Covid-19 ve çözüm stratejileri

Covid-19 ve çözüm stratejileri

9 Eylül 2020 Çarşamba  |   Günlük

Rauf Rustamov (Sumgait Technologies Park İş Geliştirme Danışmanı)

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid 19, kitlesel sağlık vakalarıyla sonuçlanırken ekonomi alanındaki yansımaları çözüm bekleyen konu ve sorunlarıyla gündemde.   

Covid-19 öncesindeki dünya piyasalarındaki duruma baktığımızda, petrol fiyatlarının iniş eğiliminde olduğunu ve emtia pazarlarının doyum seviyesine ulaştığını görüyoruz. Dünya ekonomilerindeki durgunluk ve alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesine bağlı olarak petrol ve doğal gazdaki talep eğrisindeki düşüş, Covid-19’la birlikte hız kazanmıştır.   

Dolayısıyla, dünya enerji devlerinin sektöre yaptıkları yatırımlar giderek azalmaktadır. Covid-19’un, uluslararası şirketlerin yatırım ve gelişme planlarında yer verdikleri yeşil enerjiye yatırımı artırmalarına yönelik katalizör etkisi yarattığını da ifade edebiliriz. Bu şüphesiz ki olumlu bir gelişmedir. Ancak petrol gelirlerine bağımlı ülkelerin ekonomilerinde yarattığı olumsuz etkinin, küresel domino etkisini unutmamak gerekir.  

Covid-19 krizinin beklenmeyen etkileri, ekonomileri petrolle şekillenen ülkelerin başta bel kemiği durumundaki sanayi olmak üzere, tarım, hizmetler gibi sektörlere yatırım yapmalarının önemini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, Azerbaycan’ın 2008 krizinden bu yana sanayi hamlesini başlatarak bu yolda ciddi mesafe kaydettiğini vurgulamak isterim.  

Üretimde bağımsızlığın önemi  

Azerbaycan’ın özellikle Gence, Sumgayıt gibi büyük kentlerinde oluşturulan sanayi bölgelerinde gerçekleştirilen üretim ve ihracat her geçen yıl dikkat çekici artış göstermektedir. Covid-19 döneminde tasarruf politikaları, atıl kapasitenin kullanımını, işçilerin yönetim mekanizmalarına dahil edilmesi, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesine yönelik önlemler olumlu sonuçlarını vererek krizin sanayi sektörüne yansıması bertaraf edilirken üretim artışları sağlanmıştır. Ayrıca ülkemizin bu dönemde önemli yerli ve yabancı yatırımları gerçekleştirme arefesinde olduğunu belirtmek isterim.  

Şüphesiz ki petrol ve doğal gaz, Azerbaycan için önemini her zaman koruyacaktır. “Tek millet, iki devlet” şiarıyla bir bütün oluşturduğumuz kardeş ülke Türkiye’nin Karadeniz’de keşfettiği doğal gaz rezervi bizlere gurur vermektedir. Bilindiği gibi son yıllarda Türkiye’nin Azerbaycan’dan doğal gaz ithalatı yıllar bazında artış göstermiş ve bugün Türkiye’nin ithalatında Azerbaycan ilk sıraya yükselmiştir.  

Bu çerçevede, Türkiye’nin doğal gazı elde etmek için çevreci ve aynı zamanda düşük maliyetli yatırımların gerçekleştirilmesinin önem taşıdığına inanıyoruz. Azerbaycan’ın petrol ve doğal gaz sondajı ve mühendislik konusundaki derin tecrübesinin, bu alanda da iki ülke arasındaki işbirliğini gündeme getireceğini düşünüyor ve umut ediyoruz.  

Krizin sektörel etkisi 

Diğer yandan, içinde bulunduğumuz süreç küresel anlamda sanayi sektörünü durma noktasına getirirken tarım sektörünü ön plana çıkarmaktadır. Türkiye ve Azerbaycan, tarım ülkesi olma vasıfları nedeniyle tarım alanında şanslı konumdadır. Bu sektörde ekim ve hasat faaliyetlerine ara verilememesi,  mevsimlik yabancı işçi talebi olmaması nedeniyle, Covid-19’un olumsuz etkisi minimum düzeyde ve başarıyla atlatılmıştır. Nitekim, geçtiğimiz son 3 aylık dönemde tarım ürünlerinin Türkiye ihracatına damgasını vurduğunu görmekteyiz.  

Dolayısıyla, sanayi ve tarım sektörlerinde katma değerli ürünleri üreterek rakiplerine göre doğru pazarlama ve fiyat politikasıyla müşterisine sunan ülkeler avantajlı konum elde etmektedir.   

Türk sanayi sektörü son 40 yıldır inanılmaz bir gelişim göstermiştir. Tekstil, otomotiv, ağır sanayi, savunma, havacılık gibi hemen tüm sektörlerde kaydedilen başarıları ilgiyle gözlemliyoruz. Türk sanayicileri, bölge coğrafyasında yaşanan sorun ve karışıklıklara rağmen, yaklaşık yarım asırlık süreçte  sağlam ihracat kanallarını kurmaya başarmış ve ürünlerini zor pazarlara sunma başarısı göstermiştir.   

Yeni yatırım olanakları 

Yüksek öğrenimini Türkiye’de tamamlamış ve Türkiye’de yaklaşık 15 yıl üst düzey profesyonel olarak sorumluluk üstlenmiş bir Azerbaycan Türkü olarak, Covid-19 krizinin, Türk sanayicilerinin gayrimenkul yatırım tercihlerini değiştirmeye başladığına ilişkin gözlemimi ifade etmek isterim. Türk sanayicileri, özlerine yani en iyi bildiği iş olan üretime dönmeye başlamıştır. Üretim aynı zamanda pazarların çeşitlendirilmesi ve ihracatın artışı demektir.   

Ancak Covid-19 gibi yüzyılın krizi, gümrüklerin de kapanabileceğini bizlere net olarak göstermiştir. Bu durum, sanayicilerin gümrükleri aşabilmek için doğru adımları atmaları gereğini ortaya çıkarmaktadır. Bu paralelde, doğru coğrafyalar seçilmeli ve iş alanlarına uygun şekilde doğru iş planları yazılmalıdır. 

Dünyanın bugünkü politik konumunda, ülkeler gümrük birlikleri içinde hareket etmektedir. Avrupa Birliği, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Afrika Birliği gibi yapılar, üye ülke ürünlerinin gümrüksüz olarak tüm üye ülkelerin pazarlarına kolayca sunulmasını sağlamaktadır. Bu çerçevede Rusya ve BDT ülkeleri, Türkiye için en doğal ve büyük pazardır.  

Bugün bu ülkelerde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nden (SSCB) kalmış toplumlar yok olmuş ve Avrupa yönelimli yepyeni bir iş adamları jenerasyonu gelişmiştir. Dolayısıyla, Azerbaycan yatırım için doğru ülke olarak görünmektedir. Devletin yapmış olduğu kanun değişiklikleri, ASAN Hizmet Kanunu (devletle ilgili olan evrak, izin, lisans vb. belgeyi tek yerden kolaylıkla alabilme), verilen teşvikleri yanı sıra coğrafi konumu, organize sanayi bölgeleriyle Azerbaycan, yatırım uygunluğu açısından BDT ülkeleri listesinde ilk sırada yer almaktadır.   

BDT pazarlarında yer almak isteyen sanayicimiz Azerbaycan’ı bir fırsat olarak değerlendirmelidir. Türk sanayicileri, tarih, kültür, dil gibi eşsiz ortak bağları olan Azerbaycan’da kendi ülkesindeymiş gibi kolaylıkla üretim yapabilecek ve uluslararası piyasalarda gücünü daha da artıracaktır...

Fotoğraf: Bakü