Farklı olmak iyi midir?

Farklı olmak iyi midir?

22 Ağustos 2020 Cumartesi  |   Mentor

Mentor

Demokrasinin temeli farklılıkların korunması ve farklılıklar üzerinden uzlaşmaya varılmasıdır. Yani demokrasinin vazgeçilmez olan kısmı edebiyle tartışma ve uzlaşmadır. Farklı yaşam anlayışlarının ve fikirlerinin varlığı insan zihninin düşünme limitlerini geliştirir ve gelişmenin temel dinamiğidir. Güzel sanatlar da bunun için vardır, güzel sanatlar insan zekasını geliştiren en önemli unsurlardan biridir çünkü insanı kalıpların dışında düşünmeye ve yaratıcı olmaya zorlar. 

Ancak bugün konumuz "farklılık", peki her farklılık iyi midir? 

Mesela ben Taksim meydanında popomu açsam veya restoranın ortasında ihtiyacımı gidersem bu iyi bir şey midir? 

Elbette iyi değildir; farklı veya diğer insanlar tarafından kötü olduğu düşünüldüğü için değil, demokrasinin ve toplumun temeli uzlaşmayı "yok saydığı" için. 

Yoksa kendi başına yaşayan insanın ihtiyacını nereye yaptığı veya çıplak dolaştığı kimseyi ilgilendirmez ama daha uygar bir ortamda kent organizasyonu içinde yaşamayı istiyorsak en başta bu ortak bilince uymayı kabul ediyoruz demektir. 

Peki neden her farklılık iyi değil?

Çünkü kaynakları değişik bazı farklılıklar bilgi ve birikimden kaynaklanırken bazıları ise yetersizliklerden kaynaklanır. Galileo, Einstein, John Lennon, bunlar farklıdır ama farklılıkları yaşamı ve işleyişini anlayıp farklı yaşam biçimleri önermelerinden kaynaklanır. 

Mesela Nirvana'nın aşırı dozdan ölen solisti Kurt Cobain veya sahneden mastürbasyon yapan The Doors'un efsane vokalisti Jim Morrison da farklıdır ama farklılıkları marjinal düzeye gelmiş toplumla uzlaşma konusunu tamamen göz ardı etmişler, sonuç kendilerine zarar vermeleri ile sonuçlanmıştır. 

Ancak Jim Morrison ve Kurt Cobain'in farklılıkları sadece kendilerine zarar vermekle sonuçlanmış, toplumun geneli için olumlu sonuçları olmuş. Her ikisi de müzikte çığır açmış, toplumda o dönemde yükselen aşırı muhalefet duygusunun müzikle ifade edilmesine ve toplumum enerjisinin şiddete ve ölüme yönelmesine engel olmuştur. 

Ancak uyumsuz ve yetersiz olmaktan kaynaklanan farklılık bir farklılık olmaktan çok psikolojik bozukluktur çünkü diğerlerine benzemiyor olmak çok ağır bir mental baskı ve sonuçta kontrolü kaybetme duygusu yaratır. Bunlar, farklı olmaktan daha çok hastadırlar. 

Sokak ortasında mastürbasyon yapan bir insanın akıl sağlığının yerinde ama sadece farklı olduğunu söylemek mümkün değil. Elbette gerçek yaşamda bu çizgiyi bu kadar net çizmek kolay değil ama bu bir realite. Farklılığı marjinal ve aykırı olmak olarak algılayan ve daha çok içinde taşıdığı yetersizlikleri saklamak için saldırgan bir şekilde ifade eden insanları farklı olarak kabul edemeyiz, bu psikolojik bozukluktur. 

Ramazan günü sokak ortasında rakı içen de trafik akarken yol ortasında ibadet eden de farklı olmaktan çok kendi içinde sorun yaşayan insanları ifade eder. 

Toplum halinde yaşamanın temel kuralı kişisel bazı haklarımızdan vazgeçip bunu topluma devretmektir. Yani bir birey olarak farklı olma hakkımız toplumun kalanına saygılı olma gerektiği noktada biter. İşte bu sınırı görmezden gelen insanlar da farklı olmaktan daha çok bozuk olma noktasına ilerlemiş olurlar. 

Ramazan ayında ulu orta rakı içmek de belediye otobüsündeki şortlu kadına müdahale etmek de böyledir, bu tür davranışların sonu radikalleşerek diğerini yok etmeye çalışan teröre kaynaklık eder. 

Yani kısacası sen sokakta maskesiz dolaşamazsın, dolaşır ve seni ikaz eden polise direnirsen doğru olmaz ama polisin de bir çok maskesiz varken sırf kılık kıyafetinden dolayı onu hedef alması doğru değil. Hangisinin yanlış olduğuna ben karar veremem belki ikisi de yanlıştır, siz vereceksiniz çünkü en büyük ve adil mahkeme insanın kendi vicdanıdır ama vicdanın kanunu bilgi ve öğrenmektir. Bilmeyen öğrenmeyen insanın vicdanı olmaz. 

Bu yazı değiştirilemez bir gerçeği ifade etmez sadece "farklılığı" anlama konusunda yazarın bireysel denemesidir ve okuyanların daha farklı bir bakış açısı ile olaya yaklaşmasını amaçlar.