Gazeteci nasıl soru sormalı?

Gazeteci nasıl soru sormalı?

19 Nisan 2020 Pazar  |   MG Özel

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın cuma günkü basın toplantısında bir gazetecinin sorduğu soru, kamuoyunun en azından bir kesimi tarafından haklı olarak yadırgandı. 

Önce soruyu hatırlayalım: 

"Türkiye bütün dünyaya yardım ediyor. Artık alan değil veren ülke konumundayız. Bu noktada ne yazık ki bazı medya kuruluşları ve medya mensupları, ülkemizi ve sağlık hizmetlerimizi karalayan yayınlar yapıyorlar. Bunlar sizi ve sağlık çalışanlarını nasıl etkiliyor?" 

Soruyu soran A Haber muhabiriydi. 

Yadırgayanların ortak görüşü, muhabirin böyle bir soru sormasının nedeni iktidar yanlısı bir kanalda çalışmasıydı.

Evet, nedeni gerçekten bu olabilir. 

Ama olmayabilir de. 

Çünkü günümüzde-ne yazık ki- özellikle genç gazeteciler soru sormasını bilmiyor. 

Oysa, muhabirlerin mesleğin başında önce ezberlemesi, sonra refleks olarak uygulaması gereken altın kurallar var. 

Bunların başında sorunun yorum içermemesi geliyor. Muhataba yöneltilen soru yorumsuz olmak zorundadır çünkü gazeteci taraf değildir. 

Soru kısa, vurucu, net olmalı, tercihen en fazla 2-3 cümleden oluşmalı ve yoruma açık olmamalıdır. 

Gazeteci, “Siz ne düşünüyorsunuz”, “Sizin görüşünüz ne”, “Bu konuda ne söylemek istersiniz” benzeri soru sormaz; bu muhataba istediği gibi kaçma, kafasındakileri söyleme olanağı verir. 

Gazeteci soruyu yönelttiği kişiyi övmekten ya da yermekten kaçınır. Karşısındaki kişiden hoşlansa da hoşlanmasa da duygularını belli etmez.

“Bakanım, “Müdürüm”, “Başkanım”, "Efendim" türü ifadeler kullanılmamalı, muhatabın kendisiyle eşit olmadığını ima eden hitaplardan kaçınmalı. Sonuçta o yetkili nasıl bir kurumu temsil ediyorsa, gazeteci de bir kurumun temsilcisi.

Bir de özellikle spor muhabirlerinin, “… Çekişmeli bir maç oldu”, “Bugün kazandınız” türü ifadelerle soru bile sormadan sözü hemen muhatabına bıraktığı örnekler var ki, onlara değinmek bile zül geliyor insana...