'Futbolu özlemedim'

'Futbolu özlemedim'

27 Nisan 2020 Pazartesi  |   Mentor

Açıkçası futbolu özlemedim hatta futbol yaşamımdan bir süre çıktığı için kendimi çok daha iyi hissediyorum...

3 Temmuz'dan bu yana futbolun heyecanı ve sevgisi kalmadı, sadece ve sadece Fenerbahçe'yi korumakla ilgileniyorum o kadar çünkü o günden bu güne Türk futbolu futbol olmaktan çıktı, orta oyununa döndü.  

Düşünebiliyor musunuz; bu ülkede Fenerbahçe'ye düşman gazeteciler, televizyon kanalları ve gazeteler falan var. 

FIFA etik kuralları diye bir şey var tüm bağlı federasyonlar için bağlayıcı ve uymak zorundalar. Amaç futbolun sahada kalmasını ve dürüstlüğünü korumak ama bizde her gün çiğneniyor bu kurallar, sonra sahada futbol değil orta oyunu seyrediyoruz. 

Bu ülkede bir futbol kulübünden 100 milyon euro alacağı olan birisi TFF başkanlığı yaptı, yapamaz ama yaptı. 

Hayal etmek bile zor ama ülkemizde oluyor; bir hakem berbat bir maç yönetmiş, çok fahiş hatalar yapmış ama maç sonrası lehine hatalar yaptığı takımın teknik direktörünü bekleyip selfie çektiriyor. Eğer Türkiye'de futbol orta oyunu değil gerçekten sahada oynanan bir şey olsa o gün o hakemin kariyeri biterdi ama bitmedi, hala ligde düdük çalıyor. Dahası, o gün o görüntüler Fenerbahçe'nin işine yarıyor diye medya çok uzun süre sakladı bu görüntüleri. 

Bitmedi; adam hakem çıkıyor Fenerbahçe'yi doğruyor sonra öğreniyorsun ki babası süper ligde Fenerbahçe'nin rakiplerinden birinde antrenörlük yapıyor. Yapamaz kardeşim, FIFA etik kuralları yapamaz diyor. Ya babası bırakacak ya da en baştan olması gerektiği gibi o hakem hakemliğe kabul edilmeyecek. Ben nereden bileceğim bak babanı kovarız, işsiz kalır ona göre demeyeceklerini, ya diyorlarsa... 

Aynı örneğin başka versiyonu var; kardeşi Fenerbahçe'nin rakiplerinden birinde kaleci ama kendisi hakem Fenerbahçe'yi perişan ediyor. Hayal edin, Volkan Demirel'in kardeşi hakem, Kayseri-Galatasaray maçını yönetiyor ve Galatasaray fahiş hakem hataları ile yeniliyor, mazallah 29 şampiyonluğun hepsini alırlardı elimizden ama kurban Fenerbahçe olunca hiçbir şey olmuyor. Oysa bunların hepsi FIFA etik kurallarına aykırı. 

Neresinden tutsan elinde kalıyor. Harcama limiti diye bir şey koymuşlar tek amacı var; Fenerbahçe transfer yapmasın. Harcama limitinin aslı UEFA Mali Kuralları ve o kurallara göre karşılıksız bağışlar kulüplerin gelirlerinde dikkate alınıyor, niye alınmasın ki? Amaç kulüplerin mali yapısını güçlendirmekse karşılıksız bağışlar bunun için en uygun yollardan biri ama TFF bağışları harcama limitinde dikkate almıyor. Niye? Çünkü Fenerbahçe yaklaşık 500 milyon TL. bağış almış, UEFA bunu teşvik ederken yararlanan sırf Fenerbahçe olduğu için TFF görmezden gelmiş. 

Hangi birini yazayım bilmiyorum ki; banka anlaşmasını imzalamayan tek kulüp Fenerbahçe ama bu anlaşmayı yürüten bankanın temsilcisi TFF kurullarında çalışıyor hem de harcama limitini belirleyen kurulda. 

UEFA'ya göre federasyonlar bağımsız olmalı, bize güvenmedikleri için anayasaya madde bile koydurdular ama devletten milyarlarca dolarlık iş alan biri TFF'nin başında sanki bağımsız karar verebilirmiş gibi. 

Hangisini yazayım bilmiyorum ki; naklen yayıncının sahibi ile şampiyonluğa oynayan takımlardan birinin sponsorunun sahibi aynı. 

Dahası var, yayıncı platform Fenerbahçe'nin rakipleri ile ortak kanal işletiyor. 

Bu ülkede Fenerbahçe şampiyon yapılacak diyerek zengin olmuş gazeteciler var, sonra da "Fenerbahçe şu kadar zamandır şampiyon olamıyor" diye kıh kıh, artık bu kadarına ne denir bilmiyorum.  

Bir spor adamı, "Elimde VAR kayıtları var" diyor oysa kayıtların TFF dışına çıkması yasak. Ne soruşturma ne başka bir şey ve bu kişi her fırsatta devlet büyüklerini anıp Yargıtay ile nasıl ilişkileri var onu anlatıyor, neresi futbol bunun yahu? 

Semih Özsoy çıkıp "Elimde Kayseri maçının VAR kayıtları var" dese mazallah bütün Fenerbahçelileri hapse atarlar. 

Bunca çirkinliğin arasında şampiyon olamaması Fenerbahçe için en büyük ödüldür ve tarihine altın harflerle yazılacaktır. 

Sonuç; futbolu özlemedim ligleri falanda başlatmayın, gerek yok gereksiz bir lüks olur bu durumda. Çünkü sonuçların sahada alındığına inanmıyorum. FIFA etik kurallarının delik deşik edildiği bir ülkeden nasıl inanabilirim? Bir masa etrafında toplanın karar verin bitsin kimi şampiyon ilan edersiniz bilmem ama bildiğim Fenerbahçe'nin şampiyon olmasına izin verilmiyor.  

Benim futbol sevgim veya inancım falan yok, şu anda futbolla olan tek bağım Fenerbahçe, olmayacağını biliyorum ama Fenerbahçe bugün ligden çekilse zerre üzülmem hatta çok sevinirim. Çünkü onu bu çirkinliğin içinde görmeye dayanamıyorum, salgın günlerinde futbolun olmadığı dönemde bundan kesinlikle emin oldum.