Futbol, medya ve siyaset

Futbol, medya ve siyaset

17 Mayıs 2019 Cuma  |   Mentor

Fenerbahçe'ye karşı medya çeteleşmesinin çeşitli nedenleri var. Bunlardan birincisi menfaat, bunlar sezon başında yeteri kadar tipleyip dolgun maaşları aldıktan ve şimdi Galatasaray şampiyonluğu garantiledikten sonra objektif gazeteci pozları takınıyorlar. 

Bir de politik koruma altındaki Trabzon kaynaklı Fenerbahçe düşmanlığı var. Daha doğrusu, güçlü politik figürlerin hemşehrilik duyguları ve zamanında medyada oluşturdukları ekip ve bu ekibin sahiplik değişse bile kendileri değişmeyenlerin ne olursa olsun zarar vermek isteyen üyeleri var. 

Sayın Cumhurbaşkanımız Fenerbahçeli ama titizlikle her takıma aynı mesafede durmaya çalışıyor. Ancak ona yakın bazı Trabzonsporlu politik figürler ve onlara yakın medya her gün Fenerbahçe'ye küfrediyor. Onların asıl amacı Galatasaray'a destek vermek değil, onların amaçları Fenerbahçe zarar görsün, etkisinde ve kontrolünde olduklarını mutlu etsinler. 

İddia ediyorum bu medya grubunda görev yapan tek bir kişi bile Fenerbahçe lehine tek cümle edemez, ederlerse kovulur. Yani küfrederek aldıkları paranın karşılığını hak ediyorlar!

Açık yazacağım, bunun politik bir yanı yok, sadece hemşehrilik bağlantıları olan politik güç ile yapılıyor ve aslında hiçbir yetkinliği olmayan bir kaç kişi sırf Fenerbahçe'ye küfrettikleri için para kazanıyorlar. 

Bu medya lobisi bu sene o kadar azıttı ki taraftarları bir tercih yapmaya zorladı. 3 Temmuz’da bile hükümetin yanında yer alan ve AKP'ye oy veren Fenerbahçeliler, hatta AKP seçmeni olarak ciddi bağlılığı olan Fenerbahçeliler bile artık kendilerini sorguluyor. 

Bu eski hakem hocasından Fenerbahçe futbolcusuna, kulübe ağzını doldurup doldurup hakaret eden medya mensupları İstanbul seçimini kaybettiren önemli nedenlerden biriydi.  

Karadeniz'den sadece Trabzonsporlu çıkmıyor, Rize'nin çok önemli bir kısmı Fenerbahçeli’dir ve Karadeniz'in bir çok bölgesinde, Trabzon’da bile Fenerbahçeli vardır. İstanbul’da da çok Karadenizli var ve bunların çoğunluğu AKP'den başka kimseye oy vermeyen sadık seçmenler. Fenerbahçe'ye karşı artık küfür ve hakaret seviyesine gelen bu medya tavrı nedeniyle onlar da kendilerini sorguluyor. 

Bir medya kanalı, üstelik uygun görülmese bunu yapması mümkün olmayan bir medya her gün küfrediyor, sonra soruluyor “Fenerbahçeli neden Fenerbahçe'ye şikeci diyen Ekrem İmamoğlu'na oy veriyor” diye. Yahu bu medya grubu sekiz yıldır Fenerbahçe'ye her gün “şikeci” diyor. Fenerbahçe seçmeni kırk katır kırk satır tercihi yapmak zorunda kalıyor. 

2 günlük "Fener Ol" kampanyasına 950 bin SMS geldi. Bunun anlamı şu: Bir kulübün kampanyasına para bağışlayan bir taraftar adanmış taraftardır, yani sosyal pozisyonunu o takımın durumuna göre belirler. 

Forma satışının yaklaşık yarısı İstanbul'da oldu, bu SMS'lerin de üçte biri İstanbul'dan gelse en az 250-300 bin seçmen eder.  

Bu medya grubunun spor bölümü İstanbul'u AKP'ye kaybettiren unsurlardan biridir, bu hızla giderse yine kaybettirecekler. 

Not; Biz 2010-2011 kupasını sadece 17 takımı alt ederek almadık, o kupayı Fetö’nün yandaşlarını da yenerek aldık. Fetö’nün bile o kupayı almaya  gücü yetmedi. UEFA kararına gelince; Kumpas Davaları bitince "yeniden yargılama" yapmaya mecbur kalacak. Yargı mekanizmasının yavaş işlemesinden faydalanıp Fetö yancılığı yapmayın.