Efes'e 6 soru

Efes'e 6 soru

2 Mayıs 2019 Perşembe  |   Mentor

Ben şüpheci insanım işimi sağlama almayı severim, kimseyi bir şeyle suçlamıyorum ama önce olanları hatırlayalım... 

2008-2009 sezonu Playoff serisinde Fenerbahçe Ülker-Anadolu Efes karşılaşır ve Anadolu Efes kendi evindeki 2 mağlubiyetten sonra peş peşe 4 maç kazanarak şampiyon olur. 

Anadolu Efes'in test yapılan iki oyuncusunda (başka oyuncuya test yapılmadı yani rastgele seçilen iki oyuncunun ikisinde de) Cathine adlı doping maddesi çıktı.  

Başka yorumda bulunmuyorum, detayları benden değil aşağıdaki linkte verilen aşağıdaki yazıdan okuyabilirsiniz çünkü ben Fenerbahçeli'yim objektifliğim tartışma konusu olabilir ama Fenerbahçe'yi pek sevmediği bilinen "objektif" medya mensubundan okursanız daha doğru bir iş yapmış oluruz. 

2008-2009 sezonunda yaşanan olayın basketbol tarihinin gördüğü en güçlü geri dönüşlerinden biri, hatta imkansıza yakını olduğunu söyleyebiliriz. 

Sonrasında bunu yapan takımda iki oyuncuda doping çıkması insana biraz şüpheli geliyor, dediğim gibi kimseyi suçlamıyorum, geçmişi geçmişte bırakmak da oldukça iyi bir fikir olabilir ancak geçmiş de geleceğe ayna tutuyor. 

Bu nedenle kimsenin aklında bir soru işareti kalmasın diye F4 serisinde hem Fenerbahçeli hem de Anadolu Efes'li oyuncuların tamamından numune alıp hepsini kontrol edilmesi sonradan yaşanacak dedikodulara ve düşmanlıklara neden olmaması açısından çok önemlidir. 

Fenerbahçe yönetimi Eurolig yönetimine başvurarak bu konuda en ufak bir risk oluşmaması için gerekli kontrollerin yapılmasını sağlamalıdır. 

Efes’ten açıklama bekliyorum*

İtiraf ediyorum, Efes Pilsen’e karşı bir marka bağlılığım (brand loyalty) bağlılığım var. Yani hiçbir mantıklı sebep olmaksızın takım tutar gibi bir markayı tutma aidiyet hissetme hali bende Efes’e karşı mevcut. Hepimizin vardır böyle takıntıları. Bunun basketbol takımının Avrupa’da kazandığı başarılarla bir ilişkisi var mı bilmiyorum. Ama hiçbir sportif aktiviteye dahil olmayan başka markalar için de aynı hislerim var. Bunu kazanmak şirketler için kolay değildir. Kaybetmekse bir anda olur.   

... Ve konu Efes Pilsen’se benim durumumda olanlar herhalde Efes'in basketbol takımını tutanların milyon katıdır. Dolayısıyla TBF Başkanı’nın Kerem Gönlüm’de çıkan maddeyle ilgili yaptığı aşağıdaki açıklamaların da şirket tarafından bir daha değerlendirilmesi kamuoyuna duyurulması gerekir.  

Bakın işin başındaki adam ne diyor: 

“Kerem Gönlüm’de çıkan madde kurayla çekilen iki oyuncuda da bulununca bunun tesadüflüğü ortadan kalkıyor.” 

“Oyuncu da savunmasında nereden girdiğini bilmediğini söyleyerek konunun çözümüne pek yardımcı olmadı.” 

“Türkiye’ye girmesi yasal olmayan bir maddenin maç günü iki oyuncuda birden çıkmasının soruşturulması gerek”. 

Başkan’ın kimi kime şikayet ettiğini anlamadım. Soruşturmayı kim yapacak? Mevzuyu kim aydınlatacak bilmiyorum? Ama ben kendi adıma Efes Pilsen’e, yani tuttuğum şirkete sormalıyım: 

Çünkü aşağıda soracağım sorular uzun süredir konuşulan artık dedikodunun önüne geçmiş bir hikayenin doğru ya da yanlış olduğunu bize gösterecek.  

1- Bu maddenin kanda sıfırlanma süresi çok kısa olduğu için tercih edildiği 

2- 4 kişinin organizasyonuyla İsrail’den getirtildiği 

3- Üçüncü maçtan önce oyunculara avuçla şekerleme şeklinde dağıtıldığı 

4- Doping listesinde olduğunun söylenmediği ve ‘enerji verir alın’ diyerek oyuncuların cesaretlendirildiği 

5- İki ABD’li oyuncunun bunu almayı reddettiği, diğer herkesin aldığı  

6- Kerem Gönlüm’ün aldığı maddenin doping statüsüne girdiğini çok sonra anladığı ve yıkıldığı…yönündeki söylentiler sizin de kulağınıza geldi mi? Bu böyle konuşulurken, bizzat Federasyon Başkanı’nın açıklamaları da bu duruma tuz biber ekmişken, bize bir açıklama borçlu değil misiniz? 

* http://www.milliyet.com.tr/istikamet-kale-arkasi/mehmet-demirkol/spor/yazardetayarsiv/24.08.2010/1193740/default.htm