Fenerbahçe'nin sorunları

Fenerbahçe'nin sorunları

2 Ekim 2015 Cuma  |   Mentor

Peşinen söylemekte yarar var, ben bu takımın hocasına ve bu takımın kalitesine inanıyorum. Objektif gözle baktığımda saha içindeki gelişme de net bir şekilde görülebiliyor.

Ancak sezon başında medya tarafından bilinçli ve sistemli olarak Şampiyonlar Ligi Şampiyonu havasına sokulan Fenerbahçe taraftarı her maçı 10-0 kazanan bir takım bekliyor. Asıl işi Fenerbahçe düşmanlığı üzerinden tiraj sağlamak olan medya ise sezon başında hazırladığı tuzağın işine yavaş yavaş çekmeyi başarıyor Fenerbahçe'yi.

Oysa başarı sistem ve zaman işidir, inanmıyorsanız Obradoviç'e bakabilirsiniz. Ancak 3. yılda mükemmeli yakalamaya yaklaşıyor. Orada bir sistem var ve o sistemin mutlak hakimi Obradoviç. Vitor Pereira'nın karşısına RVP'yi bir güç olarak çıkarırsanız onu eleştirmeye hakkınız kalmaz. 

Medyanın bu Fenerbahçe ilgisini de kısaca açıklamakta yarar var. Sosyal medyaya girin ve kendinize bir hesap açın önce dünyanın en saygın kurumların en saygın makalelerini hesabınızda yayınlayın kimsenin ilgisini çekmeyecektir ama hesabınızdan Fenerbahçe'ye övgü dolu laflar edin muhakkak takipçi yaparsınız ya da tam tersi Fenerbahçe'ye küfredin kısa sürede sosyal medya fenomeni olursunuz. İçeriği zerre kadar önemli değil yeter ki; mesaj Fenerbahçe için negatif veya pozitif bir anlam içersin, doğru, yanlış anlamı yoktur. Bu ilgi diğer takımlarda yok çünkü Fenerbahçe herkesin rakibi, bu nedenle de doğal düşman. Bu doğal düşman haline sistemle düşman Fenerbahçe algısı da eklenince, medyanın yandaşlığını da analize eklerseniz karşınıza çıkan şey Fenerbahçe düşmanı medyadır.

Kısaca Türkiye ikiye ayrılır; Fenerbahçeli olanlar ve Fenerbahçe'den nefret edenler, temel sportif kimliği belirleyen argüman budur. Doğal olarak Fenerbahçeli olmayan daha çoktur bu nedenle; medyada , hakemlikte vb. kısa sürede prim yapmanın en kolay yolu Fenerbahçe'ye küfretmektir, zaten öyle de yapılıyor.

Bu duruma Fenerbahçe taraftarının "duygusallığı"nı da eklenince sorun iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve Fenerbahçe'ye zarar veriyor.
Nobel Ödüllü Psikiatrist Daniel Kahneman diyor ki; (ki Goebbels'in de mottosudur) "bir kavramı yeterince sık tekrarlarsanız insan zihni doğru ile tekrarlanan arasındaki farkı algılamakta zorlanıyor ve zaman içinde gerçek yerine tekrarlanan şeyin doğru olduğuna inanıyor." Buna  Illusion of Truth veya Türkçe söylenişi ile gerçeğin yanılsaması diyor.

Tam Fenerbahçe için yapılmış bir tespit; Fenerbahçe aleyhine sürekli negatif algı üreten bir medya ve zaten duygusal bir taraftar olunca kısa sürede gerçek kayboluyor yerine algılar hüküm sürmeye başlıyor.

Bugünlerin algısı ise Fenerbahçe'nin stoperleri kötü.

Her kim ki Fenerbahçe'nin stoperleri kötü diyor futbolu bilmiyor demektir. Stoper tandemde en son savunma oyuncusudur  her hatası gol veya pozisyon olur, o nedenle hataları çok göze batar. Ancak bilinmesi gereken hatasız stoper olmadığı ve az hata yapan stoperin makbul olduğudur. Fenerbahçe stoperleri öyledir. Dün akşam yenilen 1. golü düşünün Kjaer ve Alves olmaları gereken yerde alanı kontrol ediyorlar ve 18 üzerinde doğru yerdeler zaten, bu sayede golü atan Celticli oyuncu net ofsayt ama o da ne ofsaytı bozan veya anlaşılmasını zorlaştıran RVP ve üstelik ofsaytı bozduğu halde rakip forvete de çok uzak ama vurun Kjaer ve Alves'e.

Ya ikinci gol, yine Alves ve Kjaer doğru pozisyonda ama aynı Beşiktaş maçında olduğu gibi arkaya çıkarılan top, net vuruş ve gol, Alves ve Kjaer alanı  mı oyuncuyu mu tutacak burada da kusur boş ceza sahasına yerleşmeyen orta sahanındır. Burada ise kamu oyunda doğru olduğuna inanılan başka bir yanlış ortaya çıkıyor; Josef De Souza, evet sezon başında kim bu adam gönderin gitsin dediğiniz Josef, o olsa 2. golü yemezdik, olasıdır ki; ceza sahasında topun yöneleceği boş adama yapışır rahat vurdurmazdı.

Gelelim RVP konusuna, sistemin lideri bellidir, başarı onun kararları ve uygulamaları ile gelir liderin liderliğini tartışmaya açarsanız o sistemden başarı beklenemez. Eğer sezon başında bu ekibin lideri olarak Vitor Pereriera'yı seçtiyseniz kararınız arkasında durup onu ezdirmeyeceksiniz.
Zaten dün akşam da haklı olduğu ortaya çıktı bu takımın şu andaki santraforu Fernandao'dur. Başiktaş maçında da öyleydi ama goller kaçtı diye savunmayı hücum hattında başlatan, rakip stoperleri tüketen Fernandao'yu çıkarıp Hocanın da kafasını karıştırdığınız için RVP oyuna girdi. Sonuç o gol attı, Fenerbahçe yenildi.

Sosyal medyanın fenomen teknik direktörlerine de bir tavsiye; sabaha kadar oynansa Volkan'ın yerine Fernadao'yu, Raul'un yerine Ba'yı almazdınız, maç bittiğinde 4-3-3, 3-5-2 tartışması bitmemişti. Biraz haddinizi bilin ve Fenerbahçe'yi rahat bırakın. Fenerbahçeli olarak Fenerbahçe'ye küfretmenin sağladığı ilgiye aldanıp Fenerbahçe düşmanı olmayın.

Eğer Vitor Pereira'yı RVP'ye ezdirmeseniz Raul yerine RVP çıkar maçı da kazanırdık.

RVP çok iyi bir futbolcu, zekası, yetenekleri tartışılmaz ancak şu anda güçsüz ve yavaş düşündüklerini yapmak için biraz daha zamana, güçlenmeye ve hızlanmaya  ihtiyacı var ama futbol takım oyunu sadece RVP ile kazanılmıyor. Messi olsa hocasını dinleyip takıma saygı duyacak duymazsa yolu açık olsun.

Şu anda bu takımın santraforu Fernandao yedeği ise RVP'dir güçlenince ikisi beraber oynar ama şimdi olmuyor Hoca farkında bırakın işini yapsın yoksa hem Şampiyonluğu, hem RVP'yi hem de bu takımı kaybedeceğiz.

Sonuç; Fenerbahçe'nin en büyük problemi ilgi için manipüle edilen duygusallığıdır. Bekleyin, inanın bu takım, bu hoca, bu kadro size arzu ettiğiniz başarıları armağan edecektir ama Fenerbahçe üzerinden ego tatmin eden fenomen olma meraklısı hesaplara itibar edip kendi evlatlarınız yemeyin. Kjaer'de, Alves de, Ba da Fabiano da iyi futbolcular.

Sabır biraz sabır sabırsızlık başarı getirmiyor, sadece siz egonuzu tatmin ediyorsunuz.