Dı poşet

Dı poşet

8 Ocak 2019 Salı  |   Köşe Yazıları

Filmin Adı: Dı Poşet

Türü: Polisim Geriliye

Süresi: 365 gün, 24 saat

Oyuncular: Öyle ünlü oyuncular falan var diye seyredecekseniz, bu filmi hiç seyretmeyin derim ben.

Konusu: M kasabasında yeni yılın gelişi ile garip bir takım olaylar yaşanmaya başlar. 1 Ocak tarihinden itibaren market alışverişlerinde kullanılan poşetlerden  25 kuruş alınacağına dair alınan karar üzerine, M. kasabasında yaşayan Mehmet'in  B202 ve Yok marketlerden topladığı yüzlerce poşet, evine giren birtakım kişiler tarafından çalınmıştır. Olayın üzerine Mehmet, ödemek zorunda olduğu poşet paralarını kendi zihninden çok abarttığı ve bu miktarı ödeyemeyeceğini düşündüğü için artık marketten alışveriş yapmamaya karar verir.

Kısa zamanda evde yiyecek bir şeyi kalmayan Mehmet açlık ve depresyon problemleri yaşamaya başlamış, açlıktan ve umutsuzluktan evin dışına çıkamaz olmuştur. Arkadaşlarının zoruyla gittiği dahiliye doktoru ve psikoloğun kullanması için verdiği ilaçları almak için eczaneye giderken, Mehmet "eczanelerden de poşet parası alıyorlar mı lan acaba?" diye düşüncelere dalar ve en sonunda bu ilaçları almaktan vazgeçer. Yemek yiyemediği, dahiliye doktorunun kendisine destek amaçlı verdiği vitaminleri ve psikoloğun da depresyonuna iyi gelsin diye verdiği antidepresanları kullanamadığı için Mehmet kısa süre sonra ölür.

Mehmet'in bu talihsiz ölümüne kadar geçen süre içinde kasabada başka garip olaylar da olmaya devam etmiştir. Mehmet gibi poşet biriktiren bir çok kasabalının evleri soyularak poşetleri çalınmış, poşetten para alınmasını protesto etmek için markete eşeğiyle giden Hüseyin Ağa'nın eşeği çalınmış, daha sonra sucuk yapılmış olarak Hüseyin Ağa'ya gönderilmiş ve son olarak da B202 marketlerinin poşetlerini 10 kuruşa satan kasabanın gariban kişisi Mustafa kimliği belirlenemeyen kişilerden çok pis dayak yemiştir.

Kasabanın "Komiser Kolombo" lakaplı Komiseri Haydar Uzunnamlu, bu işe bir namus problemi olarak bakmaktadır, çünkü sevgili eşinin biriktirdiği poşetler de evine giren hırsızlar tarafından çalınmıştır. Kasabanın bütün birimlerini bu iş için seferber eder, hatta jandarma  ile ortak operasyon düzenlerler ama bir sonuca ulaşamazlar.

Öte yandan tuhaf fikirler üretmekte üzerine olmayan, 2 üniversite bitirip, yüksek lisans ve doktora yapmasına rağmen iş bulamayan ve bilim adamı olma hayallerini bir türlü gerçekleştiremeyen Murat, gazetede okuduğu bir haber üzerine harekete geçer. Çinliler Ay'ın karanlık yüzüne bir uzay aracı göndermişlerdir. Senelerdir : "Ay'ın karanlık yüzünde ne var ki lan acaba?" diye kendini yiyip bitiren Murat, "Mars'a falan gitmek için neden o kadar para harcıyorsunuz oğlum, verin bana 100 bin dolar ne olduğunu size söylerim ben" diyen "Sürmeli Mehmet Hoca'dan da tatmin edici bir cevap alamayınca çareyi Çinlilere başvurmakta bulur. Yalnız Çinliler'e de bir teklifi vardır: Bilindiği gibi Ay'ın karanlık yüzü çok sote bir yer olduğundan orada Çinlilerle ucuz markalı poşet işine girebileceklerdir, üstelik kârı da fifti fifti gibi bir oranla paylaşmayı da teklif eder Murat. Gogıl transleyt yardımıyla zar zor yazdığı mektubu Çin'e gönderip haber beklemeye başlar Murat.

Günler geçmiş, naylon poşete para vermemek için irmik alınamadığından helvası yapılmadan gömülen Mehmet'in 52 duası yapılacak gün gelmiş, çatmıştır. M. kasabasının Belediye Başkanı sevabına helva yapımını kendi üstlenmiş ve poşet paralarını kendi cebinden ödemiştir. Bu durumda kasabalı "ulan bizim Başkan'da da para b...k gibi, yiyor ama yapıyor maşallah. Helal olsun adama!" diyerek durumu memnuniyetle karşılayan cevaplar vermişlerdir.

Aynı gün postacı Murat'ın günlerdir beklediği mektubu getirmiştir. Üzerinde Çince yazılar yazan paketi alan Murat, heyecanla paketi açar. Yalnız beklediği cevap verilmediği gibi, kendisine Ali Ekspres'ten "nörf silah" gönderilmiştir. Murat Ali Ekspres'ten gönderilmiş nörf silahı kafasına dayayıp intihar ettiği sırada, Kasabanın "Komiser Kolombo" lakaplı Komiseri Haydar Uzunnamlu, bir operasyonla poşet hırsızını ve Hüseyin Ağa'nın eşeğini çalıp sucuk yapan kişiyi kıskıvrak yakalar. Bütün bunları yapan B202 marketinin kasabadaki sahibidir. Naylon poşetlerden alacağı 25 kuruşlar sayesinde daha çok para kazanma hayalleri kuran S.B. yapılan sorgusunda suçunu itiraf eder.

O sırada kasabada siddetli bir rüzgar çıkar. Rüzgar yerde duran bir B202 poşetini M. kasabasının mezarlığına kadar götürür. Mezarlığın kapısından geçen poşet, rahmetli Mehmet'in mezarına dikilen tahtaya yapışır. 

Nihayet, Mehmet'in intikamı da alınmıştır.

DI END