Çocuklar için tiyatro yapmak

Çocuklar için tiyatro yapmak

12 Ağustos 2020 Çarşamba  |   Serbest Kürsü

Adnan Genç, serbest gazeteci

Korona günlerinde zorluk yaşamayan kimse kalmamıştır herhalde… Özellikle sanat alanında hizmet üreten ve çalışan kişiler ve gruplar, çok zorlandılar. Bazıları artık izleyicisine kavuşmak için özel bir çaba gösteremez halde. Bugünden başlayarak, başlarını büyük bir kararlılık ve ilkeyle ayakta tutmaya çalışan tiyatro gruplarından biriyle konuşmaya başlıyoruz. Uzun yıllardır çocuklar için müzikal prodüksiyonlar sergileyen Altınok Çocuk Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni, oyun yazarı ve eğitmen, Murat Altınok, sorularımıza yanıt verecek.. 

-Doğrusu hemen konuya girmek isterim. Elbette istediğiniz bir an; kimsiniz, ne zamandır tiyatro ve oyunculuk yapıyorsunuz; kendi tiyatronuzu açmaktaki etmen karar(lar) neler oldu; tiyatronuz genç hevesliler ile seyirci eğitimi konusunda neler yaptı; seyircinizle buluşmak için kendi yeriniz dışında da oluyor musunuz; turneler ve başka etkinlik türlerini denediniz mi? Ya da bunları yanıtlayın lütfen, esas konuya hemen sonra girelim…  

-30 yıldır sahnelerde olan bir tiyatro oyuncusuyum. Bunun dışında oyun yazarlığı, yönetmenlik ve eğitmenlik görevlerime devam etmekteyim. Televizyonda ve gerek ödenekli tiyatrolarda gerekse özel tiyatrolarda hep bir derdim vardı. Sanat hayatıma, hem ekonomik nedenlerle hem de çalıştığım işlerdeki nitelik bakımından sadece oyuncu olarak devam edemeyeceğimi fark ettim. Kendi hayallerimi gerçekleştirme isteği bize kendi tiyatromuzu kurmanın yolunu açtı. Önceleri yetişkin tiyatrosu üzerine yoğunlaşmıştık. Sonra fark ettim ki ülkemizde çocuk tiyatrosu hak ettiği yerde değil ve özensiz işler sergileniyor. O noktada çocuklar için oyunlar hazırlamalı; yetişkin oyunlarını sahnelemekten daha özenli olmalıyız diye, düşündük. Bu anlayışımız bizi çok kısa bir surede çocuk tiyatrosu konusunda bizi çok önemli noktalara taşıdı. İddialı olacak belki ama bir çocuk tiyatrosu markası haline getirdi. Yıllarca çok büyük salonlarda (Tim Show Center, İstanbul Uniq Hall gibi) düzenli olarak her cumartesi ve Pazar gişe açtık. Bunların dışında yine on beş senedir İBB’nin salonlarında ayda üç veya dört seans İBB’nin sponsorluğunda halka ücretsiz oyun açtık. Ayrıca (CKM, Kozzy, Moi Sahne, Akatlar Kültür Merkezi Leyla Gencer Opera Salonu gibi) birçok salonda gişe açtık.. İstanbul dışı şehirlere (Büyükşehirlerin sponsorluğunda) turneler yaptık, yapmaya devam ediyoruz. İzmir Enternasyonal Fuarı, Antalya Expo Fuarı gibi uluslararası büyük çaplı fuar organizasyonlarında minimum 5 bin kişilik büyük amfi tiyatrolarda perde açtık. Ülkemizde, uluslararası çapta bir çocuk markasının müzikal oyununu (Winx Club Müzikalini)i bir ilke imza atarak ‘ilk lisanslı çocuk müzikalini’ TİM’de sergiledik. Ardından Strawberry Shortcake (Çilek Kız) müzikalini MKM’de ve daha sonra 5 yıllığına Garfield'in lisans haklarını dünyada alan (Amerika dışındaki) ilk ülke olarak bu denli önemli bir markanın müzikal gösterisini yine TİM Show Cemter’da sergiledik.

Altınok Tiyatrosu içinde bale, opera ve tiyatro sanatçılarının bulunduğu teknik kadro hariç, 48 kişilik bir kadromuz var. Kendi kostüm atölyemiz, kendi dekor atölyemiz, kendi depomuz ve kendi dans, prova ve müzik stüdyomuz var. Tiyatrodan kazandığımızı hep tiyatroya yatırdık ve güçlü bir mutfak kurduk. Evimi daha çok öğretmenlikle geçindirdim. Geçindirmeye de devam ediyorum. Yüksek seyirci ve gişe ilgisi olan bir tiyatroyuz. Sahnelediğimiz oyunların tamamını ben yazıp yönetiyorum. Ve birçok oyunda da oynamaya devam ediyorum. Oynadığımız salonlarda pandemi öncesi oyunlarımız hep kapalı gişeydi. Biz yaz aylarını da turnede geçiren bir ekip olarak kurulduğumuzdan bu yana hiç bu kadar oturmamıştık. Gerçekten çok sıkıldık. Tek dileğim ülkece eski zamanlarımıza bir an önce dönebilmek.  

-Korona deyince akan sular duruyor artık. Kimileri hizmet veriyor veya tamamen kesiyor; kimileri de fırsatçılık yaparak, tüketiciye en ağır koşullarda hizmet ve ürün sunuyor… Sizler, sanatla uğraşan insanlarsınız ve hayatında tiyatroya gitmemiş bir çoğunlukla karşı karşıyasınız… Onları sanatınıza çekmek nasıl mümkün ve kolay olacak?  
 

Yeni bir planlama için ilgili kadroyla yapılan rutin toplantılardan biri…

 

-Biz zaten yıllardır gerek ülkemizdeki büyukşehir belediyeleriyle gerek ilçe belediyeleri sponsorluğu ile tiyatromuzu hiç tiyatro izlememiş çocuklarla; hatta velileri ile onların bölgesine, mahallesine giderek, semtlerindeki kültür salonlarında sahne açmak suretiyle gerçekleştiriyorduk. Yine bu sıkıntılı dönemde beklentimiz belediyeler ve sponsor olmayı kabul edecek şirketler olacak. Ayrıca gişe açabilmek ve seyirciyi geri getirebilmek için, bilet fiyatlarında artış olamayacak, beraberinde; salonun hijyen ve mesafe kurallarına uygun olduğuna seyirciyi inandırmak durumundayız. Salonlar üçte bir kapasite ile çalışacak. Her şey çok ama çok zor olacak. Ancak virüse inat ayakta durabilmek için elimizden geleni yapmaya, kendi bağımızı yine kendimiz kesmeye çalışacağız…

Yerel yönetimlerin asfalt döşemek, çöp toplamak ve imar kanunları delmek gibi işlerinin yanı sıra; kültürel alanlarda var olan insan ve gruplara da katkı sunması beklenir. Normali bu… Sizler, istemiyor olsanız bile acaba bulunduğunuz ilin veya ilçenin yerel yöneticileri (kültür bakanlığından vazgeçtim); korona günlerindeki zorlukları bahane ederek; sürekli ve kurumsallaştırabildiği bir ilişki türü yarattı mı? Seyirci desteği, tanıtım desteği ve var oluş çabalarını fonlama gibi…  

Kültür Bakanlığından vazgeçemeyiz. Çünkü her dönem olduğu gibi bu dönemde de tek radikal yardım, yine Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Müdürlüğü’nden olacak gibi gözüküyor. Ancak değinmeden geçemeyeceğim: Temmuz ayi içerisinde Bursa İnegöl Belediyesi ile 3 oyunluk bir anlaşma yaptık. Belki de o çaplı dekorlu kostümlü, kadrolu bir tiyatro etkinliği 5 ay sonra ülkemizde ilk kez yapıldı. Yeni normal denilen ve hiç hoşlanmadığım bu ifadede; nasıl oyunlar sergileyeceğimizi ve seyirci ile nasıl ilişki kuracağımızı da tecrübe etmiş olduk. Seyirci; özellikle çocuklar, sosyal mesafelerine ve maskelerine riayet ederek büyük bir mutlulukla özlem giderdiler. İnegöl Belediyesi’ne bu özverili desteğinden dolayı gönülden teşekkür ediyorum. Istanbul Büyükşehir Belediyesi de bu dönemde destekte bulunacağını belirtip; müracaat yapılmasını, oyun dosyalarımızı teslim etmemizi istedi ve yerine getirdik, şimdi bekliyoruz. Kadıköy Belediyesi tüm iyi niyetine rağmen; işleyişteki ve yürütmedeki bazı tutarsızlıklardan dolayı yıllardır festivale ev sahipliği yapmasına, sanatı desteklemesine rağmen, hedef haline gelmekten kendini kurtaramadı, çünkü dönem çok hassas bir dönem ve herkes mesleğini yapmak istiyor. Herkesin işi çok zor. 

-Tam da bugünlerde ki, olağan zamanların sezon dışı sayılan bugünlerinde ve/veya sezon için neler yapıyor ve neler planlıyorsunuz? Önlem olarak, gözünüzü dikip maişet motorunu döndürecek başka bir alan düşündünüz mü? Teşekkürler ve kolaylıklar diliyorum…  

-Yeni oyun provalarımıza başladık. Biz hayal kurmaya devam ediyoruz. Güncel bir örnek vereyim. Herkes evde ekmek yapmaya başladı ya; bir oyun hazırlamak da ekmek mayalamak gibidir. Tiyatro sanatını gerçekleştirmenin mayası hayal kurmaktır. Hayalin ne kadar kuvvetliyse yani mayan (işin) o kadar kabarır yani oyunun gelişir. İşte hâlâ hayal kurabiliyoruz çok şükür. Hayal olmazsa tiyatro da olmaz. Asil tehlikeli olan hayal kuramayacak duruma gelinmesi ve umutsuzluğun ağır basması; iste tüm o virüslerden daha tehlikeli, çünkü üretim biter. Biz çok şükür en azından üretmeye devam ediyoruz. Belki TV ya da internet için bir çocuk programı hazırlamak gündemimizde olabilir. Ama şimdilik tüm enerjimizi tiyatroya (her zamankinden daha çok) aktarıyor olacağız. Önümüzdeki tiyatro sezonunda yine gişe açmaya devam edeceğiz. Yine turnelerimize devam edeceğiz. Planlarımız ve görüşmelerimiz bu yönde. Kendimizi sezona hazırlıyoruz. Biz çocuk tiyatroları yaparken;  geleceğin tiyatro izleyicisini yetiştiriyoruz. Empati kurabilen duyarlı insanların yetişmesinde katkı sağlıyoruz. Bu sebeple bir şekilde bu zorlu dönemi atlatmak durumundayız. Coronaya inat ayakta durmak zorundayız. Sevgilerimle 

-Umut verici bu konuşma için kalpten teşekkürler ediyorum. İyi ki varsınız…

İlk bölüm: http://medyagunlugu.com/haber/karmadrama-tiyatro-iyi-insan-biriktirmektir-47640