Doğru bilinen yanlışlar

Doğru bilinen yanlışlar

21 Mart 2020 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

Covid-19 (Corona) virüsünden nasıl korunabiliriz? Doğru bilinen yanlışlar nelerdir?.. 

Tıpta öncelikli hedef hastalıktan korunma ve erken teşhistir. Eğer bazı püf noktaları bilebilir ve uygularsak öncelikle kendimizi, sonrasında sevdiklerimizi ve herkesi bu virüs ve onun sebep olduğu hastalıktan koruyabiliriz. Bu virüsten nasıl korunabiliriz ondan bahsedelim biraz... 

1-Virüs insan vücudu dışında yaşamaz.

1-Yanlış! Virüs insan vücudu dışında oldukça uzun bir süre yaşayabilmekte. Bu süre malzemenin cinsine, malzemenin yüzeyinin girinti çıkıntılı olup olmamasına, ortamın nemine göre değişiyor. Bu süre 4-6 saatten 14 güne kadar değişebiliyor.Virüs plastik, metal ahşap ve diğer yüzeylerde farklı sürelerde canlı kalıyor. Bakır yüzeylerde 4 saat, kağıt-karton gibi yüzeylerde 24 saat, plastik ve metal yüzeylerde 4 gün ve bazı diğer metal alaşımlarında 14 güne kadar canlı kalabiliyor. En çok metal ve plastik yüzeylerde stabil kalıyor ve bu yüzeyleri seviyor. Dolayısıyla cüzdanımızda taşıdığımız ve elden ele dolaşan kağıt para, metal para ve kredi kartları gerçekten büyük tehlike içeriyor. Birey bu yüzeylere dokunduktan sonra ağız, burun, gözlere parmaklarıyla dokunursa enfekte olabilir. Bunlara ek olarak kollarımızda taşıdığımız metal ve plastik malzemeden üretilmiş tüm saatler ve ziynet eşyaları virüs için çok kolay yaşam yerleri.Bu sebeple bu salgın bitene kadar takılmamalı. Ve tabii ki en önemlisi cep telefonları.Hayatımızın her anında, her zaman üstümüzde, elimizde, cebimizde taşıdığımız cep telefonları virüsler için gerçek bir besi yeri. Her gün mutlaka bir kaç kez temizlenmeli, dezenfekte edilmeli.

2-Maske takmanın faydası yok.

2-Yanlış! Maske takmak virüsün yayılmasını engelliyor. Çünkü virüsün en fazla yayılma şekli virüsün bulunduğu yüzeylere dokunup sonrasında gayri ihtiyari ağzımıza, ağız-burun çevremize veya gözlerimize dokunmakla oluyor. Böylesi bir durumda çok kolaylıkla enfekte olabiliriz. Yapılan araştırmalarda farkında olmadan her 1 saat boyunca 16 kez yüzümüze dokunduğumuz bulunmuş. Sonuçta maske takmak farkında olmadan elimizi-parmağımızı ağzımıza, burnumuza dokunmamızı engelliyor. Bir bariyer görevi görüyor.Yalnız kullanılacak olan bu maskelerin tek kullanımlık olması şart. Maske takmanın nem miktarını arttırdığı ve bu durumun virüs yoğunluğunu arttırdığı iddia ediliyor.Ancak kişi halihazırda zaten enfekte ise bu durumun önemi zaten kalmamış oluyor.  

3-Gözlük takmanın hiçbir faydası yok.

3-Yanlış! Göz mukozası vücuttaki en ince mukozalarından biridir. Neredeyse açık bir yara olarak niteleyebilirim. Gene farkında olmadan gözleri kaşımak, ovalamak gibi hareketler virüsün geçişini sağlıyor. Gözlük kullanmak farkında olmadan yaptığımız bu hareketi engelleyip bariyer ödevi görüyor. 

4-Sakal tehlikelidir.

4-Evet! Her tipi olmasa da ağız burun çevresini çevreleyen sakal virüsün yayılmasını kolaylaştırıyor. Sakalı-bıyığı olan erkeklerin sakal ve bıyıkları ile oynama alışkanlığı var genellikle. Bu alışkanlıkta ellerin daha fazla ağız çevresine değdirilmesine neden neden olup virüsün yayılmasını kolaylaştırıyor. Daha da önemlisi maskenin yüze tam ve uygun oturmasını engelliyor.

5-İnsanlar birbirleriyle 1,5 metre mesafeden konuşmalılar.

5-Evet. Açık havada 1-1,5 metre mesafeyle konuşmaları etkin koruma sağlıyor. Kapalı mekanlarda ise bu mesafe 3-4 metreye kadar çıkabiliyor. Kapalı mekan demişken virüs kapalı mekanlarda havada 30 dakika kadar asılı kalabiliyor. Bu yüzden kapalı mekanlarda uzun süre kalmamak gerekiyor.

6-Virüs hamile kadınlara daha kolay bulaşıyor.

6-Henüz bilinmiyor. Bu virüs oldukça yeni olduğu için bir çok özelliği bilinmiyor. Zamanla öğreneceğiz maalesef. 

7-Hamilelerin virüsten korunmak için genel kabul görmüş önlemleri alması yeterli.

7-Evet!

8-Covid-19 virüsü hamilelik sırasında sorunlara sebep oluyor ve doğum sonrası bebeğin hayatını etkiliyor.

8-Henüz bilinmiyor.

9-COVID-19 doğum esnasında yeni doğana geçebilir.

9-Henüz bilinmiyor.

10-Hamilelik sırasında anne COVID-19 hastası ise bu durum bebeğe zarar verir mi?

10-Bilinmiyor. Her ne kadar COVID-19 enfekte hamilelerin erken doğum yaptığı gibi bazı yayınlar varsa da henüz genel kabul görülmesi için yeterli sayıda değildir.

11-Evde nasıl temizlik ve dezenfeksiyon yapabiliriz?

11-Hayatımızı harici ve dahili olarak ikiye ayırmalıyız. Harici hayatımız giriş kapısının dışıdır. Bu bölüme müdahale etmemiz imkansız. Dahili hayatımız ise giriş kapısından başlayarak evimizin tüm içidir ve buraya bütünüyle müdahale eder ve temizleyebilir, dezenfekte edebiliriz. Bunun için %5 lik sodyum hipoklorit oldukça güvenilir sonuçlar veriyor. Tüm marketlerde kolaylıkla bulabileceğiniz çamaşır suyu ile bu çözeltiyi kolaylıkla kendimiz hazırlayabiliriz. Basitçe şöyle izah edeyim; tıpatıp aynı ölçeklerden 7 adet su ve 1 adet çamaşır suyunu karıştırırsak %5 lik çözeltiyi elde etmiş oluruz. Biraz daha kolaylaştırayım; 7 çay bardağı su+1 çay bardağı çamaşır suyu=%5lik sodyum hipoklorit. Bu çözelti ile ellerimize bulaşık eldiveni giyip bir bezle kapı kollarını, elektrik anahtarlarını, masaları, mutfak tezgahlarını, kulpları, banyo, telefon ve klavyeleri, mutfak armatürlerini, pencere kollarını kısaca günlük hayatımızda sık dokunduğumuz her şeyi dezenfekte edebiliriz. Bunu yaparken eldiven ve maske takmamız şart. Çamaşır suyunun solunması solunum sisteminde iritasyon yapar. Evdeki çocukları, yaşlıları evden kısa bir süreliğine dışarı çıkarmak yerinde olacaktır. Bütün bunları yaparken pencereleri açıp evi havalandırmamız gerekir. Sonrasında bu çözelti ile sildiğimiz her yeri tek tek sade suyla durulayıp silin. Böylelikle artık sodyum hipokloriti ortamdan uzaklaştırırsınız. Bu çözeltiyi kesinlikle kesinlikle sebze-meyve temizliğinde veya bulaşıklarda kullanmayın!!! Evde enfekte biri varsa banyo-tuvaleti her kullanımdan sonra mutlaka dezenfekte etmek gerekir. Yapılan son çalışmalarda dışkıda COVID-19 virüs varlığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla umumi tuvaletleri kullanmayınız. Dış kapının tokmağını ve kilidini dezenfektan ile silin. Cebinizde taşıdığınız tüm anahtarlarınızı dezenfekte ediniz. Daha kolay temizlik yapmak için evdeki halı ve kilimleri kaldırın veya ılık sabunlu suyla silin. Bunu yaparken mutlaka eldiven ve maske takın. Asla silkelemeyin!! İçinde bulunması muhtemel bütün virüsleri her yere saçarsınız.

Bu arada, her 15 dakikada bir ılık tuzlu limonlu su içmek sizi virüsten korumaz ama bir ihtimal tansiyon hastasıysanız tansiyonunuzu zıplatır. Tamamen palavradan ibarettir. Gene aynı şekilde buruna tuzlu su çekmek virüsün yayılmasını engellemez.

12-Yaz gelince virüs kaybolacak.

12-Yazın gelmesi,sıcaklığın artması ile mevsimsel grip gibi kaybolmasını iddia etmenin hiçbir bilimsel kaynağı yoktur. Palavradır. Bunu Trump söyledi ve ne acıdır ki bazı hekim arkadaşlar da buna inanıp TV'lerde doğruluğunu savundu.

13-Paça çorbası coronaya iyi gelir.

13-Komik deyip geçiyorum.

14-Yazın sivrisinekler vasıtasıyla insandan insana geçer diye iddia edenler var. 

14-WHO (DSÖ) bunun olmayacağını beyan etti. 

15-Vitaminler iyi gelir mi?

15-C vitamini, E vitamini, soğan, sarımsak, vitamin kompleks, B vitamini,çinko takviyelerinin COVID-19 enfeksiyonuna herhangi bir etkisi bulunamadı. Kandaki D vitamini seviyesi düşük olanların D vitamini takviyesi yapmasının üst solunum yolu enfeksiyonlarına faydası olsa da COVID-19 için pek etkisi olmadığı düşünülüyor. Yapılan araştırmalar bu yönde. Çok küçük faydaları var.

Ancak çok enteresan olarak COVID-19 için şimdilik en iyi takviyenin Hindistan cevizi yağının içinde barındırdığı lauric acid sebebiyle virüs üstünde bir miktar antiviral etkisi olduğu savunuldu.

Son olarak kadınlara tavsiyem, tırnaklarını kısa ve diplerinden kesmeleridir. Virüs nemli ortamı seviyor. Dolayısıyla parmak ucu-tırnak arası çok uygun bir alan bunun için. Bu arada manikür-pedikür salonlarında kullanılan ortaklaşa kullanılan makas setleri ile yapılan manikür-pedikürün de virüsün yayılması için oldukça tehlikeli olduğunu söylemeliyim.

Dr. Atilla Özmumcu

İlgili yazının linki: http://medyagunlugu.com/haber/corona-rehberi-46768