Elleri titreyen darbeci

Elleri titreyen darbeci

21 Ağustos 2019 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Bugün 21 Ağustos... Bu tarih büyük olasılıkla çok az kişiye, hatta Rusların bile hayli azına bir anlam ifade ediyor. Bu kadar önemli sonuçları olan bir olayın bu kadar çabuk hafızalardan silinmesi gerçekten çarpıcı...

19 Ağustos 1991, Sovyetler Birliği'ni yıkıma götüren süreçte sondan bir önceki dönüm noktası olmuştu. O gün "Kremlin Şahinleri" olarak bilinen bir grup üst düzey yetkili, Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov'un Kırım'da tatilde bulunmasından faydalanarak darbe yaptı. Aslında daha doğru tanım, "darbe girişiminde bulundu" olmalı çünkü ne darbeciler ne de darbecilerin emirlerine gönülsüz uyan asker ne yapacaklarını biliyordu. Sabah saatlerinde bir grup darbeci basın toplantısı düzenlediğinde, sözcü konumundaki Devlet Başkanı Yardımcısı Gennadiy Yanayev'in (fotoğrafta ortada) titreyen elleri darbe girişiminin geleceği hakkında ilk fikri de veriyordu. Herkes darbecilere "aşırı komünist" diyordu ama aslında onlar sadece ayrıcalıklarını kaybetmek istemeyen tutucu üst düzey yöneticilerdi...

Aynı dakikalarda, muhalefet lideri Boris Yeltsin, "Beyaz Ev" olarak bilinen Rusya Parlamento binasının önünde bir tankın üzerine çıkmış, halka darbeye direnme çağrısı yapıyordu. 10 milyonluk bir kent olan Moskova'da bu çağrıya yaklaşık 20 bin kişi uydu ve parlamento binası önünde direniş başlattı. Hem bu direniş hem ne yapacaklarını bilmeyen darbecilerin kararsızlığı hem de Rus ordusunun deneyimsizliği ve isteksizliği sonucu 21 Ağustos Çarşamba öğleden sonra iktidara el koyma planı çöktü. Bazı komutanların Yeltsin'in safına geçmesinin ardından darbeciler tutuklandı ve Gorbaçov Kırım'dan döndü.

 Ama o günden itibaren  güç Yeltsin'in eline geçmeye ve Gorbaçov'ın iktidarı her dakika erimeye başladı. Gorbaçov siyasi rakibi olarak gördüğü Yeltsin'i yok etmek için çok uğraşmış ve onu Komünist Parti'deki görevlerinden uzaklaştırmıştı. İntikam saatinin geldiğini gören Yeltsin Gorbaçov'u her fırsatta küçük düşürdü, aşağıladı.

 Sovyetleri tarihe gömen son gelişme, Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya'nın Bağımsız Devletler Topluluğu adında bir ülke kurulduğunu açıklaması oldu. Sovyetlerin parçalandığını ve elinde iktidar kalmadığını kabul etmek zorunda kalan Gorbaçov 25 Kasım 1991'de, yani darbe girişiminden sadece üç ay sonra istifa etti ve Sovyetler Birliği resmen tarihe karıştı.

 74 yıllık bir ülke, iki buçuk gün süren bir darbe girişiminin ardından yıkıldı. İnsan ister istemez, "19 Ağustos'ta aşırıların yönlendirdiği Rus ordusunun darbesi başarıya ulaşsaydı acaba ne olurdu" diye düşünüyor. 

Tabii, bu sorununun yanıtını artık hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz...