Cimbom Rize'de kayıp

Cimbom Rize'de kayıp

15 Haziran 2020 Pazartesi  |   Günlük

Bülent Kaan Köse

Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan korona virüs salgınıyla beraber liglere verilen uzun ara sonucu nihayet beklediğimiz, özlediğimiz futbola tekrar merhaba dedik.

Futbol için böylesine uzun bir süreden sonra tekrar yeşil sahalara dönmek lig bu kadar kritik bir dönemdeyken her takım için psikolojik açıdan çok zor. Baktığımız zaman önümüzde üç aylık uzun bir zaman var. Her takımın ayrı ayrı fiziksel anlamda hazır olması mümkün değil. Federasyon Başkanı Nihat Özdemir’in vermiş olduğu bu kararın doğru olmadığını düşünüyorum. Olası bir felakette Türk futboluna nasıl hesap vereceğini de siz değerli okurlarımın takdirine bırakıyorum. Sporcu sağlığını hiçe sayan bu karar çok büyük sorunlara yol açabilir. 

Galatasaray lig arasından önce oynadığı Beşiktaş maçından sonra camia olarak çok zor bir sürecin içine girmişti. Fatih Terim’in testinin pozitif çıkması, Mustafa Cengiz’in yaşadığı sağlık problemleri ile beraber takım olarak mental bir çöküş yaşarken takipçisi olduğu Başakşehir ve Trabzonspor’un haftayı üç puan ile kapatmasından sonra mutlak üç puan almak zorundaydı. 

Maça tutuk başlayan Galatasaray ilk yarım saat itibarıyla oyunu kontrol etmekte çok zorlanırken devreyi şut dahi atamadan tamamlamış olması bana sezonun ilk yarısındaki takımı hatırlattı. Sahanın hemen hemen her bölgesinde yokları oynayan sarı kırmızılılar ikinci yarının en ruhsuz topunu oynadı. Böylesine büyük bir arada bir takım hiç mi çalışmaz? Taktik yok, kondisyon yok, rakip analizi yok. Bu mağlubiyetin faturası Cimbom için çok ağır olacak. Şampiyonluk için çok büyük bir dönemeç olan bu deplasmanda ilk yarı kaleye şut dahi çekememesinin bir açıklaması olduğunu sanmıyorum. Terim ve öğrencilerini oldukça zor günler bekliyor. Kalan yedi haftada Galatasaray her ne kadar Başakşehir ve Trabzonspor ile oynayacak olsa da zirve takibinde çok ağır bir yara aldı. Muslera’nın yaşadığı ağır sakatlık Andone’nin uzun süre sonra tekrar sakatlanması büyük talihsizlik. 

Bununla beraber sakatlıklar her ne kadar büyük olsa da şampiyonluk yarışında olan bir takım psikolojik olarak bu kadar kolay düşmemeli. Eleştirilmesi gereken konulardan bir tanesi de bu.   

Çaykur Rizespor kendisini küme hattından çıkartan çok önemli bir üç puana imza atarken Ünal Karaman’ı tebrik etmek istiyorum. Son sekiz haftada galibiyet yüzü göremeyen bir takımı bütünleştirebilmek, dominant bir futbol ile kazanmak hiç kolay değil. Futbolun doğrularını tamamen sahaya yansıtan Karaman ve öğrencileri disiplini maç boyunca elden bırakmadı. 

Galatasaray’ın zaaflarını çok iyi değerlendiren Karadeniz temsilcisi eksiklerinin de takıma dönmesiyle beraber çok farklı bir yola girecektir.  Maç boyunca kusursuz bir oyun oynadılar. Bakalım kalan haftalarda neler değişecek. 

Maçı, performansları bir kenara bırakıp maçın hakemi Yaşar Kemal Uğurlu’ya bir parantez açmak istiyorum. Çaykur Rizespor’un kazandığı penaltı pozisyonunu izlemesine rağmen kararından dönmemesi, İlk yarıda Ryan Donk’un pozisyonunda video yardımcı hakeme dahi gitmemesi akıl işi değil. Her takım zaman zaman kötü oynar, maçlar kaybeder. Konuşulan, yazılan şeyler hakemler değil takımlar olmalı.