Dekabristler: Rusya’nın ilk devrimcileri

Dekabristler: Rusya’nın ilk devrimcileri

1 Mayıs 2020 Cuma  |   Köşe Yazıları

Çarlık Rusya’sında özellikle 19. yüzyılın başlarında idare mekanizmasındaki çürümeyi gidermek, eğitimin halka yayılması ve laikleştirilmesi, otokrasinin sınırlandırılması okumuş Rusların ve aydınların alttan alta konuştuğu önemli konulardı. Bir de 1812’de Napolyon’un Moskova’dan kovulmasına büyük katkı sağlayan köylülere bazı hakların tanınması ve serfliğin sona erdirilmesi önemli bir gündem maddesi haline gelmişti. Rusya’da serfliğin kaldırılması ancak 1861 yılında mümkün olabildi. 

Avrupa ülkelerindeki fikir akımları özellikle 19. yüzyılda hem Osmanlı İmparatorluğu hem de Çarlık Rusya’sı için görmezden gelinecek gibi değildi. Aydınlar buralardaki fikirsel ve siyasi gelişmelerden etkileniyor, kendi ülkelerindeki sorunlar hakkında kafa yoruyordu.

Reform umutları her Çar değişikliğinde yeniden gündeme geliyor ama bir şekilde Çarların karakteri, eğitimi, bakış açısı ve kararlılığı ölçüsünde yol alınabiliyordu. Güce alışan ve sistemin parçası haline gelen yöneticiler reform ruhunu kaybediyordu çoğu zaman. Petro gibi istisnalar vardı elbette. 

İşte I. Aleksandr (1810-1825) tahta çıktığında da değişim umutlarını hayata geçireceği ve aydınlanma ruhuyla Rusya’yı yöneteceği konusunda bir umut belirmişti. Sansürün gevşetilmesi ve sorgu sırasında işkencenin kaldırılması gibi önemli adımlar atmıştı. Aleksandr otokrasiyi sınırlandırma ve serfliği kaldırma konusunda da istekliydi aslına bakılırsa. Ama aciz kalmıştı. Özellikle saltanatının son dönemlerinde rasyonel düzene olan inancını yitirmeye başlamış, dini duyguları artmıştı. Son yıllarında daha sinirli ve buyurgan olmaya başlamıştı. 1825 yılında 45 yaşında beklenmedik şekilde öldü. Kimileri onun Sibirya’da bir rahip olarak yaşamak üzere tahttan kaçtığını iddia etmişti.

Aleksandr dönemine ilişkin beklentinin umutsuzlukla sonuçlanması Rusya’nın ilk devrimci ayaklanmasının ortaya çıkmasına neden oldu. Aralık 1825’de başarısız bir ayaklanma girişimine yönelen devrimci bir grup Rusça’daki 'Aralık' kelimesinden almıştı adını. 

Aristokrat ailelerden gelen, eğitimli, Fransızca ve diğer yabancı dilleri bilen bu gençlerin çoğu Napolyon’a karşı yürütülen savaşta ön saflarda yer almıştı. Esas olarak Fransız Devrimi ve aydınlanma düşüncesinden etkilenmişlerdi ve liberal görüşleri vardı. En önemli amaçları Rusya’ya anayasal düzen ve meşrutiyet getirilmesi, serfliğin kaldırılması ve temel hakların yerleşmesiydi. 

Aleksandr’ın ölümünden sonra tahtın varisi ağabeyi Konstantin idi normalde. Fakat Polonyalı bir aristokratla evlenince daha önce haklarından feragat etmişti. Bunun üzerine üçüncü kardeş I. Nikolay’ın ismi gündeme geldi. Ancak toplumun eğitimli kesimi bu isme karşıydı. Onun aşırı otokrat ve gerici olduğu düşünülüyordu. Dekabristler Konstantin’in haklı çıkarlarını korumak üzere ordudaki bazı subayları da örgütleyerek bir ayaklanma başlatmıştı.  

Aralık 1825’de giriştikleri bu ayaklanma genel karmaşa ve lider eksikliği gibi nedenlerle başarısız oldu. Önde gelen isimler idam edildi. Üyeler ise sürgün veya başka cezalara çarptırıldı. I. Nikolay onların soruşturulması, mahkeme ve ceza süreçleri ile kişisel olarak ilgilenmiş, intikamını almıştı deyim yerindeyse. 

Sonrasında tamamen otokrat bir sistemi hayata geçiren Nikolay’ın daha sonra görevden aldığı eğitim bakanı Uvarov şöyle demişti: "Kendime ait bir iradem ve aklım olmadığını bilmem lazım, ben sadece imparatorun kör bir aletiyim." 

İşte Dekabrist hareket böyle bir ortamda doğdu ve bozguna uğradı. Ama anayasal düzeni savunan aydınlanmacı bu ilk devrim hareketinin Rusya tarihinde özel bir yeri olduğunu ve sonraki devrimsel hareketleri esinlendirdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. 

Dekabristler’e sempati besleyen ünlü Rus şairi Puşkin 1827 yılında kaleme aldığı Sibirya Madenlerinin Derinlikleri’nde adlı şiirinde şunları yazmıştır: 

Sibirya madenlerinin derinliklerinde 

Bekleyin, yitirmeden gururlu sabrınızı. 

Boşa gitmeyecek acılı çabanız 

Ve düşüncelerinizin yüce amacı. 

Bahtsızlığın sadık kız kardeşi 

Umut, karanlık zindanınızda 

Diri tutacak dinçliği ve neşeyi 

Ve gelecek beklenen o zaman da: 

Kırarak kilitleri aşk ve dostluk 

Ulaşacak yanınıza. 

Sürgün hücrenize nasıl 

Benim özgür sesim ulaştıysa.  

Düşecek ağır prangalar; 

Ve yıkılan zindanların kapısını 

Aşarak sevinçle girecek içeri özgürlük 

Ve kardeşleriniz uzatacak kılıçlarınızı 

Çeviri: Ataol Behramoğlu 

Kaynaklar: 

- RIASANOVSKY, N. ve STEINBERG, M., Rusya Tarihi 

- EVTUHOV, C. ve STITES R., Rusya Tarihi 

- FIGES, O., Nataşa’nın Dansı

-www.wikipedia.org

-www.Ataolbehramoglu.com.tr

Yazının orijinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın