Gençlere ne zaman sıra gelecek?

Gençlere ne zaman sıra gelecek?

9 Temmuz 2020 Perşembe  |   Mentor

Ali Koç'a hâlâ güveniyorum ve devam etmesi gerektiğini düşünüyorum ama bugüne kadarki sportif karnesinin zayıflarla dolu olduğu gerçeğini de görmezden gelemeyiz. 

Çok güncel olan bir konuyu, Fenerbahçe'de futbol aklının ileriye değil nasıl geriye gittiğini anlatmaya çalışacağım. Amacım yönetimi yıpratmak veya taraf olmak değil. Benim tarafım Fenerbahçe, belki ruh halim renkten renge giriyordur, başarısızlıklarda aşırı tepki veriyorumdur ama bu işin doğası böyle. Ben taraftarım ve milyonlarca taraftar gibi Fenerbahçe'yi ailemin bir parçası olarak görüyor ve sahipleniyorum. Taraftarlık zaten duygusal bir şey, bunu yönetip belli bir çizgiye oturtmak yönetimin sorumluluğu, onlar mantıklı olacak ben değil. Karşılıksız "Fener Ol"unca taraftarlığım iyi ama başarısızlıktan rahatsız olunca kötü, bu mantıklı değil. 

Ayrıca diğer camialar gibi başarı talebi bireysel yetersizliklerimizi örtme amacından kaynaklanmıyor, biz Fenerbahçe'ye değerler atfediyoruz ve o değerlerin kazanmasının toplumun iyi olması için gerekli olduğuna inanıyoruz. Başarı Fenerbahçe'nin doğasından kaynaklanan bir zorunluluk. 

Şimdi gelelim Jailson konusuna...

Jailson bugüne kadar stoperde oynayarak 16 puan kaybına neden olmuş üç aşağı beş yukarı ama ciddi puan kaybına neden olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir de futbol sonuç oyunu, geriye düşünce oyun tamamen değişiyor hem risk alıyorsun hem de kazanma inancın darbe alıyor. 

Ayrıca Jailson orta sahada oynadığında Galatasaray maçında olduğu gibi puan kazandırmış verim aldığımız iyi bir oyuncu, mevkisi dışında oynatarak hem iyi bir oyuncuyu tüketiyorsun hem de Fenerbahçe'ye zarar veriyorsun. 

Üstelik bu haftalar haftalar boyu sürüyor, hatada ısrar sistem haline geliyor. Böyle bir yetersizlik kabul edilemez ve sadece teknik heyete de bağlanamaz. Bu kulübün yönetimi yok mu? Teknik ekip haftalarca Vedat'ı kaleci oynatsa ve Vedat her hafta hatalı gol yese, teknik direktörün işine karışmıyoruz diye başkan ve yönetim buna sessiz mi kalacak?

Elbette hayır. 

Ersun Yanal'ı severim ve değer veririm ama bu seneye onunla başlamak, geçen yıl gösterdiği performanstan sonra çok ciddi hataydı. Belki sezona başka biri ile başlasak hala şampiyonluk potasında olurduk. Stoperde genç biri oynasa en fazla 16 puan kaybederdik ve Jailson'u kaybetmemiş olurduk yani her hâlükârda kârlı olurduk. 

Peki Ersun Yanal gitti ne değişti?

Hiçbir şey, Fenerbahçe'nin Avrupa kaderini belirleyecek hatta belki Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynamasını sağlayacak bir maça stoperde Jailson ile ile başladık, o da ilk 10 dakikada net 4 gol pozisyonu yaratarak bütün takımı oyundan düşürdü. 

Herkes Emre için kahramanlık hikâyeleri anlatıyor ya, bu kadroyu gerçekten Tahir Karapınar mı çıkardı? Elbette Emre Belözoğlu çıkardı ve daha 15. dakikada yanlış olduğunu görüp kararını değiştirdi. Şimdi siz bu acemiliğe Fenerbahçe'yi hiç çekinmeden nasıl emanet edeceksiniz?

TFF, hakemler, hepsini kabul ediyorum da bunlar bizim hızla değiştirebileceğimiz şeyler değil. Ama içimizdeki hataları hızla değiştirebiliriz. Herkes kadro diyor oysa bunca organizasyon ve futbol aklı yoksunluğuna, TFF ve hakemlere rağmen bu kadronun hala 3. olma şansı var. Eğer kadro kötü diyen varsa hakem ve TFF konusunda ve yönetim eleştirileri konusunda kendi ile çelişkiye düşüyor demektir. 

Ya kadro çöp değil ya da TFF ve hakemler bizi doğramadı; ikisinden biri yanlış. 

Sonuç: Fenerbahçe'nin başarsızlığının nedeni çimlerin üzerinde değil dışarıda, TFF'de, hakemlerde ve bir türlü organizasyon ve felsefe oluşturup bunu oyunculara benimsetemeyen, 16 puan kaybından sonra hâlâ Jaja'yı stoper oynatıp "gençlere yöneleceğiz" komedisini anlatan yönetim anlayışındadır. 

Eğer Ali Koç ve yönetimi hatalarından ders almazsa gelecek sezon da bir şey değişmez.

Etiketler:  Futbol