Daha çok beklersin komşu, hu

Daha çok beklersin komşu, hu

1 Ekim 2020 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Cumhur Deliceırmak, Girne

Coğrafyası alınca bir kuş nereye uçsun, hangi dala konsun?

Bütün ağaçlarını kestiler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde doğan, yaşayan kuşların. 

Kim mi kesmiş?

Birleşmiş Milletler (BM) kesmiş evvel emirde, beş beteri bir kesimi Avrupa Birliğ (AB) yapmış 

... Ve katılmış balta sürüsüne Dünya Sağlık Örgütü’nden tutun da ne varsa BM diye pazarlayan kendini ve fakat aslında kabul gören devletlerin Birleşmiş Devletler örgütü olan baba çatı altındaki bilumum devletler arası örgütler, Unesco’sundan tutun da Unicef’ine kadar hepsi atlarını nallamış peşimizdeler. 

Top oynayalım istiyoruz, ayak topu, namı diğer futbol, FIFA'sı UEFA'sı "Oynayamazsınız" diyor, "Yasak" diyor, ellerinden gelse KKTC sınırlarına giren her topu tutuklayıp hapse atacaklar. 

Basketbol oynamak istiyoruz, basketbolun uluslararası komuta merkezi olan FIBA oynayamazsınız diye emirname yayınlıyor, bağlayıcı emirname. 

Voleybol  oynamaya caht* ediyoruz, FIVB dikiliyor karşımıza elinde şiş, topları patlatmaya hazır, oynarsak eğer şişleyecek bütün voleybol toplarını. 

Ve bu yasaklar öylesine etkili ki, tek dayanağımız olan Türkiye takımları bile oynayamaz bizimle, vahşice uygulanacak bir kararı göze almadan. 

Dünya devletleri ve onların devletler arası kuruluşları tarihleri boyunca yapmadıkları düşmanlığı bize karşı pervasızca uyguluyorlar, oysa biz hiçbir devletin ve halkın ne tavuğuna kış dedik ne de güneşlerinin önünde durup ışık ve ısı almalarını engelledik. 

Kafadan ve damardan düşmanlıktır bunun adı. 

Seçmen sayısı 198 bin olduğuna göre toplam nüfusu ancak beş altı yüz bini bulan bir devlete ve o devleti kuran halka bu düşmanlık neden diye sormak bile gereksiz. 

Gereksiz çünkü düşmanlığın nedeni yok, olmaz. 

Londra’nın, Münih’in, Roma’nın, Pekin’in, Moskova’nın bir semtinin nüfusu kadar nüfusumuz yok ama düşmanımız devasa. 

Yenildik mi?

Hayır. 

Yenilecek miyiz?

Hayır?

*Azmetmek