Ethos, Pathos, Logos ve biz

Ethos, Pathos, Logos ve biz

20 Şubat 2020 Perşembe  |   Serbest Kürsü

Aristoteles’in üçlemesi ya da retoriği de denen; Ethos, Pathos, Logos kuramı binlerce yıl öncesinde kendisi tarafından geliştirilmiş olmasına rağmen, içerdiği güçlü mantık ve derinliğiyle o kadar doğru ve etkilidir ki, çağları aşarak, adeta zaman kavramını hiçleştirerek günümüze kadar gelmiş ve bugün de bizlere çok önemli ve temel şeyler söylemektedir. 

Aristo’nun Antik Yunan'da ideal bir devlet idaresinin ve iyi siyaset adamlarının nasıl olmaları gerektiği üzerine düşünürken ortaya koyduğu söz konusu bu kuram, siyaset adamlarına halk topluluklarıyla doğru bir biçimde iletişim kurabilmek ve ikna edici olabilmek için nelere sahip olmaları gerektiğini ve uygun metotların neler olduğunu öğütlerken zamanla, insanlar arası ilişkilerde ve her ortamda önder olanlarla topluluk arasındaki ilişkilerde de, doğru davranış kalıplarının ve etkili iletişimin nasıl olması gerektiği konularında başvurulan bir rehber ve çok önemli bir anahtar olmuştur.  

Etik yani ahlakın önemini vurgularken, bütün yaşamımızda ve bütün ilişkilerimizde dürüst ve güvenilir olmanın ve karşımızdakilere böyle bir görüntü vermenin iletişimin başarısında ve ikna edicilik noktasında  çok temel ve vazgeçilmez bir öge olduğunu belirtir. Yani genel ahlak kurallarını içselleştirmiş, ilkeli ve dürüst davranan insanların gerek ikili ilişkilerde ve gerekse topluluk karşısında çok avantajlı bir durumda olacaklarını söylemektedir. 

Pathos kavramıyla duygunun önemini, karşıdaki kişinin ya da topluluğun duygularına ve ruhuna hitap edebilmenin, onlarla duygudaşlık kurabilmenin yani aynı noktadan bakabilmenin kısaca empati geliştirebilmenin, kişileri anlayabilmek ve onlar tarafından anlaşılabilmek için ve dolayısıyla başarılı bir ilişki biçimi oturtma noktasında kişiye büyük bir güç ve etki sağlayacağını anlatmaktadır. 

Aristo Logos kavramıyla ise, aklın ve mantığın önemine, akıl yürütme yoluyla elde edilen bilgilerin doğruluğuna işaret ederek, olayları ve kişileri analiz ederken aklın ve mantığın ön plana çıkarılmasının doğru yargılara varılabilmesine olanak sağlayacağından, ayrıca da insanlar irade sahibi oldukları ve aslında daima gerçeğin peşinde oldukları için, tüm insan ilişkilerinde  inandırıcılık anlamında büyük bir kazanım oluşturacağını belirtmiştir. 

Aristotales’in binlerce yıl geçmesine rağmen değerini ve geçerliliğini koruyan, hemen hemen bütün değerlerin değişime uğradığı dünyamızda, insan ilişkilerinin özüne dair söylediği muazzam sözlerle güncelliğini yitirmeyen bu kuramı, son zamanlarda daha çok ticari açıdan ele alınarak, bir çok kişi ve kurum tarafından iletişimde ve dolayısıyla satış ve pazarlama konularında  başarılı olunabilmesi için insanlara anlatılsa da, alanı ticari faaliyetlerle sınırlandırılamayacak olan bu büyük  fikir, hepimizin yaşamımızdaki bütün ilişkilerimizde ve üstlendiğimiz bütün rollerde, doğru davranabilmek ve sağlıklı ilişkiler kurabilmek için göz önünde bulundurmamız gereken bir yol haritasıdır bence. 

İnsan doğasına hitap edişi, olağanüstü  kavrayış gücü ve müthiş derinlikli yapısıyla Aristo’nun Ethos  Pathos ve Logos üçlemesi, içerdiği ve bizlere öğütlediği erdemlerin zaman üstü oluşları, evrensellikleri ve değişmezlikleri ile iyi bir birey olabilmek, ayrıca insan ilişkilerinde ve iletişimde başarılı olabilmek için, aklımızın ve ruhumuzun bir köşesinde her daim bulundurmamız gereken büyük ve çok değerli bir öğüttür kanımca. 

İnan Özbek