'En büyük Beşiktaş'

'En büyük Beşiktaş'

18 Mayıs 2020 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Biraz dinlenerek ve hepsini birden yazdığımız yazılarımızı demlendirerek (yani bittikten sonra bekleterek ve yeniden okuyup, düzeltmelerimizi yaparak); "Korona Günlerinde" başlıklı yazı dizimizin ikinci bölümüne başlıyoruz. 

Belirtmiştim muhtemelen, daha önceki yazıları günlük olarak yazıyordum ve hem kimi atladığım önemli noktalar hem de unuttuğum anılar olabiliyordu… Şimdi yazıları oturup efendice kaleme alıp, araştırıp ve kimi dostlarıma da sorarak yazıyorum… Eski ve gelecek yazılarda da olduğu gibi; ben sadece kimi semtlerdeki öznel tarihimden söz ediyorum; kimi de koordinatları veriyorum gidip gezesiniz, diye. Ve internet üzerinden gideceğiniz her yere ilişkin ön bilgilerin mümkünse çıktılarını alın ve çantanıza koyun. Çok işinize yarayacaktır, emin olun… Gene de affola… Başlığa da şaşırmayın lütfen, ne de olsa Çarşı taraftarıyız… 

Beşiktaş, İstanbul’un en gözde ve sevilen tarihi beldelerinden biridir… Çarşısında gezinmek bahtsız ruhlara birebirdir. Çığırtkanların olmadığı çarşıda, Sahil kesiminden girip gezinmeye başladığınızda; tarihinden gelen ilk sesleri duyarsınız. Sinan Paşa Camii hemen çarşının girişindedir ve sahil kesimindeki kapısından geçerseniz küçük bir mezarlığı aşarak, Çarşı’nın doğu ucuna ulaşırsınız. Buradaki büyük çarşının adı da aynıdır; Sinan Paşa Çarşısı… Gene çarşı içinde ve köy meydanındaki Rum Kilise ve Surp Asvadzadsin Ermeni Kilisesi’nden gelen çan seslerini duyabilirsiniz. İzninizle tam da bu noktada Ahmet Mithat Efendi’nin yazılarında yaptığı gibi pek ‘malumatfuruş’ yani ‘boş bilgi’ sayılmasa da bilmeyebileceğini düşünerek iki satır, özgün bilgi aktarayım. 

Latin Katolik Kiliseleri’nden gün üç kez, diğer tümünden ise sabah ve öğlen sonrası iki kez çan çalarak; ‘duaya davet’ edilir, cemaat… Hiç cemaati olmayan kimi kiliselerde ise adını aldığı azizin, isim gününde ayin için açılır ve kapanır… Evet, azınlık yurttaşlarımız fena halde azınlıklar ve örneğin Beşiktaş’taki 20’ye yakın kilise ve sinagog, her ibaret vaktinde açık olamıyor… Gene, izninizle bildiklerimi pekiştirmek için Ermeni ve Rum arkadaşlarımdan aldığım bilgilere ek olarak iki kaynaktan daha size, biraz koordinat bildirmek ve biraz da ‘formel bilgi’ vermek istiyorum: 

”Beşiktaş’ın tarihi ilk çağlara uzanır. O zamanlardaki adı ‘Taş Beşik’ anlamına gelen ‘Kune Petr’ olarak bilinir. İlk sakinleri de Traklar’dır. Ünlü seyyah Evliya Çelebi; şehrin kurulduğu yerde çok eskiden büyük bir kilise kuran Yaşkı adlı bir papazın, İsa’nın çocukluğunda yıkandığı taş bir tekneyi, Kudüs’ten beşik taşı getirdiği ve buradaki kiliseye koyduğunu yazar. Öte yandan bazı tarihçiler de Barbaros Hayrettin Paşa’nın gemilerini bağlamak için bu sahile beş tane direk diktiğini, bu nedenle buraya BEŞ-TAŞ adının verildiğini, daha sonraki tarihlerde bu kelimenin değişikliğe uğrayarak BEŞİK-TAŞ olduğunu yazmışlardır. Bir eserde de Barbaros Hayrettin Paşa’nın Beşik Kaya’da gömüldüğü kayıtlıdır. Kaya ile taşın eş anlamda oldukları göz önünde bulundurulursa sözü edilen Beşik kelimesinin önceden de burada bulunan taşlar üzerinde yeni eklerle meydana getirilen bir gemi beşiğini anlattığı ve temelinde bulunan taşlara bu nedenden dolayı Beşiktaş denildiği ve bu adın sonradan kasabanın adı olarak kaldığı söylenmektedir. Beşiktaş’ın İstanbul’un fethi sırasındaki adı ise ‘Diplokionion’ idi. Çifte sütun anlamına gelir. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet, iskân hareketine başladı. Fatih devrinden kalma eserler arasında bulunan Fatih’in Ekmekçi Başısı Ali Ağa‘ya ait bir türbe bu yerleşme sırasında yapılmıştır. İlçemiz İstanbul’un sur dışındaki en eski semtlerinden biridir. İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında, Tophane (Dolmabahçe, YN) ile Ortaköy’ün arasındadır. Batı yönünde ise Etiler ve Levent semtleri bulunur ama onlar da ilçe sınırlarındadır. Sonrası, Sarıyer…. 

Beşiktaş mitolojik çağlardan itibaren özelliğini koruyan bir bölge olmakla beraber, Bizans döneminde tanındı. Osmanlı dönemi ile bir yerleşim yeri kimliğini alan Beşiktaş’ta, hem devlet görevlilerinin hem de sıradan halkın yaşadığı semt olduğu için, ilçede çeşitli yapı tipleri mevcuttur. Osmanlı döneminde Beşiktaş Kaptan-ı Deryaların semtiydi. 17.Yüzyıldan itibaren Abbasağa ve Vişnezade Mahallelerinin oluşumuyla sırtlara doğru genişledi ve nüfus karmaşası da oluşmaya başladı. Semtin ticari merkezi durumundaki Köyiçi’nde Müslümanlar, Rumlar, Ermeniler ve az sayıda da Yahudi yaşamaktaydı. Kır-kent iç içeliğinin sur içi İstanbul’dan çok daha yoğun olduğu Beşiktaş, 18.Yüzyılda da bu özelliğini sürdürdü. Lale Devri ile birlikte İstanbul’da yaşanan toplumsal değişimin 2 ünlü mekânından biri oldu. Cumhuriyet Döneminden sonra şehir planlamasıyla düzenleme getirilen İlçede, ilk imar hareketleri örnekleri görünmektedir" (Kaymakamlık sayfasından)… 

Çarşıyla malum olsa bile hayli geniş bir coğrafyaya yayılan bu güzel semtle ilgili azıcık daha ayrıntıya girelim: 

“Beşiktaş, canlı ve renkli semt yaşamı, çarşısı, balık pazarı, öğrenci nüfusu, kültür ve sanat etkinlikleri, gece hayatı, alışveriş merkezleri, tarihi binaları, futbol kulübü, deniz kenarı dinlence ve yeme içme yerleri ve vapur iskeleleri ile birlikte İstanbul’un Avrupa yakasında Boğaziçi girişinde bulunan popüler ilçelerinden birisidir. 

Beşiktaş, İstanbul’un kültür, sanat ve eğitim başkenti olmakla birlikte, aynı zamanda Ortaköy, Arnavutköy, Kuruçeşme ve Bebek semtleriyle birlikte Boğaziçi’nin en değerli bölgesidir. Beşiktaş, yaşayan İstanbul’u en güzel şekilde gözlemleyebileceğiniz ve sıcak halkının birbiriyle kaynaştığı bir semttir… 

Beşiktaş, aynı zamanda İstanbul’da deniz ulaşımının önemli bir kavşağı konumundadır. Üsküdar, Kadıköy ve boğaz semtlerine kalkan vapurlar ve deniz motorları Beşiktaş sahilinin gözdelerindendir. Beşiktaş, Osmanlı dönemi İstanbul’un simgelerinden Dolmabahçe, Yıldız, Çırağan sarayları ve Ihlamur Kasrı ile tarih, kültür ve sanatı içinde barındırmaktadır. 

 

Ortaköy Camii

 

Semtleri hangileridir? 

Beşiktaş ilçesinin semtleri; Abbasağa, Akatlar, Arnavutköy, Bebek, Etiler, Gayrettepe, Levazım, Levent, Merkez Köyler, Ortaköy ve Türkali‘dir (Ayıp mı, eksiklik mi bilemiyorum ama bu semtin adını ilk kez duydum. Araştırdım efendim; çarşı içindeki mahallenin adıymış; semtten sayılmaz bence)… 

Beşiktaş semtindeki en sahici sosyalleşme gerekçemiz; kafelerinde ve çay bahçelerinde oturmak olsun. Gene kültür merkezleri de herkesi doyuracak zenginliktedir (YN)… 

Beşiktaş’tan Kabataş tarafına doğru ise TBMM Milli Saraylar Saray Koleksiyonları Müzesi ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ile sonrasında Dolmabahçe Sarayı, Ortaköy tarafında doğru ise Çırağan Sarayı yer almakta olup buralarda önemli tarihi ve kültürel yerler arasındadır. 

Beşiktaş’ta gezip görülebilecek diğer önemli yerler ve yapılabilecek aktiviteler arasında; yenilenmiş ve restore edilmiş haliyle görülmeye değer Deniz Müzesi, Beşiktaş’ın canlı arka sokakları ve Ihlamurdere caddesinde yürümek ve sonundaki Ihlamur Kasrı‘nı görmek sıralanabilir. Barbaros Bulvarı‘nın üst tarafında yer alan Yıldız Sarayı ve Yıldız Parkı‘nı gezip görmek ise apayrı bir keyiftir. Yıldız Sarayı içindeki köşklerde; ağaçlar altında temiz servis ve düzgün hizmetle, en azından kahvaltı keyfi yapmayı unutmayın, derim (YN)… 

Beşiktaş Çarşısı 

Beşiktaş Çarşısı, Beşiktaş semtinin kalbinin aktığı ve son derece hareketli bir yerdir. Aynı zamanda meşhur Beşiktaş taraftar grubunun da merkezidir. Beşiktaş Çarşısı; Beşiktaş Balıkçısı, bakkalı, lokantası, muhallebicisi, marka mağazaları, dükkânları, meyhanesi, kaymakçısı, kuruyemişçisi, zerzevatçısı, kafeleri, restoranları ve yeme içme imkânları ile Beşiktaş’ta mutlaka gezip görmeye değer bir yer. Beşiktaş Belediyesi; mekânın sahipleri ve-veya Beşiktaş halkı buradaki son derece özgün bir kültür tarihi mirasına sahip çıkamamıştır. Pek çok benzer değerdeki hoşluk da çıkan bir yasayla, yok olup gitmiştir. Hatırlarsınız, 7/8 HasanPaşa Kurabiye fırınının çok yakınındaki kahvaltı dükkânını. Sahibi yaşlıca karı-koca iki esnaftı… İstanbul’un en eski esnaflarından, Beşiktaş’taki küçücük dükkânında sunduğu kaymağı ve kahvaltısıyla ünlü Pandelli Sestakof, namıdiğer Pando Amca, ne yazık ki, çok yakın bir tarihte hayata veda etti. Sestakof, eşi Yoanna ile birlikte yıllarca severek hizmet sunmuş, müdavimlerini her geçen gün artırmış bir esnaf olarak istemeye istemeye mesleğine nokta koymuştu. Dedesinden kalan 119 yıllık dükkânını, mülk sahibinin ısrarı üzerine 2014’te kapatmak zorunda kalmıştı. 

Osmanlı döneminde korsanlıktan Kaptan-Derya makamına yükselen ve döneminde Avrupa’da Barbarossa (Kızıl Sakal) olarak bilinen büyük Türk denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa’nın (1478-1546) türbesi ve heykeli, Beşiktaş Meydanı’nın süsleyen önemli eserlerden. Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi hafta içi her gün 10.00-12.00 ile 14.00-16.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Türbe, Mimar Sinan tarafından 1541 yılında sekizgen olarak yapılmış. Barbaros Heykeli üzerinde ise Yahya Kemal Beyatlı’nın dizeleri vardır… 

Beşiktaş Meydanı’nın hemen ilerisinde Beşiktaş sahilinde bulunan ve Beşiktaş Üsküdar arası şehir hatları vapurlarının çalıştığı tarihi Beşiktaş İskelesi, mimari yapısıyla görmeye değer bir yapı. Beşiktaş İskelesi’nin ön cephesindeki Mimar Ali Talat Bey (1869-1922) tarafından yapılan çiniler göz alıcı ve etkileyici. Burada izninizle ben araya gireyim; tarihi eski iskelenin üst katı, İBB’ye ait bir komisyon olan, İstanbul Turizm ve Kentsel Gelişim Platformu’nun da yeriydi. Yıllarca Beyoğlu’nda, Beyoğlu semti için ve gene yıllarca da bu iskelenin üst katında İstanbul’un yüzlerce kamu ve özel projesini konuştuk ve katkılarımızı olgunlaştırdık. Ne karşılığı derseniz; simit, çay ve peynir… Arada bir katılımcı dostlarımızın getirdiği şahane pastane ürünlerini de aklımıza katık ettik… 

Deniz Müzesi 

Deniz Müzesi, Türkiye`nin denizcilik alanında en büyük ve içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir. Deniz Müzesi’ne gelen ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdikleri bölüm süslü kayıkların sergilendiği Sultan Kayıkları bölümü ve Atatürk Odası‘dır. 

Kabataş-Beşiktaş arasında yer alan ve İstanbul Boğazı’nın en güzel yerine kurulmuş olan Dolmabahçe Sarayı da tıpkı Topkapı Sarayı gibi İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerleri arasında. Boğaziçi kıyısında görkemli mimari yapısı ve sergi salonları ile İstanbul’da mutlaka gezip görmeniz gereken popüler yerlerden birisi. Dolmabahçe Sarayı’na ilk kez girdiğimde (muhtemelen lokal bir restorasyon da yaşadığı için olsa gerek); daracık ve görece karanlık bir koridorun duvarlarında Ayvazosvki’nin resimlerini görünce üzülmüştüm. Sonradan çalmadılarsa, belki iyi bir yerde sergileniyor olabilir (YN)… 

Beşiktaş, Ortaköy ve Balmumcu arasında, Boğaziçi’ne egemen bir konumda; 19.yy’a ait köşkleri, villaları ve olağanüstü güzel bahçeleri barındıran Yıldız Sarayı, Beşiktaş’ın sırtlarında Yıldız’da yer almaktadır ve İstanbul sarayları arasında önemli bir yere sahiptir. Kendine has yapısı ve muhteşem doğası ile görülmeye değer. 

Yıldız Sarayı’nın alt tarafında Boğaziçi’ne egemen bir konumda ve İstanbul’un en güzel korularından birisi olan Yıldız Parkı Korusu, içerisinde Şale Köşkü, Malta Köşkü ve Çadır Köşkü gibi mekânları barındırmakta ve muhteşem doğası, yürüyüş yolları, park ve bahçeleri ile İstanbul’da vakit geçirilebilecek en güzel yerlerden birisi konumunda. Malta ve Çadır Köşklerinde kahvaltı ve yeme içme imkânı da sunulmakta. Yıldız Parkı Korusu’nu mutlaka gezip görmenizi tavsiye ederiz. Parkla ilgili gene anılarıma döneyim. Sanırım, lise yıllarımdı ve kafa dengi arkadaşlarımı hep gezdirirdim… Okulu kırar ve kenti gezerdik. Hayırlı bir şey yani… Meğerse parkın için Polis Bandosu provalar yaparmış; biz de duymuş ve yanımızı limon alarak gitmiş, karşılarına geçip, limon yemiştik. Az daha sağlam bir dayak yiyorduk, kovulduk tabii (YN).. 

 

Ihlamur Karı

 

Çırağan Sarayı 

Beşiktaş ve Ortaköy arasında bulunan ve Dolmabahçe Sarayı gibi göz alıcı güzelliğiyle dikkati çeken Çırağan Sarayı, 1874 tarihinde Sultan Abdülaziz döneminde tamamlanmıştır. Çırağan Sarayı lüks bir otel olarak hizmet vermekte ve çeşitli organizasyonlara ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca her Pazar boğaza nazır kahvaltı imkânı mevcuttur. Ancak biraz pahalı. Yaptığım dergiler üzerinden pek çok otelde, epeyce toplantı, panel falan izlemişliğimiz vardır. Çırağan’da da elbet ama, biri hayli özel… Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı olduğu bir dönemde; Arap Petrol Bakanları veya onlar kadar ‘mümtaz’ bir toplamın, oturduğu salona girmeye çalıştık. Gene bir araba sopa yedik. Hatta grubumuzun temsilcinin parmağı kırılmıştı… Eee, her sefanın bir bedeli olsa gerek (YN)… 

Beşiktaş’ın arka taraflarında Yıldız ve Nişantası arasında kalan Ihlamur vadisinde yer alan Ihlamur Kasrı, İstanbul’un en güzel köşklerinden birisidir. Osmanlı döneminde Sultan III. Ahmet tarafından has bahçe olarak kullanılmış olan Ihlamur Kasrı’nı hem gezip hem de sakin ve huzurlu bir ortamda kafeteryasında güzel bir kahvaltı yapmanızı tavsiye ederiz. 

Renkli çarşısı ve canlı atmosferi ile Beşiktaş’ın gözde semtlerinden birisi olan Ortaköy, aynı zamanda barındırdığı gözde gece mekânları, barları, güzel cafe ve restoranlara sahip boğaza nazır İskele meydanı ve kumpir dükkânları ile İstanbulluların en gözde buluşma noktalarından birisi konumundadır. Ortaköy’e ilişkin epeyce geniş notlarımı, ‘Boğaziçi Canımın İçi’ başlıklı önceki yazılarımda bulabilirsiniz. Kendi yazılarımı da referans makale olarak gösterdim ya, erdim artık (YN)… 

Kültür ve sanat merkezleri 

Beşiktaş’ta yetişkin oyunu, çocuk oyunu, konser, seminer/konferans, söyleşi-imza, sempozyum, anma programı, bale/gösteri, sergi, festival/şenlik, sertifika-ödül töreni, atölye çalışması, okul gösterisi ve toplantı/eğitim programı gibi kültür ve sanat etkinliklerine katılmak için çok sayıda mekân var. Beşiktaş’ta kültür ve sanat etkinlikleri takvimini toplu olarak. Yazıyı bitirirken, gene hayli özgün bir bilgiyi sunarak, çekilelim sahneden… Bilirsiniz, Ortaköy yolunun hemen başında ve eski sabit Pazar ile otobüs duraklarının orada bir anıt-eser vardır. Türklerin tarihte ilk kez uzaya yolladıkları ‘Seyyah 1’ adlı aracın fırlatma rampası bulunur… Görmeden geçmeyelim, hatta toslamayalım diye altında geniş bir kapı da bırakılmıştır… http://besiktaskultursanat.com/ adresinden görebilirsiniz (istanbulbeatiful.com adresinden yararlanılmıştır)…

 

(Adnan Genç, yeni1mecra.com)

Önceki yazılar:

1. yazı İstanbul'u özledim

2. yazı Beyoğlu

3. yazı Khalkedon havalisinde

4. yazı Boğaziçi, canımın içi

5. yazı Prenses Adaları