Cüneyt Çakır 'adaleti'

Cüneyt Çakır 'adaleti'

27 Şubat 2019 Çarşamba  |   Mentor

Futbol sistemimizin sağlıklı ve adaletli işlemediğini tam tersine her türlü istismara açık ahbap-çavuş ilişkisi ile yürütülen kontrolsüz bir sistem olduğunu siyasetin futbolun popülizminden yararlanmak için sistemin kontrolünü elinde tutmakla yetindiğini ancak asıl karanlık işlerin aşağılarda siyaset uygulaması görüntüsü verilerek başka amaçlarla gerçekleştirildiğini defalarca yazdım...

Ülkenin en büyük kurumlarında hala kripto Fetöcüler ayıklanırken Hakan Şükür gibi bir gol kralı, Arif Erdem gibi penaltı alma ustasının Fetö suçlusu olarak kaçak olduğu ülkede futbolun içinde hala Fetö olduğunu düşünmek için yeterli neden var.

Bugün bir başka örnek anlatmak istiyorum.

Hafta sonu Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde çok ilginç VAR uygulamaları vardı. Mesela Gökhan Gönül uzunca süre yerde yattıktan sonra Cüneyt Çakır'ın pozisyonu izlemesini talep etti, çok da iyi etti, açık penaltıydı.

Ancak karşılaşmada Fenerbahçe lehine de buna benzer pozisyonlar oldu, Atiba Elif'in direkten dönen topunda Topal'ın ayağına vurdu, sonrasında Topal topa yükselirken kambura yatıp onu düşürdü.

Daha sonra Dirar'ın sağdan ortasına Soldado hareketlendi Vida geride kaldı Soldado'yu itti ve düşürdü, penaltıydı demiyorum ama Sadık'ın pozisyonunu hakeme izleten VAR hakemi Cüneyt Çakır bunları neden izletmedi???

Sadık'ın pozisyonu için faul olabilir diyen tek kişi Cüneyt Çakır. Fenerbahçe düşmanı medyada bile taraftar bulmadı bu fikir.

..Ki Sadık'ın pozisyonunda VAR incelemesi de kurallara aykırı çünkü hakemin gördüğü pozisyonlarda müdahalenin sertliği tamamen hakem takdirinde VAR hakemi bu pozisyonda hakemi çağırarak yetkisini aşmış oldu.

Ahmet Çakar bana göre makbul bir kaynak değil ama Sadık'ın pozisyonu için VAR'a gidilmesini şüpheli bulduğunu söyledi; bunu haklı anlamında söylemiyorum ama Fenerbahçe'ye karşı hakem tavrı hükümet kaynaklı bir icraat olsa veya hükümet politikaları ile uyuşsa Ahmet Çakar'ın ağzını açmayacağına eminim.

Çok açık bir bir çifte standart var ve üstelik bu çifte standart anlık hatalar değil sistemli şekilde yapılıyor. Çakır'ın her yönettiği maç Fenerbahçe aleyhine yapılan bu tür uygulamalarla dolu, bir Fenerbahçe taraftarı olarak Cüneyt Çakır'ın maçlarımızda tarafsız düdük çaldığına inanmıyorum.

Bu durum sadece onunla da sınırlı değil, eskisi yenisi hepsi öyle Deniz Çoban; sosyal medyada çok uzun süredir sürdürdüğü Fenerbahçe aleyhine propagandasını yayıncı kuruluşta yorumcu olarak taçlandırdı.

Ve aynı maçın hakemini yorumladı, tartışmalı pozisyonlarda bu iki pozisyon yok??? Cüneyt Çakır'la aynı mantık. Dahası var: Zajc'ın yaptığı ve hakeme itiraz ettiği harekete "sarı" dedi  (hakkını yemeyeyim verilmese olurdu da dedi) ama sarı kartı olan Burak Yılmaz'ın aynı hareketi üst üste 3 defa yapmasını "Aşağıdan yukarı doğru, yumuşak yaptı, kötü niyet yoktu" diye geçiştirdi.

Aynı çifte standart farklı hakem bu kadar benzerlik biraz fazla tesadüf.

Tam bunlar tartışılırken TFF Uilenberg'i kiralamış sanırım onun aracılığı ile hakemlerin yeniden UEFA'da boy göstermesi ve ama hakemlerimiz UEFA'da çok iyi diyerek Fenerbahçe aleyhine kurdukları sistemin tekrar işlemesini bekliyorlar. Artık Uilenberg dişlerini de hakemlerimize yaptırır mı bilmem.

Sonuç; kaynağı mafya mıdır, Fetö müdür veya başka karanlık bir güç müdür ben bilmem ama futbolda Fenerbahçe aleyhine organize ve sistemli bir şekilde işleyen kökleri derin devlet ve Fetö izi taşıyan bir organizasyon var. Tartışması yok. 

Fenerbahçe'nin için mümkün olan en kötü senaryolar sürekli gerçekleşirken hep kedi gibi dört ayak üstüne düşenlerin olması yaşamın gerçeği ile bağdaşmıyor.

Futbol medyası ile yönetimi ile hakemi ile soruşturulmalıdır.

Bir Fenerbahçeli olarak herhangi bir TFF'ye, herhangi bir hakeme, herhangi bir gazeteciye güvenmiyorum.