Fenerbahçe formalı Adriana Lima

Fenerbahçe formalı Adriana Lima

13 Aralık 2018 Perşembe  |   Mentor

Daha önce yazdım ama tekrar yazmakta fayda var, bu ülkenin iki spor markası vardır;

1- Fenerbahçe

2- Fenerbahçe'nin rakipleri.

Birinci hiç değişmez ama ikinci sürekli olarak değişir, bazen Galatasaray, bazen Beşiktaş , bazen Trabzonspor, bazen Bursaspor, bazen Vakıfbank, bazen Arkasspor, bazen Halk Bankası, bazen de Anadolu Efes.

Ülkenin % 40'ı Fenerbahçelidir, % 60 ise Fenerbahçe'nin rakibi; herhangi bir konuda Fenerbahçe'nin rakibi kim ise forma renkleri değişir, o renge dönüşür ve "Çubuklu" yeni rakibi ile başbaşa kalır. 

Fenerbahçe'nin dünya çapında ün kazanmış bir basketbol takımı var, Türkiye'nin başkenti neresi bilmeyen Amerikalı Fenerbahçe Erkek Basketbol takımının ilk beşini bir çırpıda sayıveriyor. Rakipler adeta histeri krizleri geçiriyor, ne yapsalar ne etseler de yok saysalar çaba içindeler. O kadar büyük histeri ve kompleks oldu Fenerbahçe Erkek Basketbol. Rakiplerden biri akım derken hakım dedi THY sponsorluğunu kaybetti, diğeri üç bin yıldır salon yapacak ama 81.000.-TL kombine geliri ile salon falan yapılmıyor, pes ettiler ve yenilgiyi kabullendiler.

Bu öyle küçümsenecek bir şey değil, basketbol taraftarı az ama güçlü toplumu yönlendiren, iyi eğitim almış ülkemizde ve dünyada söz sahibi olacak çocuklar Fenerbahçeli oluyor, bunun sağladığı gücü parayla ölçmenin imkanı yok.

Bu Fenerbahçe histerisi yeni bir kahraman yarattı: Anadolu Efes... Önce Galatasaray'ı denediler olmadı, nefesi yetmedi  şimdi ise Anadolu Efes, başında ise elbette Fenerbahçe nefreti ile mesleğine tutunan Ergin Ataman. Ligin F4 favorileri ile henüz oynamamış ve maçlarının çoğunu evinde oynamış, zor maçların zor anlarında kesme şekeri gibi dağılan ve bu durumun koç-takım iletişiminin pamuk ipliğine bağlı gösterdiği Anadolu Efes fikstür avantajı ile bir yer yakalamış, muhtemelen F8 yapması mümkün olmayan kaldır at, girerse kazanırsın takımı.

Basketbol futbola benzemez sadece kendine çalışan bireysel egosu olan koçlar özgürlük ve saygının ön planda olduğu basketbolda başarılı olamazlar, denk gelir maç kazanırlar ama turnuva kazanamazlar, belki kimsenin iplemediği üçüncü sınıf turnuvalarda ama asla güçlü organizasyonlarda değil.

Ben iyi bir hayvanseverim, verdiğim örnek için kusura bakmayın ama anlatmak için mecburum, bu ülkede güzellik yarışması düzenleyin Adriana Lima'ya Fenerbahçe forması giydirin, rakibi de bir şempanze olsun. Fenerbahçeli olmayanların hepsi şempanzenin Adriana Lima'dan güzel olduğu konusunda hem fikir olur, hatta ülkede bu tezi bilimsel açıdan teyit eden güzellik uzmanları ve doktorlar falan peydah olur.

Fenerbahçe öyle güçlü bir markadır ve rakibinde öyle bir histeri yaratır ki aynı zaman ve mekanı büken güçlü yerçekimi gibi rakibinin mantığını yok eder, geriye kalan sadece Fenerbahçe'dir, o yüzden sadece Fenerbahçe ve ötekiler var başka hiçbir spor markasının böyle bir gücü ve etkisi yok.

Sonuç; ülkemizde son zamanlarda yükselen Anadolu Efes hayranlığını arkasında Fenerbahçe vardır. Taklit aslını yaşatır diyecektim ama taklit bile olamayacak kadar kötü bir deneme bu.

Ben yaşamında rakibimin rakibini desteklemek için  televizyonda maç bile seyretmedim  ama 15.000 bin  taraftarı olmayan takımın maçlarını dolu oynatmayı başaran Fenerbahçe markasının gücüne şapka çıkarıyorum.