En büyük kim?

En büyük kim?

5 Mart 2020 Perşembe  |   Mentor

Aslında kafamda başka bir konu vardı ama yazıyı yazmadan önce araştırma yaparken gördüğüm bir iki şeyi yazmak istiyorum. 

Yeni Şafak (bu grubun Fenerbahçe'yi sevmediğini sanırım herkes kabul ediyor) 2019 yılında araştırma şirketi Areda Survey'e bir araştırma yaptırmış ve 29 Eylül 2019'da yayınlamış. Bu araştırmaya göre Türkiye'nin en çok taraftarı Galatasaray'daymış ama sayı açıklamamışlar. İlginç, oran da yok.  

Bu araştırmada her 3 kişiden birinin Galatasaraylı olduğu açıklanmış ama ankete katılanların % 84.1 “Hakemler taraflı” demiş, ilginç değil mi? Sürekli şampiyon oluyorlar ama onlar bile hakemlerin tarafsız olduğuna inanmıyor. 

Gelelim taraftar sayılarına… 

Bilyoner taraftar anketi var veya vardı biliyorsunuz, gördüğüm en son 2017'de yayınlanmış, o tarihte kesmişler. Durum şöyle (milyon): 

Yıl 2009 GS 35 FB 33 BJK 20 

Yıl 2017 GS 35 FB 34 BJK 22 

Bilyoner anketi sadece bahis oynayan taraftarların profilini gösterir ama 2017'de yayını kesmiş bana göre yayını kestilerse veya medyada yer bulamadıysa ve Yeni Şafak taraftar sayısı vermiyorsa bilin ki Fenerbahçe öne geçmiştir. 

Rakamları irdelediğinizde Galatasaray'ın o yıllardaki başarısının taraftar kazanımına yansımadığı görülüyor. Oysa bu dönemde Galatasaray 5, Fenerbahçe 2 şampiyonluk kazanmış ve Fenerbahçe Avrupa'da hiç gidemese de taraftar sayısını artırmayı başarmış. İşte bunun temelinde 2010-2011 var; Fenerbahçe toplum tarafından daha güvenilir bir figür olarak kabul ediliyor. % 1 deyip geçmeyin tüm sportif başarısızlığa ve saldırılara rağmen 800.000 kişiyi ifade eder, bu müthiş bir gücü gösteriyor. 

İşte herkesin canını yakan tablo budur, ne yapsalar, ne etseler bu ülke Fenerbahçe'den vazgeçmiyor. 10 yıldır topla tüfekle saldırdıkları kulüp giderek güçleniyor.  

Son zamanlarda Şansal Büyüka'nın yayıncı kuruluştan postalanmasından, Tümer Metin'in gitmesinden iflah olmaz bir Fenerbahçe düşmanı olan Deniz Çoban'ın Fenerbahçe lehine konuşmasından anlamıyorsanız bunu ben anlatamam. Bu demektir ki, her şeye rağmen Fenerbahçe'ye Türkiye sahip çıkıyor. 

Bildiğiniz gibi Fenerbahçe Türkiye'de bazı kesimlerde pek sevilmiyor, siyasi iktidar da Fenerbahçe'den fazla haz etmiyor. Bu durumda siyasi iktidarın Fenerbahçe ile seçmen tabanının eşleşmediğini düşünmesinin payı var. Oysa bu çok yanlış bir tespit çünkü Fenerbahçe daha çok İstanbul ve Orta Anadolu'da söz sahibi yani iktidarın en çok oy aldığı yerler. 

Ancak realite açık: taraftarların % 84'ünün hakemlerin taraflı olduğunu düşündüğü bir sistemde Fenerbahçe'ye başarı şansı tanınmıyor. 

Asıl yazı konusu şuydu; bir Fenerbahçeli olarak bana göre Galatasaray'ın son 10 yıldaki başarısı kendi dinamiklerinden kaynaklanmıyor, sadece Fenerbahçe'nin rakibi olduğu için tercih edildi hepsi o, mantık “Fenerbahçe olmasın da gerisi önemli değil”di.  

Bu sene rakibi Trabzon, bana göre onlar şampiyon olacak ve Galatasaray da bu konuda en ufak bir serzenişte bulunamayacak. Geçen sene kolay lokma buldukları Başakşehir'i çok çabuk yediler, bu sezon yine Galatasaray yöneticilerinden "Şampiyon belliyse oynamayalım" açıklaması bekliyorum ama yapamayacaklar, yapamazlar çünkü güçleri kendi dinamiklerinden kaynaklanmıyor. Fenerbahçe'nin yaptığını yapabilecek güçleri, taraftar tabanları ve bağlılığı yok. Trabzon'un şampiyonluğuna sessiz kalmak zorundalar. 

Oysa Fenerbahçe daha yarış başlamadan her gün bu konuyu haykırdı hem de henüz ortada bir şey yoktu ama şimdi yarışın içindeki Galatasaray ağzını bile açamıyor, açamaz çünkü tek yaşama nedenleri var sistemin nefret edilen çocuğu Fenerbahçe düşmanlığı, onu kaybederlerse hiçbir şeyleri kalmaz.  

Şenol Güneş, Aykut Kocaman veya Ersun Yanal bu dönemde Galatasaray hocası olsalar en az 12'şer şampiyonlukları olurdu. 

İyi ki Fenerbahçeli’yim, kupalarınıza kimse inanmıyor, oysa Fenerbahçe'ye herkes güveniyor.

https://www.yenisafak.com/foto-galeri/spor/turkiyede-en-fazla-taraftari-olan-takim-belli-oldu-2035235?page=1