'Dayanın az kaldı'

'Dayanın az kaldı'

31 Mayıs 2019 Cuma  |   Günlük

Dışarıdaki gazetecilerden tutuklu gazeteciler için açılan mektup kampanyasına Basın Konseyi Başkanı  Pınar Türenç, Kandıra’ya gönderdiği mektupla katıldı. 

Türenç’in, Kandıra Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteciler Musa Kart, Güray Öz, Hakan Kara, Mustafa Kemal Güngör, Emre İper ve Önder Çelik’e gönderdiği mektup şöyle: 

“Biz dışardaki gazeteciler, haksız şekilde ‘içerde’ tutulan siz gazetecilere, ‘yalnız değilsiniz’ demek için, Kandıra'ya geldik. 

İyi olduğunuzu biliyoruz. 

Sevdiklerinize söylediğiniz gibi, önceleri Silivri'de, şimdi de ikinci kez tutsak olduğunuz Kandıra'da ne duruşunuz bozuldu ne de gülüşünüz. 

Kalın duvarların arkasına geçmemize izin vermiyorlar. Gülüşlerinizin şimdilik yakın tanığı olamıyoruz. 

Ama bu günler de sayılı. Biliyoruz ki geçecek. 

Kim korku iklimi yaratmak isterse istesin, özgür yaşatılmayan güzel baharların ılıklığında, yaz sıcağında yine kucaklaşacağız. 

Dışarıdaki gazetecilere de yansıtılan bu korku, baskı, yıldırma saldırılarına içeride üzülüyorsunuz. 

Üzülmeyin. Gerçek gazeteciler, halkın haber alma hakkını teslim etmekle yükümlü olduklarını unutmadan, duruşlarını hiç bozmuyorlar. Birkaç darp, yaralama oluyorsa da yollarında dimdik yürüyorlar. 

Gözlerin çevrildiği YARGI REFORMU Strateji Belgesi'nden umutlanmak istiyoruz. 

Kimi uygulamaların hızla hayata geçirilip, bir an önce sevdiklerinize ve görevinize dönebilmenizi sağlamasını bekliyoruz. 

Hak ve özgürlüklerin yaşatılması, demokrasimizin güçlendirilmesi hedefinin kağıt üzerinde kalınmadan eylemsel farkındalığı ile hayata geçirilmesi özlemimizdir. Tutuksuz yargılamanın asıl yöntem olabilmesini, tutuklama tedbirine ölçü düzenlemesinin getirilmesini merakla gözlüyoruz. 

Ecdadın dediği gibi, 2019 mayısının bu son günlerinde, bayram arifesinde, bizler de ''Kılıcın yapamadığını adaletin yapabilmesini'' istiyoruz. 

Fikir özgürlüğü yolunda görevlerinizi yaparken nicedir büyük bedeller ödetilen sizlere, ''Dayananın, az kaldı'' diye sesleniyoruz. Sesimizi duyurabilmek için geldik Kandıra'ya.  

Beton duvarların sıcaklığı yüzünüze yüzünüze eserken, sakın bunalmayın. 

Güzel baharları da yaşayacaksınız. 

Bayram tadında olmasa da tüm arkadaşlarım adına, iyilik dileklerimizi gönderiyorum. Sevgi ve umutla kucaklıyorum."