Fabrikasyon şampiyonluklar

Fabrikasyon şampiyonluklar

21 Ekim 2019 Pazartesi  |   Mentor

MHK ve TFF’nin profesyonelleri bir araya gelerek Fenerbahçe’ye kumpas kurmuş, IFAB raporunu saklamışlar, dahası kararın aleyhte çıkması için komplo kurmuşlar… 

Üstelik bunlar ilk değil, daha önce de TFF Hukuk bölümü hakeme sahte rapor yazdırmış tükürmeyen Meireles için "tükürdü" demişler… 

Etik Kurulu Başkanı Fenerbahçe suçlu görünsün diye baskı altına alınmış, "Büyüklerimiz Aziz Yıldırım’ın ceza almasını istiyor" diye otel koridorları inletilmiş… 

Türkiye liginde 240 gol atıp üç kere gol kralı olmuş Hakan Şükür, sahte penaltı dalışları ile ünlü Arif Erdem ile birlikte Fetö’den firari Fetö suç örgütü olayın neresinde bilmiyoruz. 

Fetö Fenerbahçe’ye komplo kurmuş, önünü kesmiş bundan fayda sağlayanlar olmuş. 

2006 yılının Denizli cinayetinden sabıkalı hakemi suç mahalline dönmüş ceza sahası dışındaki pozisyon için penaltı istiyor. 

Rodrigues’in ayağına basılmış, açık penaltı, yayıncı kuruluş ve medya pozisyonu yok sayıyor. 

Denizlispor’un 21 numaralı oyuncusu Zakarya Berghich üst üste sert ve topla ilgisi olmayan fauller yapmasına rağmen kart görmemiş. 

Emre Belözoğlu’nun kaburgasına uçan diz atan Denizlispor’lu oyuncu Fenerbahçe’ye karşı cinayet işleme serbestliğinden yararlanmış. 

Futbolun sahada oynanıp kazanıldığına inanan var mı? Ben inanmıyorum futbol kirli, masa başında oynanıyor, fabrikasyon, el yapımı şampiyonluklar imal ediliyor, alın teri yok sayılıyor. Her köşesinden her yanından irin ve kir fışkırıyor. 

Fenerbahçe yönetimini çok iyi anlıyorum. Olayın kişiselleştirip adalet ve dürüstlük arayışı çizgisinden uzaklaşıp bireysel çıkar peşinde koşuyormuş görüntüsü vermek istemiyorlar. Ayrıca her olayda ortaya çıkıp bir başka takımı karşınıza alarak hem cepheyi genişletiyorsunuz hem mücadele asıl amacından sapıyor hem de mesajlarınız nefret yumağı içinde kaybolup gidiyor. 

Bu hata geçmişte çok yapıldı günlük ağalık şovları ve gaz alma tiyatroları için uzun vadeli hedefler yok sayıldı. Plan yapmadan aklına gelen her şeye saldıran kabile kültürü futbolun kirini çamurunu örttü. Bu nefret bulutunun arkasına saklanan kirli insanlar da her türlü yanlış ve kötü işi kimseye sezdirmeden yapmayı başardılar. 

"Fenerbahçe yönetimi çıksın bağırsın, açıklasın, vursun kırsın" türü mantıksızlıkları anlayamıyorum. Çok büyük hata olur, geçmişte olduğu gibi Fenerbahçe mücadelesini baştan kaybeder. Bu Fenerbahçe mücadelesi değildir. Bu ahlak ve dürüstlük arayışı, temiz futbol arayışıdır. 

Fenerbahçe yönetimi bunu yaparken taraftar ne alemde diye sorarsanız, bir Fenerbahçeli olarak üzgün olduğumu söylemeliyim. Bahisçi fenomenlerin arkasına düşüp Ersun Yanal, Alper, Ozan, Altay kimi bulurlarsa karalıyorlar. Hiçbir konuda sorumluluk almıyorlar. 

Düşünebiliyor musunuz; IFAB raporunun hasır altı edilip Fenerbahçe’nin haklarının çalındığı ortaya çıkmasına rağmen ne bir sosyal medyada çalışması ne bir ortak çalışma ne bir başka girişim yapılmadı. Oturup sosyal medyada hocayı mı yiyelim hangi futbolcumuza küfredelim onu konuştular. 

Fenerbahçe taraftarı iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmalı, 3 Temmuz'dan beri sonuç alan, etkinlik ve güç sağlayan tek girişimi yok. Etkisiz eleman durumundalar. 

Sonuç; Türk futbolu çürümüş, şampiyonluklar masa başında el değiştiriyor ve Fenerbahçe taraftarının bunu değiştirmek, bununla mücadele etmek için en küçük çabası yok.