Erkekler kendi aralarında ne konuşur?

Erkekler kendi aralarında ne konuşur?

4 Mayıs 2019 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Erkeklerin kendi aralarında konuştukları konular yaşlarına, eğitim durumlarına-mesleklerine, ekonomik yapılarına kır/kent yerleşimine göre bazı farklılıklar gösterse de hiç değişmeyecek temel konular vardır. Bazen bir rakı sofrasında, bazen bir kahvede 3-5 erkek bir araya gelip de sohbet koyulaşınca kuantum fiziği, Nobel kimya ve tıp ödülleri veya dünya ekonomik krizinin nedenlerini konuştuklarını zannetmeyin. 

Erkeklerin biraraya geldiklerinde konuştukları temel konular neymiş bakalım. Tabii ki seçtiğim bu başlıklar benim saptamalarım ve bu sıralama önem derecesine göre olmayıp, tamamen tesadüfi bir sıralamadır. Siz kendinize göre buradakilerin yerini istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz.  

1-Futbol 

Yaşları, meslekleri, politik görüşleri ne olursa olsun her düzeyde erkek gruplarının en temel konusudur futbol.  

Futbol erkeklerin dünyasında her zaman ilk ve en yaşamsal konulardan biridir. Daha da  açık söylemek gerekirse futbolsever erkekler, futbol ile ilgilenmeyen erkeklere çok da iyi gözle bakmazlar. Nasıl yani demeyin.  

Tabii ki biraz işin şakasındayım ama düşünün İngiltere PL'yi takip etmeyen, Galatasaray-Fenerbahçe veya Barcelona-Real Madrid derbilerini izlemeyen, Messi ile Ronaldo'yu kıyaslamayan ve bunlar gibi benzeri konular hakkında konuşmayan, yorum yapmayan erkeklere biraz "efemine" gözle bakıldığına şahit olmuşumdur.  

Bu durum, futbol ile çok fazla ilgisi olmayanlar için çok şaşırtıcı bir durum olsa da bir Türkiye gerçeğidir. Hatta oynanmış bitmiş bir maç hakkında neden bu kadar çok konuşulduğunu anlayamazlar. 

Erkekler arasındaki futbol sohbeti ve rekabeti, her türlü iddialaşmadan tutun da zaman zaman aralarında çok tatsız olaylar yaşanmasına bile neden olabilir. Erkekler bir araya geldiğinde konu bir şekilde döner dolaşır mutlaka futbola gelir. Maç olmasa bile ya transfer konuşulur ya futbolcuların ya da teknik adamın yeterliliği tartışılır. Herkes kendince taktikler öne sürer, farklı fikirler ortaya konulur, bazen hemfikir olunur, bazen inatlaşılır. 

Maç önceleri herkes kendine göre  bir kadro oluşturur ya da oluşan kadroyu eleştirir. Maç bitimlerinde hele yenilgi olmuşsa ortalık yangından geçilmez. Bu sohbetler sonunda kimileri futbol konusundaki bilgi ve öngörüleri ile takdir toplarken, kimileri de futbol konusunda dağarcığını genişlettiği için kendini şanslı sayar. Bazıları da herkese ve her şeye küfür ederek rahatlamaya çalışır. 

Futbol konuşmanın ve izlemenin en önemli özelliği ise paydaşları arasında her türlü sınıfsal, sosyal/ekonomik vb. statüleri ortadan kaldırmasıdır. Futbol konuşulurken sizin her türlü apoletleriniz/statüleriniz ortadan kalkar, geriye futbol bilginiz ve taraftarlık dayanışması kalır. 

2-Arabalar 

Birçok erkeğin en büyük hayali ve olmazsa olmazı bir otomobile sahip olmaktır. İyi ya da kötü, eski ya da yeni model farketmez otomobili olan erkeklere nedense ayrıcalıklı gözle bakılır. Bu yüzden birçok erkek arabayı sadece bir ulaşım aracı olarak değil bazen karşı cinse de bir ulaşım/iletişim aracı, bazen de hemcinslerine karşı bir üstünlük nedeni olarak görür.  

Özellikle gençler arasında arabası olanların kendini farklı görmesi biraz da bu yüzdendir. Bir araya geldiklerinde arabası olsun olmasın erkeklerin çoğu araba modellerinden aksesuarlarına kadar saatlerce hiç bıkmadan konuşabilir.  

Arabanın marka ve modeli yükseldikçe ona sahip olan kişinin sosyal statüsü de aynı oranda yükselir. O ortamlarda arabası olmayanlar ise küçümsenir ve çok fazla dikkate alınmaz. Hatta onların neden arabası olmadığı konusu hayretle karşılanır. Çünkü kimilerine göre; bir arabaya sahip olmakla erkek olmak özdeşleşmiştir. 

Eğer arabalara ilgi duyan biri değilseniz bu tür ortamlarda konuşulan konular size çok sıkıcı ve anlamsız gelebilir. Bir arabanın kilometre başına  ne kadar yakıt tükettiği, klimasının ya da müzik sisteminin gelişmişliği, direksiyon ya da fren sisteminin mükemmelliği gibi konular size çok saçma gelirken erkeklerin geneli bu konuları konuşurken adeta kendinden geçer. 

3-Askerlik anıları  

Her ne kadar bedelli askerlik sonrası bazılarının anlatacak bir anısı olmasa da erkekler arasında halen en çok konuşulan konulardan biri de askerlik anılarıdır. Askerlik ister kısa dönem, ister uzun dönem olsun her erkeğin yaşamında çok önemli bir yer tutar. Dikkat ederseniz izne gelen ya da askerliğini yeni bitirmiş olanlar size hitap ederken farkında olmadan "komutanım" derler ve bunu engelleyemezler. 

Erkeklerin yoğun olduğu bir ortamda eğer konu bir şekilde askerlik anılarına geldiyse hiç bitmez. Herkesin anlatacak çok fazla anısı vardır. Gerçekten de askerlik yapan hiç kimse "benim hiç kayda değer bir anım olmadı, öyle dümdüz geçti" diyemez. 

Tabii burada ilginç olan bazılarının bu anıları anlatırken desteksiz sallamasıdır. Başkalarının başından geçenleri kendi başından geçmiş gibi anlatan mı ararsınız, olmamış olayları olmuş gibi anlatan mı, hatta bazılarının askerlik anısı avcıları bile kıskandıracak düzeydedir. Bu gibi tipler öyle şeyler anlatırlar ki, sanki askerliğini er olarak değil de genelkurmay başkanı olarak yapmış zannedersiniz. 

4-Politika/Siyaset 

Erkek ortamlarının olmazsa olmaz konularından biri de siyasettir. Aslında bu konunun kadını erkeği olmasa da genellikle erkekler arasında çok daha yaygındır. 

En cahilinden en okumuşuna kadar her erkeğin ülke sorunlarının çözümüne ve ülke yönetimine dair söyleyecek sözü ve çözüm önerileri mutlaka vardır. Özellikle de içki masalarında konu bir şekilde döner dolaşır mutlaka siyasete gelir. 

"Sallandıracaksın üç beş tanesini Taksim Meydanı'nda, bak gör bir daha oluyor mu?" temel repliğinden ve klişesinden başlayarak "bu memleket adam olmaz arkadaş" sonucuna varan siyasi analizler özellikle içkili ortamların en vazgeçilmez konularındandır. 

Özellikle eğitim seviyesi yükseldikçe siyasi analizlerin seviyesi ve derinliği de gelişir. Kimi olaylara ve ülkenin politik durumuna diyalektik materyalizm yöntemiyle yaklaşırken, kimi de derin devletin ve Amerikan emperyalizminin ülke hakkında yazdığı siyasi senaryoları ve bunları nasıl uyguladığını  anlatmaya çalışır. 

5-Kadınlar 

Erkek ortamlarının/muhabbetlerinin en önemli ana konularından bir de elbette kadınlardır. Ancak sakın yanlış anlaşılmasın kendini bilen hiçbir erkek bu konuyu ulu orta konuşmaz. Ama kabul etmek gerekir ki bir kesim, daha ortaokul-lise yıllarından başlayan anılarını ballandıra ballandıra anlatılırken, kendinin ne kadar çapkın, ne kadar iş bitirici ve ne kadar çekici olduğundan bahseder. 

Bir bölümü bu konuda sportif bir müsabaka gibi sadece skor üstünlüğü ve yaptığı skor bölümüne odaklansa da bazı erkekler "erkek adam yaptığı çapkınlıkları anlatmaz" sloganı ile bu konular açıldığında ketum bir ağır abiyi oynar. 

Aslında ister bekar, ister evli olsun birçok erkeğin muhabbet ortamında sanılanın aksine kadın konusu hiç konuşulmaz. Ancak yerleşik bir geleneğe göre -buna bir şehir efsanesi de diyebilirsiniz- erkeklerin bir araya geldiklerinde sürekli kadınlar hakkında konuştukları zannedilir. Ama bu birçok erkek için geçerli değildir. 

Geldik sonuca...  

Her ne kadar erkek ortamlarında bu konular konuşuluyor dediysem bunların dışında ilgi alanlarına göre değişen konular da vardır. Örneğin avcılık/balıkçılık faaliyetleri de bir çok erkeğin ana gündem maddesini oluşturur. Avcılık konusuna hiç girmeyelim çünkü bitmez. 

Teknoloji konusu da konuşulan diğer konulardan biridir. Cep telefonu, bilgisayar ve bunlara ait programlar, ses düzeni, home sinema ve televizyonlar, teknolojik ortamların en çok konuşulan konularıdır. 

Kimisi de evdeki alet edavat düzenin çokluğundan ve bu konudaki becerilerinden bahsederken, kimi de yapı-market, onarım işleri konusundaki izlenim ve deneyimlerini anlatır. 

Bunların dışında sanat/sinema/müzik/şiir/edebiyat vb. muhabbetler ise, erkeklerin kendi aralarında değil, genellikle kadınların da olduğu ortamlarda hafiften kadınlara kendini göstermek, onların beğenisini kazanmak ve onları etkilemek  için yaptıkları muhabbetlerdir. 

Şimdi bu yazıda geçen 5 temel konuyu kendi aralarında konuşmayan erkekler "ne yani şimdi biz erkek değil miyiz?" demesinler, unutulmasın ki istisnalar kaideyi bozmaz. 

Kalın sağlıcakla...