Geleceğin sigortası Rus çocukları

Geleceğin sigortası Rus çocukları

20 Haziran 2019 Perşembe  |   Günlük

Moskova'da uzun yıllardır Türkçe yayın yapan ve Rusya ile ilgili haberlerde en önemli kaynakların başında gelen TürkRus.Com sitesinin editörü Suat Taşpınar yazdı:

"Türk-Rus ilişkilerinin bence iki büyük güvencesi var. Birincisi, her yıl Türkiye sahillerinde tatil yapan, hayatların en güzel anılarını Türkiye’de yaşayan ve ileride başlarına silah dayansa bile artık genlerine sinen “Türk ve Türkiye dostluğu”ndan vazgeçmeyecek yüz binlerce Rus çocuğu. İkincisi, on binleri bulan Türk-Rus evlilikleri.” 

Bu paragraf, 13 yıl önce, 2006 Ağustosu’nda Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı “Uluslararası Ekonomik Sorunlar Dergisi”nde bir makaleden alıntı.  

“Ağustos sıcağında ‘hararetli’ Türk-Rus notları…” başlıklı yazıyı, o dönemin Radikal gazetesi Moskova muhabiri ve henüz 2 yaşını doldurmuş TürkRus.Com’un editörü olarak ben kaleme almıştım. 

Şimdiki Dublin Büyükelçimiz olan değerli diplomat Murat Burhan benden bakanlığın dergisi için yazı istediğinde, "hayata dair naif yazılar” yazan bir muhabirin, Dışişleri Bakanlığı’nın dergisinde makalesiyle "sırıtacağını" savunup kaçmak istesem de, sonunda “diplomatik üslupla bağdaşmayan”, yer yer Ankara’ya eleştiriler de içeren bir makale ortaya çıkmış, ancak basılmasında bir mani görülmemişti.  

Dileyen arşivden o yazının tamamını okuyabilir ve "2006’dan Türk-Rus ilişkilerine bakışı” yad edebilir. (TIKLAYIN

Yazıyı hatırlamamın ve hatırlatmamın nedeni, dün İnterfaks ajansının geçtiği bir haberdi. Önce haberi özetleyelim: 

"Tez Tour, Rusya'da küçük çocuğu olan ailelerin tatil tercihlerini mercek altına aldı. Buna göre, Rusya'da yurtdışını tercih edenler içinde 12 yaşından küçük çocukların yüzde 58'i bu yaz aileleriyle birlikte Türkiye'de tatil yapacak.  

İnterfaks ajansının haberine göre, Rusya'da çocuklu ailelerin yüzde 36'sı bu yaz tatilini Türkiye'de geçirmeyi planlıyor. 

İkinci sırada yüzde 34 ile Yunanistan, üçüncü sırada yüzde 31,5 ile Bulgaristan var. Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 26,5 ile dördüncü. 

Tur şirketinin verilerine göre, çocuklu aileler için bu sezon en ucuz tur kişi başı 11 bin rublelik (172 dolar) maliyetle Bulgaristan turları. Türkiye'de ise aynı koşullarda bir tatilin maliyeti kişi başına 13,2 bin ruble (206 dolar). 

* * *

"Türk-Rus ilişkilerinin bence iki büyük güvencesi var. Birincisi, her yıl Türkiye sahillerinde tatil yapan, hayatların en güzel anılarını Türkiye’de yaşayan ve ileride başlarına silah dayansa bile artık genlerine sinen “Türk ve Türkiye dostluğu”ndan vazgeçmeyecek yüzbinlerce Rus çocuğu. İkincisi, onbinleri bulan Türk-Rus evlilikleri” dememin nedeni bu. 

Siyaset inişli çıkışlı bir yol. Bir gün doğru diye canı gönülden savunulan, ertesi gün aynı şiddetle eleştirilebiliyor. “Konjonktür” deniyor, “Reelpolitik” deniyor, velhasıl bir kılıf uyduruluyor.  

Siyasetçiler de öyle. Yaptıkları işin doğası gereği, bir dedikleri öbürünü tutmuyor. Ama son tahlilde onlar da fani. Siyasetçiler geliyor, geçiyor. Dünya, Sultan Süleyman’a bile kalmıyor. Ama devletler, milletler, halklar, "coğrafya kader" ise komşular kalıyor.

O yüzden yıllardır hep aynı vurguyu yapıyoruz: Türk-Rus ilişkilerinin geleceğini sağlama almak istiyorsak, toplumlar, halklar arasındaki ilişkileri geliştirmeliyiz. Siyasete değil, insana inanmalıyız.  

Yukarıdaki haberin özeti şudur: Rusya Federasyonu’nda yurt dışında tatil imkanı olan  her iki çocuktan biri yaz tatilini Türkiye’de geçiriyor.  Bunlar hali vakti yerinde olan, muhtemelen daha iyi sosyoekonomik şartlara sahip oldukları için ileride bu ülkede hayatın her alanında daha etkin olmaları muhtemel bir kitle demek.  

Kendinizden örnek alın: Hayatınızın “en güzel anlarını” sorsalar, bunların çoğu “çocukluk anıları”dır. Bugünün Rus çocuklarının önemli bir kısmı, yetişkin yaşlarına geldiklerinde en güzel anıları olarak Türkiye’de geçirdikleri tatil anıları biriktirmiş olacaklar. Ve bu çocukların çoğu, büyüdüklerinde Türkiye’ye, Türklere dair hep "güzel şeyler” hatırlayacaklar. Bu aslında Türkiye’nin turizmde en büyük kazanımlarından biri. 

Bu yazıyı da, 2006 tarihli Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın dergisindeki o makalenin son paragrafı ile noktalamak istiyorum: 

"Geçenlerde Belek’te tatil yaparken, Antalya’da yerleşik bir Türk-Rus çiftiyle tanıştık. Kumsalda paytak adımlarla koşuşturan 2,5 yaşındaki oğlumla onların 2 yaşındaki kızlarını seyre daldık. Laf Dünya Kupası’ndan açıldı, sonra dönüp dolaştı Türk-Rus ilişkilerine geldi. Türk arkadaşın eşi Olga nefis bir laf etti: “Bizim oğlan TBMM’de, sizin oğlan da Duma’da milletvekili olduğu gün zaten hepimiz maçı kazanmış oluruz!”.

Yazının orjinalini okumak için tıklayın