En kritik zirve

En kritik zirve

3 Mart 2020 Salı  |   Günlük

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın perşembe günü bir araya geleceği Moskova zirvesi, iki lider arasında şimdiye kadar yapılan görüşmelerin belki de en kritik olanı.

Liderlerin gündemindeki en önemli konu, Suriye'nin İdlib bölgesinde yaşanan gelişmeler. Geçen hafta 36 Türk askerin şehit edilmesi zirveyi daha da acil hale getirdi. Türkiye bir yandan Suriye'nin İdlib'deki birliklerini gözlem noktalarının gerisine çekmesini istiyor, diğer yandan da Rusya'yı Soçi anlaşmasına uymadığı gerekçesiyle eleştiriyor. Moskova açısından bakıldığında, Türkiye ile Suriye arasındaki gerilimin tırmanması ve iki ülkenin sahada karşı karşıya gelmesi en kötü senaryolardan biri olarak görülüyor.

Bu nedenle zirve, Putin ile Erdoğan’ın İdlib yüzünden büyük krizin eşiğine gelen iki ülke ilişkileri için “çıkış yolu” arayışına sahne olacak. TürkRus.Com'da yer alan habere göre, bugüne dek heyetler arasında yürütülen yoğun müzakerelere rağmen İdlib’te ateşkesi sağlayacak bir uzlaşma sağlanamazken, hemen herkes bu konuda nihai bir sonucun ancak iki liderin baş başa yapacakları zirvede alınabileceğinde mutabık. 

Perşembe günkü zirve öncesi, Rusya devlet TV’si 2. kanalda, resmi haber ajansı “Rossiya Segondnya”nın (Rusya Bugün) başkanı Dmitri Kiselyov’un yaptığı yorum, Moskova’nın bakışını ortaya koydu. 

Kremlin’e en yakın gazetecilerin başında gelen, haftalık haber programında “Moskova’nın resmi görüşünü ve nabzını” aktaran ünlü Rus gazeteci Kiselyov, Erdoğan’ı “riskli maceralara girmekle” eleştirirken, "Putin’in sabrının sınırı olduğunu” söyledi.  

“Mevcut şartlarda pek çok şeyi Rusya ve Türkiye’nin liderleri çözebilir” diyen Kiselyov şöyle devam etti:  

“Görüşme arifesinde Erdoğan’ın elverişli bir atmosfer hazırlamaya dikkat etmediğine dair izlenim var.  Avrupa ve Arap dünyası ile ilişkileri bozuk olan, Libya’ya müdahil olan, Suriye ordusuna karşı askeri operasyon başlatan, İran’ın görüşlerini dikkate almayan, NATO’dan sadece sempati sözleri duyan Türkiye devlet başkanı, onu intikam peşindeki ABD'nin zevkle ittiği riskli bir maceraya atılıyor. Bu arada Rusya ile olan, uçağımızı düşürdükten sonra dilenen özürle tekrar kazanılan ilişkilerde Erdoğan hata üstüne hata yapıyor. Özensizliği ve yeni niyetleri anlaşılır değil.” 

"Rusya’nın buna rağmen kendini tuttuğunu, Erdoğan’a şans verdiğini” savunan Kiselyov, “Ama Kremlin’in sabrının bir sınırı olduğu anlaşılır bir şey.  Putin’in hiç sevmediği şeyler ise sözde durmamak, daha da beteri samimiyetsizlik” dedi. 

Kisilyov ayrıca, başkanı olduğu “Rossiya Segondyna”ya bağlı olan Sputnik ajansının Türkiye’de genel yayın yönetmen ve bazı çalışanlarının bir süre gözaltına alınmasının yaklaşan zirve üzerinde negatif etkisi olacağını savundu.

İlki 2004 yılında yapılan Putin-Erdoğan görüşmeleri çoğunlukla olumlu bir hava içinde geçti. Şu ana kadar yapılan en önemli görüşme, Türkiye'nin bir Rus uçağını düşürmesinden sonra 9 Ağustos 2016'da St. Petersburg'da yapılan görüşmeydi. Ancak, aylarca sürdürülen temaslar sonucu iki lider "uçak krizi"ne nokta koymayı zirve öncesinde zaten kabul etmişti.