Entelektüel adaylarına öğütler

Entelektüel adaylarına öğütler

29 Kasım 2019 Cuma  |   Keçi Fikri

Efendim, malumunuz ulusça “Fetret Devri”nden sonra en hassas günlerden geçiyoruz. Her alanda kalite yerlerde sürünüyor, iki kelimeyi bir araya getirebilen, üstüne de mantıklı bir cümle kurabilen sayısı, bir insanın toplam parmaklarını zor geçiyor. 

Ama moralinizi bozmayın, “keçinin olmadığı yerde Abdurrahman Çelebi...” misali bu krizi fırsata çevirmek elinizde. Ortam o kadar kötü ki, size vereceğim birkaç tüyoyla kendinizi gerçek bir entelektüel olarak millete yutturabilirsiniz, hatta kendiniz bile inanabilirsiniz.

- Ortamlarda rahat olun, o anda konuşulan konuya hakimmiş izlenimi verin, bacak bacak üstüne atıp (tercihan oturur durumda) cümlenin bir yerine “günün sonunda..” lafını ekleyin. Örnek cümle: Günün sonunda işsizlik arttı mı artmadı mı ona bakmak lazım. 

- “Haluk Bilginer’in aldığı Emmy başka Emmy, bilip bilmeden yazıyorsunuz kardeşimmm!” Bu laf bugünlerde size düşman kazandırabilir ama bazılarında “Acaba doğru mu söylüyor” duygusu da uyandırabilir. Risk: fifti fifti. 

- ABD’den ve Trump’tan bahsederken, araya mutlaka bir “müesses nizam” lafını katın. "Müesses nizam ne abi" diye soran çıkarsa, "Amaaan ya bilmiyor musun American bullshit işte..." cevabınız hazır olsun. (Dikkat: Müesses ile müessese ile karıştırılmamalı) Risk: Yok diyemem.

- S-400’lerden konuşurken, “Ama canım NATO sistemlerine entegre edilmeyecek zaten” ifadesi size kesin puan kazandırır. Karşınızdaki kişi büyük olasılıkla o anda kafasında "Entegre ne demekti ya" sorusuna yanıt aramakla meşgul olacağı için risk hiç yok.

- Başkanlık sistemini eleştirirken “check and balances”ı araya sokuşturun ama hemen ardından “denge ve denetleme” diye ekleyerek Türkçesini de bildiğinizi gösterin. (Win-win durumu) Yalnız bu lafa çok alışık değilsiniz alıştırma yapmanızda fayda var, diliniz dolanmasın. Risk: İngilizce bilmiyorsanız riskli tabii. Bence don't risk.

- Konuşurken söylediğiniz bir lafın tırnak içinde olduğunu bizzat iki elinizle aşağı yukarı tırnak işareti yaparak gösterin, hınzırca gülün ya da göz kırpın. Üçünü aynı anda yapmayı denemeyin.  

- Gönderdiğiniz mesajlarda “ve/veya” kalıbını kullanmanız okuyanın nazarında entelektüellik seviyenizi yukarılara çekecektir. 

- Karşınızdaki kişiye katıldığınızı göstermek için “Ayneeennnnn öyle”, “Ayneeennnnn öyle” kalıbını kullanabilirsiniz, ki zaten kullanmayanı dövüyorlar. Karşınızdaki kişi bu vurgulu kendinize güveniniz karşısında şapka çıkaracaktır. Risk: Sıfır.

- Sevgili entelektüel adayları, “Bekliyor olacağım..”, “Yapıyor olacağım…” kalıpları tam size göre. Henüz tam yerleşmediği için farklı, üst düzey bir kişilik olduğunuz izlenimi yaratacaktır. Yalnız dikkat, zayıf bir olasılık ama bunları kullandığınız ortamlarda gerçekten Türkçe bilen biri varsa tekme tokat girişebilir. Dikkatli olalım. Risk derecesi: Düşük.

- Bakın bu ciddi: Ben hiç sevmesem de “deneyimlemek” lafını kullanırsanız, entelektüelliğinizle ilgili son kuşkular da gidecektir. Risk: Yok. 

- “Büyük devletlerle ilişki kurmak ayıyla yatağa girmeye benzer.” Bu söz siz otomatikman uluslararası ilişkiler uzmanı yapar. İyi ezberleyin ama. Yatak, ayı falan cümlede yer değiştirmesin. 

Karikatür: Can Barslan