Galatasaray kara bulutları dağıttı

Galatasaray kara bulutları dağıttı

25 Ekim 2020 Pazar  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, Milli aranın ardından çıktığı Alanyaspor maçından çok kötü bir oyun ile mağlubiyetle dönmüştü. Hâl böyle iken bu haftanın önemi daha da artıyor, sarı-kırmızılı ekibin haftayı mutlak galibiyet ile kapatması gerekiyordu. Her iki takım da ofansif futbolu seviyor, maçtan önce de gollü bir müsabaka bekliyordum. 

Maçın ilk yarısına her iki takım da açık bir futbol ile başladı. Galatasaray biraz daha önde, geçen haftaya nazaran pozitif bir futbol ile karşımızdaydı. Henüz maçın başında Radamel Falcao ile çok net bir pozisyondan yararlanamadı. Pozisyon gol olsa Galatasaray için çok farklı bir maç yazabilirdim. Aslına bakacak olursak, Galatasaray bir nebze de olsa sezon başındaki hızlı futbolunu bu maç yakalamış gibiydi. Temponun sebebini maçı izlerken enine boyuna düşündüm. Saracchi, kesinlikle Galatasaray’ın dinamosu… Fenerbahçe maçından itibaren takımın oyun temposunun düşmesinin tek sebebi. Geçmiş senelerde geçirdiği sakatlıktan sonra beklenen verimi veremeyen Nagatomo’nun yerine transfer edilen genç yıldız, oyunun iki yönünü çok tempolu oynuyor, takımın hızlı tek pas sistemine son yıllarda bu kadar uyan başka bir oyuncu daha hatırlamıyorum.

Galatasaray, aldığı bu galibiyet ile kara bulutları üstünden attı. Erzurum deplasmanı, sarı-kırmızılılar için dönüm noktası olabiliyor. Bununla beraber, ilk yarı için dikkatimi çeken detaylardan bir tanesi de BB Erzurumspor’un ikinci bölgede yaşamış olduğu sıkıntı… İlk yarıda sanki orta saha yokmuşçasına oynadılar. Mütevazı bir kadroya sahip olmalarına rağmen, kendi oyunlarını korkmadan oynadılar. Birçok takım, büyük takımlara karşı bunları yapamıyor. Devreye beraberlik ile girince, "Acaba olur mu..." diye düşünmedim desem yalan olur. Takımın en önemli oyuncusu Obertan’ın etkisiz oyunu, mavi-beyazlı ekibe pahalıya patladı. 

İkinci yarıda Mehmet Özdilek de benim görmüş olduğumu görmüş olacak ki, en ihtiyacı olan maçta, takımdaki en prestij sahibi oyuncusunu kenara alarak, "Bu takımda kimsenin yeri garanti değil" mesajını verdi. Bu cesur hamlesi için, tecrübeli hocayı ayrıca tebrik ediyorum. Yarının başlangıcında ev sahibi için, daha saldırgan bir ekip bekliyordum. Oyunu açacak hamleleri bulamadılar. Donald hamlesi ile Galatasaray’ın hücum gücünü kesmek isteyen BB Erzurumspor, bir anlık konsantrasyon eksikliğinin kurbanı oldu. Skor avantajını kaybedince, motivasyonunu da kaybeden dadaşlar, uzun bir ara ile bu maça dönmesine rağmen karşılaşmadan puansız ayrıldı. Önümüzdeki haftalar neler getirecek hep beraber göreceğiz.  

Bana soracak olursanız güzel bir maç izledik fakat ortada çok net bir sorun var: Neredeyse her yazımda değinmek zorunda olduğum hakemler. Ben yazmaktan yoruldum, onlar hata yapmaktan yorulmadı. Galatasaray’ın bulduğu ilk gol öncesinde Ryan Babel’in pozisyonunda çok net bir faul var… Bu kararı temize çekmek için Erzurumspor’a verilen penaltı ile "vicdani" rahatlığa erişen Arda Kardeşler, herhalde tarihe geçmek istedi ki, kariyerinde kırmızı kartı olmayan Radamel Falcao’yu olmayan bir pozisyon ile oyundan attı. Maçın sonlarına doğru Marcao’nun pozisyonunu da es geçen genç hakem, gecenin en çok konuşulan ismi oldu. Önümüzdeki haftalarda maç alabilecek mi, çok merak ediyorum…

Etiketler:  Futbol