Gerçekleri yazan gazete

Gerçekleri yazan gazete

13 Mart 2020 Cuma  |   Serbest Kürsü

Hani minik bir kedi yavrusu bulursunuz sokakta… Yalvarırcasına miyavlamaları dikkatinizi çeker. Açlığı, susuzluğu nasıl da belli eder kendini… Kirli patileri, solgun tüyleriyle bacaklarınıza dolanıp sürünerek “Merhaba” derken nasıl bir bakıştır o? Yüreğinizin derinlerine kadar ulaşır mavi, yeşil, sarıları… Eğilir şefkatle, usulca kucağınıza alırsınız. Avuçlarınıza teslim olmuş masum bakışları evinize götürmek geçer bir an aklınızdan… Anlıktır her şey; ya kalır göğsünüze doğru kollarınız arasında ya da bırakırsınız bilinmeze ve karışırsınız hayatın kalabalığına…. 

Birkaç aydır içimden yazmak gelmedi. Her gün kötü haberlerle dolu günlere uyanmak enerjimi düşürmüştü. Biraz olsun haberlerden uzak kalmaya çalışmak bir nevi şarj etti ruhumu, güzel geldi. Sokaktan bir kediyi alıp evinize gittiğinizde, onu konfora ulaştırdığınızda, birinin hayatını kurtardığınızı düşündüğünüzde zamanla hepsini kurtarmak gelir içinizden. Hatta bazı kişiler hepsine yetişmek, ulaşmak, hepsinin rahat ve sağlıklı yaşamasını sağlamak için adar kendini… Maddi durumunuz uygunsa, zamanınız varsa ne mutlu…. Lakin maddiyat kısıtlıysa bocalarsınız, hatta ne acıdır evinizde ki kurtardığınız kedinize bile gün gelir mama alamayacak duruma düşebilirsiniz.   

Kediler özgür ruhludur, asillerdir. Evet, ona baktığınız için sahibi olduğunuzu sanırsanız aldanırsınız! O isterse sevdirir kendini size. O isterse gelir kucağınıza ve o isterse paylaşır hayatını sizinle…  

Aslında “Özgürlük” demişken sıra dışı, çok özel, tam bağımsız bir Fransız gazetesinden bahsetmek istiyorum sizlere... Le Canard Enchaîné (Zincirli Ördek. Ördek kelimesi Fransızca argoda “gazeteler” için kullanılıyormuş.) 

Bu gazetenin en ilginç yanı dünyada başka örneği olmayan, tek ve cesurca haberlerini okuyucularına aktarıyor olması!  

Nasıl mı?  

Hiçbir zaman reklam almayarak. Böylece her türlü siyasi, ekonomik baskıdan uzak kalabilmiş. Bu durumu dünya basınında tek örnek ve gazetenin ününün artmasına katkıda bulunmuş. Bununla birlikte 65 civarı çalışan gazetecisine en yüksek ücret ödeyebilen anonim bir şirket. Gazetenin hissedarları gazetede çalışan gazeteciler. Bu hisselerini hiçbir zaman satamaz ve devredemezler. Ayrıca editörler ne borsada oynayabilir ne de serbest –resmi başka bir yerde. Hediye bile kabul edemezler.  

Le Canard Enchaîné’nin ilk basımı, Birinci Dünya Savaşı yıllarında 15 Eylül 1915 tarihli. 100 yılı aşmış yayın hayatında haftada bir çarşamba günleri sekiz sayfa olarak çıkıyor. Hala eski tarz baskı tekniği ile kırmızı-siyah iki renk ve asla fotoğraf kullanılmadan basılıyor. Yalnızca araştırmacı gazetecilik yapan bağımsız gazetenin anlatımı ise hiciv, alaycı ve mizahi. Mizah yoluyla insanlara düşünce pencereleri aralıyorlar. 

Yargıda, sanayide, gizli serviste, bakanlıklarda, orduda, poliste, parlamentoda, her yerde çok önemli kaynakları var. Kaynakları güveniyor. Gazete, terör, casusluk veya özel hayatla ilgili haber basmıyor. Kimin nerede ne yaptığıyla değil, yurttaşlara ne yaptıkları ile ilgileniyor. Ayrıca belgesiz olan iddia aşamasındaki bilgileri basmıyor. Önemli olan bilginin doğruluğu… Bu doğru bilgiler de gazeteye güveni arttırıyor.  

Gazete birbiri ardına 6 bakanı devirerek geçmişteki Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin en büyük kabusu olmuş. Adidas skandalı nedeniyle IMF Başkanı Christine Lagarde hakkında soruşturma açtırmış. Yolsuzluk, vergi kaçakçılığı ya da görevini suistimal eden siyasetçileri ortaya çıkarmış. Sahte imar belgelerini, yüklü maaşları, L'Oréal skandalını kısacası, diğer gazetelerin yayınlamadığı, saklanan bilgileri okuyucularına ulaştırmış. 

Gazetenin duayen Genel Yayın Yönetmeni 88 yaşındaki Claude Angeli bir söyleşide 100 yılı aşkın süredir yayınlarını sürdürebilme sırlarını kısaca şöyle özetlemiş: 

“Doğruyu yazmaktan korkmuyoruz. Ne yapabilirler, en fazla dava ederler. Eh dava günü herkes de görür gerçekleri… İşte ayakta kalma sırrımız. Gerçek…” 

Yüzyıllardır insanlar tarafından doğal ortamlarından uzaklaştırılarak evcilleştirilmiş, günümüzde büyük şehirlerde betonlaşmanın da etkisiyle neredeyse kendi başlarına yaşayamayacak duruma getirilen, siteler içinde yapay çimlerde yer bulabilenlere şanslı gözüyle baktığımız o minik kediler var ya…  Ne yapılırsa yapılsın o özgür ruhlarına hükmedilemiyor işte vesselam! 

Kaynaklar:  

İletişim Fakültesi Dergisi Aslı Yapar Gönenç 

Araştırmacı Gazetecilik Yusuf Ziya Ay 

Claude Angeli Vikipedia.org