Etnik birlikler

Etnik birlikler

31 Ekim 2019 Perşembe  |   MG Özel

Rusya ve Türkiye devlet başkanlarının geçen hafta vardığı Soçi Mutabakatı çerçevesinde Moskova, bölgenin PKK/YPG unsurlarından arındırılmasında önemli bir görev üstlendi. Rusya'ya bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti'nden 300 askeri polis bu amaçla Türkiye-Suriye sınır hattına gönderildi.  

Rusya'nın savaşlarda Kafkasya kökenli askerlerin oluşturduğu birlikleri devreye sokması tarihi bir gelenek sayılıyor. Örneğin, 1804-1813 Rus-İran savaşında, yaklaşık 10 bin süvari ve 12 bin piyadeden oluşan Azerbaycanlı gönüllü Rus ordusunda savaştı. 

Azerbaycan'ın 1828 yılında Rusya İmparatorluğu'na katılmasının ardından Rus ordusuna bağlı 4 Azeri Süvari Alayı savaşlarda yer aldı. Dağıstan Süvari Alayı da Rusya ordusunda bilinen bir askeri birlikti. 19. yüzyılın sonlarında Azerbaycanlı İsmail Han Nahçivanski'nin komutanlığındaki İrevan Süvari Alayı en zorlu çatışmalara aktarılan birliklerin başında geliyordu. 

Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasının ardından Kafkasya'da 23 Ağustos 1914'te Rus ordusuna bağlı Dikaya Diviziya (Vahşi Askeri Birlik) oluşturuldu. Bu süvari birliğinin yüzde 90'ı Kafkasya kökenli Müslüman gönüllülerden oluşuyordu. O dönem, Kafkasya'da Müslüman erkekler, etnik birlikler hariç, Rusya İmparatorluğu mevzuatına göre askerliğe alınmıyordu.  

Dikaya Diviziya'da Azerbaycan, Kabardey, Balkar, Dağıstan, Çeçen, Çerkez, Abhaz, Karaçay, İnguş ve Oset süvari birlikleri faaliyet gösteriyordu. Birkaç ay sonra Dikaya Diviziya, Azerbaycan kökenli Korgeneral Hüseyin Han Nahçıvanski'nin komutanlığındaki 2. Süvari Birliği'ne bağlandı. 1917 Bolşevik Devrimi'nin ardından Dikiya Diviziya da faaliyetini sona erdirdi. Bu arada Azerbaycan birliği, 1918 yılında kurulan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti ordusunun temelini oluşturdu. 

İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi birlikleri Kafkaslar'a yaklaşınca Sovyet ordusuna bağlı Azerbaycanlı, Gürcü ve Ermeni askeri birlikleri oluşturuldu. Örneğin 416. Azerbaycan birliği Kafkaslar'dan Berlin'e kadar savaşarak önemli çatışmalarda yer aldı.  

Bu bağlamda bir başka ilginç örnek de -Kafkasya halkı olmasa da-Rusya’nın Sibirya bölgesinde yaşayan Tuva Türkleriyle ilgili. Rus tarihçilerine göre, Tuva Türkleri İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi birliklerinin korkulu rüyasıydı. “Bu bizim savaşımız!” sloganıyla çatışmaya giden Tuvalılarla, Nazi birlikleri karşı karşıya gelmekten korkuyordu. Tuva Türklerinin Hun İmparatoru Atilla’nın orduları gibi savaştığına işaret eden Rus tarihçi Aleksey Rudeyeviç “Tuvalılar kahramanca savaşıyordu. Nazilerin gözlerini açmasına fırsat tanımıyorlardı. Hayatını kaybediyor ama bir adım geri çekilmiyorlardı” diyor. 

Fuad Seferov, Moskova