Doğru bilinen yalanlar

Doğru bilinen yalanlar

16 Eylül 2019 Pazartesi  |   Mentor

3 Temmuz dünyada görülebilecek en güçlü komplolardan biriydi. Devlete yerleşmiş kanun gücünü kendi çıkarı kullanan için kullanan, polis, hakim, savcı pozisyonlarını işgal eden suçlular, medyaya yerleşmiş işbirlikçiler müthiş bir yalan rüzgarı ve algı yarattılar.  

Öyle bir algıydı ki bu, Goebbels mezarında ters döndü, bu algı halen hız kesmeden devam ediyor. O yüzden topluma doğru diye yutturulan yalanları unutulmasınlar diye her fırsatta anlatmak her Fenerbahçeli’nin görevi. Ben gördüklerimi, bildiklerimi yazacağım, o kadar büyük o kadar organize ve o kadar kirliydi ki bu komplo bin sayfa yazsam, on bin sayfa daha yazmam gerekir. Unuttuklarım için, hatırlamadıklarım için herkesten özür diliyorum. 

İşte, 3 Temmuz'la ilgili doğru bilinen yalanlar: 

Yalan: Aziz Yıldırım ve tüm Fenerbahçe yöneticileri tüm telefon konuşmalarını kabul etti. Konuşmaların kanunsuz şekilde elde edilmiş olması sportif açıdan şike yapıldığı gerçeğini değiştirmez. 

Doğru: Aziz Yıldırım ve Fenerbahçeli yöneticiler mahkemede konuşmaların kendilerine ait olduğunu ama tapelere geçirilirken suç oluşturacak şekilde manipüle edildiğini ve mahkeme huzurunda hepsinin dinlenmesi gerektiğini söyledi, mahkeme sadece küçük bir bölüm dinletti, sonra da tüm tapeler yok edildi. Fetö algı makinesi ve medyadaki işbirlikçileri tüm telefon konuşmaları kabul edilmiş gibi sundular, insanlar hala buna inanıyor. 

Yalan: Telefon konuşmalarında açık şike yapılmış. 

Doğru: Telefon konuşması diye bir şey yok, Fetö suç örgütüne üye insanlar tarafından bu konuşmalardan yazılan tapeler var, bu tapelerin, amacı Fenerbahçe'ye komplo kurmak olan bir örgütün üyelerince manipüle edildiği çok açık. Bu durum Ergenekon kumpası mahkeme heyeti tarafından yasal olarak teyit edildi. Şike yok, kumpas var. 

Yalan: Kanunsuz elde edilmedikçe telefon konuşmaları sportif yargılamayı etkilemez, telefon konuşmaları açık, sportif olarak şike yapıldığını gösterdi. 

Doğru: Hayır, telefon konuşması diye bir şey yok, Fetö suç örgütü tarafından uydurularak yazılan ve amacı suç oluşturmak olan sahte tapeler var. Ne UEFA ne de TFF bunları kullanabilir, CAS içtihadı açık ve net. 

Yalan: Etik kurulu şikeyi tespit etti. 

Doğru: Dönemin etik kurulu başkanı Oğuz Atalay polis fezlekesi ile Fenerbahçe aleyhine rapor çıksın diye baskı yapıldığını, Fetö suç örgütü üyesi savcı Mehmet Berk'in kendisini tehdit ettiğini itiraf etti. 

Yalan: UEFA ve CAS şikeyi teyit etti. 

Doğru: UEFA ve CAS Fetö suç örgütü tarafından üretilen sahte tapeleri ve baskı ile yazdırılan etik kurulu raporunu kullandı. Sportif yargılama sahte delile dayalı yargılama yapamaz. UEFA ve TFF kuralları açık, her iki yargılama da yeniden yapılmak zorunda. Zaten UEFA Fenerbahçe yöneticilerine ceza vermedi, yöneticileri şike yapmadan Fenerbahçe şike yapamayacağı için Fenerbahçe temiz. UEFA 6 yıl sonra bile Fenerbahçe yöneticilerine ceza vermeye cesaret edemiyor. 

Yalan: Aziz Yıldırım, "Yaptıysam Fenerbahçe için yaptım" dedi, şikeyi itiraf etti. 

Doğru: Aziz Yıldırım bu sözü kişi ve kurumların ayrılamayacağını anlatmak için söyledi, itirafla ilgisi yok, Fetö algı makinasının yalanı. 

Yalan: Trabzonspor ve yöneticileri aklandı. 

Doğru: Dosyada hala kayıp olan klasörler ve basına sızan birbirinden farklı iki iddianame var. Trabzonspor kurumsal hesabından savcısı, hakimi, polisi Fetö suç örgütü üyesi olan davada Fetö suç örgütü üyesi avukatlara 700 bin dolar ödendiği savcı tarafından tespit edildi. (Bana göre Fenerbahçe nasıl sahte tapelerle suçlanamazsa Trabzonspor da suçlanamaz) 

Yalan: Aziz Yıldırım birden fazla cep telefonu kullanıyordu. 

Doğru: Farklı numara diye yutturulan kulübün santral numaraları idi. 

Yalan: Siyaset Fenerbahçe'yi korudu, özel yasa çıkardı. 

Doğru: 3 Temmuz’dan sonra MİT olayı patlak verdi, Fetö örgütünün seçilmiş başbakana ve hükümete karşı devleti kullandığı ortaya çıktı. Yasa örgüte engel olmak, ifşa olduklarını göstermek için çıkarıldı. 

Yalan:  Fenerbahçe Kulübünden şike parası ödendi. 

Doğru: Ne MASAK ne polis ne mahkeme buna ilişkin delil bulabildi. Bir tek kişinin bile para aldığı veya verdiği ispat edilemedi. 

Dediğim gibi binlerce sayfa yazılabilir: Emenike'nin para sayma görüntüleri, Bilyoner’i kapatmalar ama sonuç değişmez; hepsi yalan, hepsi sahte, hepsi kumpas, hepsi paçavra. 

Ergenekon kumpası davasında kumpas mahkeme kararı ile tespit etti. Cumhurbaşkanlığı sitesinde Fenerbahçe kumpası hala anlatılıyor. 

Gerisi çıkarcı misyoner yalanı ve kocaman bir yalana inandırılmış masum insanlar. 

Bu ahlaksızlık, bu zulüm, bu sahtekarlık bilinsin, insanlar anlasın, masum insanlarımızı öldüren suç örgütü ile aynı yerde durmasınlar diye. Unutulmasın hep bilinsin diye. 

Fenerbahçe'nin ilk kurşunu atan Hasan Tahsin olduğu, Fetö suç örgütüne karşı çıkan ilk kurum olduğu, son kale olduğu, sarı-lacivert duvar olduğu, herkes korkudan dizlerinin üstüne çökmüşken Fenerbahçeliler’in Fetö'nün yüzüne tükürdüğü bilinsin diye, milyonlarca isimsiz Fenerbahçeli kahramanın onurlu direnişi tarih sayfalarında doğru yazılsın diye.