Gülhane'nin 'daimi müzisyenleri'

Gülhane'nin 'daimi müzisyenleri'

28 Ağustos 2020 Cuma  |   Serbest Kürsü

Yazı ve fotoğraflar: Nurettin İğci 

Onlar için oluşturulmuş tümcelerden biri; "Kuşlar, doğanın hiç susmayan müzisyenleridir." Kimin söylediği ya da kaleme aldığı belirsiz, hayatımıza renk katan kuşlar hakkındaki bu beş sözcüğü; her fırsatta onların sesine kulak veren biri olarak, ben akıl edebilmeyi çok isterdim doğrusu.

 


  
Bu arkadaşların konser alanlarından biri de doğduğumdan bu yana (60 senedir) yaşadığım İstanbul'un akciğeri mekânlardan Gülhane Parkı. 

 

 

Osmanlılar döneminde dış bahçe olarak kullanılan, 1839'da Tanzimat Fermanı'nın okunduğu, 1912'de de parka dönüştürülerek halka açılan Gülhane; kışın bir elin parmakları kadar, yaşadığımız salgına dek öteki mevsimlerde sıkça gittiğim bir yerdi.

 

  
Bazı tarihi eserlerin yanı sıra Ahmet Hamdi Tanpınar, İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi ile Prof. Dr. Fuat Sezgin ve Dr. Ursula Sezgin Bilimler Tarihi kütüphanelerinin de yer aldığı 163 dönümlük alan; gökyüzüyle kucaklaşmak için birbirleriyle yarışan ağaçları sayesinde, kuşlara ev sahipliği de yapıyor. 

 

 

Güvercin, serçe, sığırcık, balıkçıl, martı, karga, papağan ile saksağanların dışında kimi başka cins kuşların gagalarından boşluğa notalarla bize keyifli mi keyifli anlar yaşatıyor.

 


 "İyi ki varlar" dediğim kuşlara ilişkin satırları noktalarken, Ahmet Telli'nin " Gider kim sular fesleğenleri? Kuşlar nereye sığınır akşam olunca?" dizelerine; bir yanıt vermem istense, anında ne diyeceğim belli:  

"Gülhane Parkı."

 

Etiketler:  Nurettin İğci