Goebbels yaşıyor

Goebbels yaşıyor

15 Kasım 2019 Cuma  |   Mentor

Tarih boyu hiçbir husumetimiz olmayan İzlanda Milli Marşını ıslıklayarak bir kere daha utandık... 

Husumetin olsa bile bir ülkenin milli marşını ıslıklamak saygısızlık çünkü o milli marş o ülkenin insanlarını temsil ediyor ve böyle bir davranış ırkçılıktan öte anlam taşımıyor. Önce Sloukas'a yapılanlar, şimdi de bu. Türk insanı ırkçı ve ayrıştırıcı değildir. 

Ülkemiz önemli ekonomik sıkıntılar yaşadı ve hala da devam ediyor. İşsiz sayısı özellikle genç ve eğitimli işsiz sayısı azımsanamayacak boyutlara ulaştı. Ekonomik sıkıntılar arttıkça insanların nefret duyguları artıyor aslında hiç hak etmediklerini düşündükleri zorlukları yaşadıkları için suçlu arıyorlar, radikalleşme ve ötekileştirip düşman yaratma davranışları yükseliyor. Bu düşman bugün İzlanda Milli Marşı, yarın Suriyeliler, öbür gün Kürtler, sağcılar solcular derken iç savaşa kadar varıyor. 

Tehlikeli bir dönemden geçiyoruz.  15 Temmuz darbesinden bile daha tehlikeli Aspor ve Turkuvaz Grubunda yürütülen hatta devlet televizyonu tarafından desteklenen ve Fenerbahçe'ye karşı yürütülen "ötekileştirme" kampanyasına bu şekilde bakıyorum ve yapılanın bir futbol muhalefetinin çok ötesinde sistemli bir toplum mühendisliği çabası olduğunu düşünüyorum. 

Fenerbahçe'nin seçilmesi de tesadüf değil, bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki bağlılığı en yüksek taraftar grubu Fenerbahçe. Defalarca kanıtladı, herkes kaçacak delik ararken Fetö'nün karşısına dikildi Fenerbahçe'yi korumak için, "FenerOl"du hep yapıyor bunu. 

Herkes 12 Mayıs 2012 ve Fetö polisi ile işbirlikçilerinin tahrikini ve çıkan olayları hatırlayacaktır. Böyle toplumsal olayların çıkması için hedef seçiliyor Fenerbahçe. 

Sistematik olduğu çok açık, önce Bipspor vardı ve bu uygulamadan para alanların çoğu bilinçli ve sistemli olarak Fenerbahçe'ye küfrediyordu, bu uygulamanın yöneticiliğini yapan şahıs hala sosyal medyada Fenerbahçe'ye ağza alınmayacak sözlerle hakaret etmeye devam ediyor ama Türkcell ticari bir kurum devletteki kriptolar aracılığı ile oraya yerleşmiş olsalar bile tutunmayı başaramadılar. 

Onların saldırıların bitti derken Aspor ve türevleri devreye girdi. Hakaret, yalan, Fetö tapelerini devlet belgesi diye sunan aşağılık iftiralar Fenerbahçe taraftarını tahrik ediyorlar. 

Bu kadar sistemli ve farklı kanallardan organize bir kötülüğün tesadüf olmadığı ve tek elden yönetildiği açık. Ülkemizin önemli sıkıntılarla test edildiği bir dönemde  ülkemizde kaos çıkarma amacı taşıdıklarını düşünüyorum. 

Yaptıkları suç ve savcılarımızın konuyu araştırmasını rica ediyorum. 

Ve evet asıl hedefin Fenerbahçe değil, ülkenin bütünlüğü ve barışı olduğunu ve asıl hedefin Cumhurbaşkanımız olduğunu düşünüyorum. 

Bu konuyla ilgili yazdım, yazacağım çünkü bu yapılanların ülkeme telafisi mümkün olmayan zararlar vermesinden korkuyorum...