'Derinnn' politika

'Derinnn' politika

23 Mayıs 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Bir ikinin kaç katıdır?.. 

Saçmalık, saçmaladım evet ve lâkin medyamızın asgari ücretin 3 katı yardım yapılacak diye yazdığı günlerden geçtik üçte bir yerine.

Yine de ayağın altına muz kabuğu atılmışsa kimse görmez mi sanıyorsunuz ada etrafındaki cehennemi ortamı? 

1992 yılında,  Banayiası* acil şifalar versin Hristofyas, bir röportaj vermişti Yeni Düzen gazetesine ve “Son göçmen evine dönmeden hiçbir Elen lider anlaşma imzalamaz, imzalayamaz”demişti. 

Örgütün başkanı olmak böyle bir şey davası olan halklar için. Üyelerini, sempatizanlarını militan havasında tutmak için söylemişti, anlıyorum, biliyorum. 

Biliyorum da bilmediğim AKEL’in de içinde şerefle, inançla bulunduğu ulusal konseylerinin Kıbrıs sorununun çözümü hakkında aldığı, oy birliği ile aldığı kararın ne olduğu. 

Akıncı, muhatabından ciddiyet bekliyor ve fakat bana öyle geliyor ki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (KC), ‘Ulusal Konsey’inde de aldığı karar gereğince, sadece Anastasiedes değil, hiçbir Elen lider, Akıncı veya bir başkası karşısında ciddi olmayacak, olamayacaktır. 

Niye mi? 

Elenlerin izlediği siyaset şunu göstermektedir ki; KC Ulusal konseyi 1980’li yıllardan başlayarak, 77/79 doruk anlaşmalarının kendileri için fahiş bir hata olduğu yorumunu yapmışlar ve o kararlardan bir biçimde kurtulmanın yollarını aramaktadırlar. 

Anti Kudret’çiler, anti Tufan’cılar, anti Tatar’cılar diye gündelik lafazanlıklarla ömür törpülerken biz, onlar yıllar içinde sismik araştırmalar yaptılar ve bunları yaparken de dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Talât’a “Merak etme girye**Talât, çözüm olmadan sondaja başlamayacağız” diye şifahi garanti de verdiler. 

Sonra ne mi oldu, hatırlayın Yoldaş Hristofyas, “Sen beni deli mi sanıyorsun yoldaş Talât, tabii ki referandumda AKEL evet diyecek” garantisini verdikten sonra ne olduysaydı yine o oldu. 

Fransa’ya üs vermek ve askeri işbirliği anlaşması imzalamak, bunları da sondaj araştırmalarına paralel olarak yapmak, sürdürmek neyin nesi sanıyorsunuz? 

İkisi de AB üyesi olan Fransa ve KC işbirliği anlaşmasına AB’nin hayır, yanlıştır deme ihtimali yok ve fakat aynı AB Türkiye’nin her hareketine karşı dikilmekte sustalı maymun. 

Akdeniz’e en uzun kıyısı bulunan Türkiye’nin, kendini denizlere çıkamaz bir konuma düşürecek KC münhasır alanlarını kabul etmesini beklemek saçmalamaktan başka bir şey değildir. 

Hal böyleyken. 

O, bunu dediydi, bu da şunu dediydi gibi şeyleri siyaset yapmak mı sanıyorsunuz? 

Evet Vadili*** binasını işgal ettiniz… 

Afferimmmm sen bir fatihsin ve kuyrukçuların da her biri Rambo. 

Çok yaşasın derinnnnn politikanız. Bir gün uyanır mısınız,  derin derin u......... 

Noktalı virgül. 

*Tanrı

**Bay, bey

***KKTC'de bir köy