aidiyet değil bireysel saygı yatar. Taraftarı Fenerbahçe'ye bir futbol takımından daha çok daha yüce amaçlara ulaşmak için bir sosyal organizasyon olarak bakar. Bunu her yerde görebilirsiniz ama Fenerbahçeli takımına sadece başarıda değil, mutsuzlukta ve acıda sahip çıkar, bunun en önemli örneği 3 Temmuz'dur. 

Hâl böyle olunca futbolda Fenerbahçe'ye küfrederek her şeyi saklayabilirsin. Çileklere ödenen milyonlarca dolar, Şampiyonlar Ligi gelirlerinin buharlaşması, Fetö aracılığı ile Turkcell'i haraca bağlama, yetersiz gazetecilik becerilerini Fenerbahçe nefreti arkasına saklama, "Fenerasyon" yalanı ile bir ömür boyu medyayı işgal etme, TFF'de milyonlarca lira kırtasiye gideri, medyada, MHK'de ve TFF'de mafyalaşma, hiçbir kariyeri yokken TFF ve TRT'den aydan 400 bin TL götürme... 

Bunlardan biri de Trabzonspor'un buharlaşan milyonlarca dolarıdır. Trabzonspor kurumsal kimliğinin Fetö'ye himmet parası ödediği artık mahkeme kararları ile kesinleşmiş bir realitedir. Avukatlık parası adı altında kulübün zarara uğratıldığı bizzat Trabzonspor yöneticileri tarafından açıklanmıştır. 

Şimdi Trabzonspor AİHM'e başvuracakmış oysa 15 kasım 2012'de başvurmuş ve reddedilmişti. Üstelik o başvuru AİHM'in "sakat" dediği TFF içindi. Bu ise tarihinde AİHM ile başı derde girmemiş FIFA için. Ayrıca AİHM iki Fenerbahçe yöneticisinin başvurusunu kabul etmiş inceliyor yani mahkeme Trabzonspor tezlerinin tam tersi tezleri incelemeye değer görmüş, başvurunun reddedileceği kesin. Kabul edilse bile AİHM'in kumpas iddialarını incelemeye alması riski var yani kısacası Trabzonspor için çok mantıksız bir hareket. Tek mantığı var, geçen sene saçma sapan rezil edilen sezon, CAS kararını açıklanmasına engel olarak taraftardan detayları saklanan UEFA'nın men cezası ve sezona çok kötü yapılan başlangıç yani taraftarlarını kandırıyorlar. 

Bir Fenerbahçeli olarak ben bu başvuruya seviniyorum çünkü Cumhuriyet mahkemelerinin kumpas ve sahtekârlık dediği bir davayı incelemeyi umarım AİHM Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu'nun başvurularından sonra tekrar kabul eder ve bu kumpas bir an önce uluslararası hukuk önünde mahkum olur. 

Sonuç; Fenerbahçe bu sistemin "günah keçisi"dir ve her türlü kir Fenerbahçe nefreti ardına gizlenir ama unuttukları şey öldürmeyen her darbenin Fenerbahçe'yi daha da güçlendirdiği; bu seneyi ömür boyu unutmayacaklar bence...

Etiketler:  Futbol