Gelecek ve şimdi

Gelecek ve şimdi

Serbest Kürsü

Tolstoy'un itiraflarını okurken hayata dair bir anlam bulma arayışındaki satırlarını pür dikkat takip ediyordum. Altını çiziyor, notlar koyuyordum. Fakat sonunda Tolstoy hayatın aslında bir anlamı olmadığını, sadece dertten ibaret olduğunu söylediğinde dehşete kapılmıştım.

Belki de hayatın böylesine idealize edilecek bir anlamı yoktu gerçekten. Savaş ve Barış'ta şöyle bir şey söylüyordu Tolstoy: İnsan hayatında iki kötü şey vardır: Ciddi bir hastalık ve pişmanlık. Bazen bunlar kabus gibi çökünce, nasıl yani, diye sorabiliyor insan. Yoksa bu kadar mıydı hepsi? İyi de daha yapacaklarım vardı.

Hırstan, öfkeden, çalışmaktan, zevkten, ağlamaktan, gülmekten geriye dönüp baktığında ne kalıyor? Çocuk yapmak mı, evlilik yapıp bir aile kurmak mı önemli olan?

Ne kadar sade, gösterişsiz yaşadıysan, elinden geldiğince herkese yardım edebildiysen, paylaştıysan belki de buydu anlamlı olan.

Sonuçta bilmediğimiz, aklımızın ermediği bir şeyin içindeyiz. Gerçekten bir son varsa nerede belli değil. Nihai hakikati anlayamıyoruz çünkü katıldığımız eylemler yargılarımızı etkiliyor. Çemberin dışına çıkamıyoruz.

Bazı şeylerin üstünden geçerim, sonra telafi ederim, bir gün kalan şeyleri tamamlarım, acele etmeye ne gerek var düşünceleriyle geçiyor zaman.

Oysa Tolstoy'un söylediği doğru. Gelecek diye bir şey yok. Sadece an var, şimdi var. Şimdi geçmiş ile gelecek arasında bir bağ.  İnsan yalnızca şimdinin içinde özgür. Ne yaptıysak şimdi yaptık. Savsaklamak, hafife almak, sonraya ertelemek yararsız.

Ya başkalarının yaptıkları? Yaptıklarıyla kalıyorlar işte. Bize kıymet veren, mutlu eden, varlığıyla zamanı çoğaltan, hoşgörüyle, nezaketle yaklaşan, yalan söylemeyen, ikiyüzlülük yapmayan, gerçekten seven insanların bir kıymeti var. Öbürleri sadece bize verdikleri zararlarla kalıyorlar.

Belki bunlar da hayatın bir parçası ama üstünde durulacak bir parçası değiller. Onlar gerçekten de bize zarar verdikleri ile kaldılar. Bizi test ettiler.

Büyümemize yardımcı oldular.

Bu yüzden Tolstoy çok kritik bir şey söylüyor "şimdi" ile. Ne yapacaksanız özgür olduğunuz şimdi'de yapın.

Çocuğunuzu öpecekseniz hemen öpün, karınıza, kocanıza, dostlarınıza güzel şeyler söyleyeceksiniz hemen söyleyin. Topluma yararlı işler yapacaksanız hemen başlayın. Sizi kıranlarla, rol yapanlarla ilgili kararınızı hemen verin. Gelecek yok! Varsa da şimdi ile inşa edebileceğiniz bir şey. Sizin katkınız dışında gelişen bir şey sizin geleceğiniz de değil zaten.

Samih Güven

Yazının orjinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın