Fenerbahçeli Fenerbahçe'nin kurdudur

Fenerbahçeli Fenerbahçe'nin kurdudur

14 Haziran 2019 Cuma  |   Mentor

Gün geçmiyor ki Fenerbahçe'nin yalnızlığını ve herkesin rakibi olan konumunu anlatan bir örnek ortaya çıkmasın... 

Fenerbahçe camiasına ana avrat küfreden, kadınlara şiddet uygulayan bir geçmişe sahip, ağzını her açtığında muhakkak kulübe hakaret eden bir teknik direktöre hiçbir ceza verilmiyor ama taraftarlar kameraya alınıyor. 

Ülkenin her stadında, her salonunda en galiz küfürler edilirken, sahada hakemler, yardımcı antrenörler tartaklanırken, basın mensuplarına cinsel organ gösterilirken "mola alsana", "küfür etsene", "doping yapsana" tezahüratlarına anons yaptırılıyor. 

Taraftarı olmayan takımın modifiye taraftarı Fenerbahçe'ye küfrederken, Fenerbahçe taraftarı maç boyu videoya çekiliyor ve "mola alsana" diyemeyecek kadar baskı altına alınıyor. 

Şaşırmıyorum, üzülmüyorum çünkü biliyorum ki, AKP'lisi, CHP'lisi, MHP'lisi, İYİP'lisi Fenerbahçeli bu ülkenin aydınlık yüzüdür, iyi yanıdır, özgür ve bağımsız olanıdır. 

Fetö'nün kucağına oturmaz, siyasetçi eli öpmez çünkü haktan ve haklıdan yanadır, Fenerbahçe. 

Ülkesini savunmak için herkesin önünde diz çöktüğü, kucağına oturduğu Fetö’nün yüzüne tükürür ama "Ben senden iki saat önce mesaj attım senden daha vatanseverim" triplerine girmez çünkü o yaptığını siyasete selam çakmak için değil Türkiye için yapar. 

Başbakan’ın kefil olduğu savcıyla tesislerde futbol oynadı diye eleştirilir. Oynar çünkü vatanseverdir, devletine bağlıdır Fenerbahçe ama o savcının Başbakan’ın ve ülkenin canına kasteden bir hain olduğu ortaya çıktığında onun kumpaslarını savunan, ülkenin Başbakanı’na Fenerbahçe üzerinden çamur atanlar, locasında ağırlayanlar, Fetö kaçaklarını Fetöcülükten atamayanlar kadar yakınlık görmez devlet katında çünkü Fenerbahçe yaptığını ülkesi için yapar siyasetin çanağını yalamak için değil. 

Fenerbahçe Beko Anadolu Efes maçının ikinci maçını bariz hakem hataları ile kaybetti. Eğer rakibi olsa Fenerbahçe'ye, federasyona küfreder, Fenerbahçe'yi siyasete hedef gösterir, Birleşmiş Milletler’den bile yardım isterdi ama Fenerbahçe bu sahadaki mücadeleyi saha dışına taşıyacak kadar erdem yoksunu olanlarla aynı çizgide yürümez. 

Ama Fenerbahçe'nin büyük bir kusuru vardır. 

Çuvaldızı başkasına iğneyi kendimize; Serinin ikinci Anadolu Efes- Fenerbahçe mücadelesinde hakemler maçı elimizden almasına rağmen Melli ve Sloukas'ı, suçladık hakemler aklımıza gelmedi bile, herkes Milli Takıma oyuncu veremeyen eksikliğini delice savunurken biz HAK ve Ozan'a herkesten önce en ağır eleştirileri yaptık. 

Kendi kendimizi yiyip bitiren bir tür kitlesel travmanın esiri olduk, elbette bunda hain ve ihanet yaratmada usta 20 yıllık Orta Çağ yönetiminin etkisi büyük. Pendik’te Rüştü suçlu, Denizli'de çantalar el değiştirirken Daum suçlu, Alex suçlu, Ersun Yanal suçlu... 

Fenerbahçeli Fenerbahçe'yi kemiriyor, yok ediyor ama farkında değil 20 yıllık tiranlığın Fenerbahçe'ye verdiği en büyük zarar budur, yoksa para nasıl olsa bulunur. 

Fenerbahçe yalnız çünkü siyasetin oyuncağı olmaz, siyaset rakibini işaret eder Aziz Yıldırım'ı seçer, Aziz Yıldırım'ı işaret eder Ali Koç'u seçer. Fenerbahçe siyaset üstüdür, AKP'lidir, CHP'lidir, MHP'lidir, İYİP'lidir ama siyasetin değil halkın kölesidir, halkın takımıdır, telefon ettim, işim hemen halloldu diyecek kadar alçalmaz, ülkenin Cumhurbaşkanı’nın nezaketini istismar edip. Ekonomi, S-400, Suriye, PKK sorunları varken vize problemleri ile meşgul etmez çünkü Fenerbahçe ülkesini Fenerbahçe'den daha çok sever. 

Herkes UEFA'da onu sırtından bıçaklarken, siyaset Fenerbahçe'yi korudu diye ülkesini UEFA'ya şikayet edenler gibi devletini ve Başbakanı’nı kıçı kırık bir derneğin üç otuz kuruşa alınabilecek kararı için şikayet etmez, karalamaz.  

Ülkesini UEFA'da denen çukura gömmemek için "Bunu bize devlet yaptı, devletin içindeki çete yaptı, bu bir kumpastır" demez çünkü vatanseverdir kendi çıkarları için ülkesini ilk fırsatta karalayanlar gibi değildir çünkü o bizzat Türkiye'nin kendisidir ve onun korunmasından herkesten önce sorumlu hisseder kendini. 

Fetö’nün avukatlarına milyonlarca dolar akıtıp 15 Temmuz cinayetine ortak olmaktansa hapiste çürümeyi tercih eder. UEFA disiplin kurullarında görevli avukatlara milyonlarca dolar akıtıp karar satın almaya çalışmaz. 

Başkanı UEFA'nın bütün sponsorları ile ortak iken ülkesinin takımı ceza alsın diye lobi yapmaz, hatta yapılanı görmezden gelir. 

Ben Fenerbahçeli’yim, 3 Temmuz 2011'de özgürlüğü, bağımsızlığı, halkı ve sadece Türkiye'nin çıkarını tercih eden, ileriyi, iyiyi, güzeli, saygıyı, temizi tercih eden Fenerbahçe'nin telefonla oynamadığı için ANAP,AKP, DYP, CHP,MHP, DSP asla siyeset tarafından sevilmeyeceğini biliyorum. 

Fenerbahçe'nin Fenerbahçe'den başka kimsesi olmadığını biliyorum, siyasetin arkasına saklanıp rakip olanlarla, medya çeteleri ile her türlü bozuk ve kötü ile mücadele için “Fener Ol”uyorum. 

Siz de olun, unutmayın bu sadece bir Fenerbahçe konusu değil ülke konusu, ülkeyi yönetenlerin vakti popülizmin arkasına sığınan kulüp yöneticileri tarafından çalınmasın diye, Türkiye daha iyi ve güzel olsun, ülkeyi yönetenler spor kulübü yöneticilerinin telefon ucuzluklarına maruz kalmasın diye “Fener Ol”mak zorundasın. 

Galatasaraylıları, Beşiktaşlıları herkesi Fener Olmaya çağırıyorum. AKP'lileri, CHP'lileri, İYİP'lileri, MHP'lileri “Fener Ol”maya çağırıyorum çünkü bu devleti kulüp çıkarlarına alet etmekten çekinmeyen telefon eşrafı ile Devlet-i Ali menfaatleri için kendini düşünmeyen anlayışın savaşı. 

Not: Aşağıdaki ifade T.C. İstanbul Savcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun 2016/4400 sayılı iddianamesinde alınmıştır ve bire bir aynıdır.

Şüpheliler ALİ ÇELİK ve Halil İbrahim KOCA: Avukat Halil İbrahim KOCA, 17 Aralık soruşturması nedeniyle tutuklanan Rıza SARRAF'ın evvelden beri avukatlığını yaptığı, Rıza SARRAF tutuklanınca cezaevine giderek o dönemde Başbakan olan Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN aleyhinde savcılığa ek ifade vermesi hususunda iknaya çalıştığı, eğer Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN aleyhinde ek ifade verirsen Cumhuriyet Savcısı Celal KARA ile görüşür seni evine gönderirim diyerek FETÖ/PDY Terör Örgütünün istediği şekilde Başbakan aleyhinde ifade vermeye ikan etmek istediği, bu şekilde örgüt üyesi olan ve örgütün düzenlemiş olduğu 17 Aralık soruşturması olarak geçen soruşturmaya delil olabilecek şekilde tutuklanan Rıza SARRAF’ı dönemin Başbakanı aleyhinde ifadeye zorladığı, avukat Halil İbrahim KOCA yine örgütün Fenerbahçe kulübünü ele geçirmeye yönelik yapmış olduğu soruşturmada gözaltına alınan kişilerin avukatlığını yaptığı, Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri ŞENER için Trabzonspor hesabından avukatlık ücreti olarak ödendiği, şüpheli Halil İbrahim KOCA ile Ali ÇELİK’in ortak avukatlık yaptıkları, bu şekilde Trabzonspor kulübünden Ali ÇELİK ve Halil İbrahim KOCA 700.000 Dolar para aldıkları, her iki şüpheli avukatın da diğer örgüt üye ve yöneticileri gibi İspanya ülkesine ait 34639890438 numaralı telefonla irtibatlı oldukları, şüpheliler FETÖ/PDY Terör Örgütünün diğer dosyasında delil üretmeye çalıştıkları, yine örgütün kurguladığı, şike dosyasında vekalet ücreti adı altında 
yüksek miktarlarda para aldıkları, bu şekilde hem suç ve delillerini uydurarak kişiler hakkında gözaltı ve tutuklama kararı aldıran örgüt, tutuklanan ve gözaltına alınan kişilerden tahliye olabilmeleri umuduyla para tahsiline başladıkları, şüphelilerden Halil İbrahim KOCA’nın firari olduğu anlaşıldığından...