Emri kim verdi?

Emri kim verdi?

5 Aralık 2019 Perşembe  |   MG Özel

24 Kasım 2015’de Türk jetleri tarafından düşürülen Rus SU-24 savaş uçağını vurma emrinin kimin verdiği son günlerde yeniden tartışma konusu oldu.  

Tartışmanın fitilini ateşleyen Rus Nezavisimaya Gazeta’nın, NATO'daki basına kapalı brifinglerin tutanaklarını ele geçirdiğini iddia eden Stockholm merkezli Nordic Research Monitoring Network'ün açıklamasına atıfta bulunan haberi oldu. Söz konusu haberde Rus uçağının bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emriyle düşürüldüğü ileri sürülüyordu. 

Gazetecilerin iddiaları sorduğu Kremlin Sarayı sözcüsü Dmitri Peskov, uçağın düşürülmesi emrinin Erdoğan tarafından değil, başka kişiler tarafından verildiğini belirtti. Peskov, "Bu bilginin kaynağı belirsiz. Nereden geldiği belirsiz. Ne kadar güvenilir olduğu da belli değil. Biz, Türk tarafının Rus uçağını düşürme emrini başka kişilerin verdiğine işaret eden açıklamalarını esas alıyoruz" dedi. 

Aslında benzer bir açıklamayı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de 2016 sonunda Moskova'da yabancı ve yerli gazetecilere düzenlediği yıllık basın toplantısında yaptı (manşet fotoğrafı). Muhabir olarak katıldığım söz konusu toplantıda Putin’e şu soruyu yöneltme fırsatını buldum:  

"Ekim 2015'de Antalya'da Sayın Erdoğan'la bir konuda (Suriye'nin kuzeyinde bir operasyon konusu) anlaştınız. Ardından bir ay sonra Rus savaş uçağı düşürüldü. Haziranda ilişkilerin düzelmesi için süreç başladı. Sonrasında Türkiye'de darbe girişimi oldu. Türkiye ve Rusya'nın Halep'te iş birliği yaptığı bu dönemde ise Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov öldürüldü. Bunlar sizce birer rastlantı mı?" 

Putin “rastlantı mı” sorusuna şöyle yanıt verdi: 

"Açık konuşmak gerekirse, uçağımızın Türk yönetiminin emri olmadan, Rusya-Türkiye ilişkilerine zarar vermek isteyen insanlar tarafından düşürüldüğü tezine şüpheyle bakıyordum. Fakat büyükelçimize bir polis tarafından düzenlenen saldırının ardından fikrimi değiştirmeye başlıyorum...Bana göre her şey mümkün. Yıkıcı unsurların, emniyet ve istihbarat teşkilatları ve ordu da dahil olmak üzere Türk devlet organlarına derin bir biçimde nüfuz etmiş olması mümkün. Fakat birilerini bir şeyle suçlama hakkını kendimde görmüyorum. Ama bunun bir gerçek olduğunu da görüyoruz. Karlov'un öldürülmesi Rusya-Türkiye ilişkilerine zarar vermeyecek." 

... Ve o gece geç saatlerde Erdoğan, Putin'i telefonla aradı. Kremlin'den yapılan açıklamada, "Bugün Rusya Devlet Başkanı Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında bir telefon görüşmesi yapıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı, Rusya’nın Türkiye Büyükelçisi Andrey Karlov’un öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturma hakkında Vladimir Putin’e bilgi verdi. Rus ve Türk güvenlik ve istihbarat kurumları arasında bu konuda yakın koordinasyon kaydedildi” denildi.  

Putin’in birkaç saat önce basın toplantısında söyledikleri düşünüldüğünde bu aynı zamanda bir "teşekkür" telefonuydu. 

Fuad Seferov, Moskova