'Çete' Fenerbahçe'ye mi sızdı?

'Çete' Fenerbahçe'ye mi sızdı?

22 Nisan 2019 Pazartesi  |   Mentor

Uzun süredir bir QTM çetesinden söz ediyorum. Bu çete, sahibi şampiyonluk yarışındaki takımlardan birinin hocasının kankisi olan bir dijital platform tarafından dolgun maaşlarla organize ediliyor. Bu dijital platformun başına getirilen şahsın en belirgin özelliği Fenerbahçe düşmanlığı, 3 Temmuz’un bayraktarlığını yapmış birisi. 3 Temmuz öncesinde de beraber çalıştığı Gökmen Özdemir gibi adamlar "Fenerbahçe şike yapıyor" algısını oluşturarak operasyonun hazırlığını da yapmışlar.  

Bu çete ligin ikinci yarısı başladığından beri topluma “Galatasaray kesin şampiyon olur” algısını yayarak sahadaki taraflı hakem yönetimlerini ve saha dışında yapılan spor ahlakına uymayan eylemleri meşru göstermeye çalışıyor. Bir taraftan da Fenerbahçe'ye küfrederek dikkatleri Başakşehir-Galatasaray mücadelesi üzerinden çekip şimşekleri Fenerbahçe'ye yönelterek şampiyonluk mücadelesini gözden kaçırıp manipülasyona açık hale getiriyorlar. Belli ki organize ve tek merkezden yönetilen bir eylem. 

Bunlardan biri diyor ki, "Galatasaray taraftarı baştan beri şampiyonluğa inanmışmış artık bırakmaz"mış Artık nasıl bir bipleme, nasıl bir maaşsa bu sene ligin seyirci ortalama rekoru Fenerbahçe'de. Bunları yazan kişi uzun süre Fenerbahçe lehine mesajlar vererek son düzlükte taraf değiştirip mesajların daha da etkili olmasını sağlıyor. Goebbels bile bunlara hayran olurdu! 

Hah işte bu platformun başındaki o Fenerbahçe düşmanını Ersun Yanal sosyal medyada takip ediyor. 

Düşünün her gün Fenerbahçe'ye küfreden adam, 3 Temmuz’un propaganda ayağının mimarı Fenerbahçe'nin hocası tarafından takip ediliyor. 

Bunun iki yönü var: Birincisi; Fenerbahçe'ye karşı her türlü karanlık organizasyonun içinde olmuş birine Fenerbahçe hocası tarafından meşruiyet kazandırılıyor. Bu da yetmiyor Fenerbahçe üzerinden reyting kazandırılıyor. Milyonlarca Fenerbahçeli Ersun Yanal sosyal medyada kimi takip ediyor diye bakıyor ve etkileniyor, zaten çok da zor değil toplam 34 kişiyi takip ediyor. 

İkincisi; Fenerbahçe hocasının, üstelik Fenerbahçe dibi görmüşken ve oklar ona yönelmişken Fenerbahçe'ye karşı bu kadar nefret besleyen birinin bu kadar açık şekilde desteklenmesi garip ve açıklanması gereken bir duruma işaret ediyor. 

Bence Yanal'ın bir şekilde bu şahsa karşı vefa borcu var ve bu o kadar basit bir şey değil, böyle birinin olduğu yerde ve Fenerbahçe hocasının bu kadar açık şekilde bu adama bağlı olduğu yerde kesinlikle Fenerbahçe için kötü bir şey vardır. 

Fenerbahçe küme düşme adayı, kimse kalan 5 maçın tamamını kazanır diyemez. Geçmişi ve ondan öncesini suçlamak kolaycılık, suçluysa bile bu bugün yönetenleri ve teknik direktörü sorumluluktan kurtarmaz... Ki teknik direktörün dikkat çeken tercihleri var. İlk yarı bittiğinde Fenerbahçe küme düşme hattında idi ve ilk yapılması gereken buradan uzaklaşmak idi. Takımın kalitesi malum bu yüzden öncelik takımın kalitesini yükseltmekti.  

Moses, Zajc, Tolgay ve Sadık alındı, bunlar alındıysa muhakkak ilk 11'de oynayacak oyuncular olmalı ve  oynamalıydılar. Mevcutlardan daha iyi oyuncular değilse kulübün para diye kıvrandığı FFP kıskacında olduğu bir dönemde alınmamalılardı. Eğer savunman "Bunları ben almadım"sa en kötüsü de o. Özgüveni olmayan, Fenerbahçe hocası olmak için her türlü şantaja boyun eğen bir adam ortaya çıkar ki bu profil Fenerbahçe hocası olamaz. İlk gün ve büyük hata. 

Sonra bir Volkan takıntısı... Uzun süre hatalı goller ve saçmalıklarla takımı düşürdü ama Ersun Yanal oynatmaya devam etti, taraflı tarafsız herkes "Volkan tükenmiş" derken her hafta ilk 11'de gören insanlar sinir krizi geçirdi, sonuç ortada: Harun'a döndü ve dün o olmasa tarihi fark yaşanacaktı. Harun mükemmel kaleci demiyorum ama Volkan'dan iyi. Şimdi Volkan yüzünden kaybedilen puanların sorumlusu Cocu mu Ersun Yanal mı? 

Bitmedi… Takım çok uzun süredir defanstan top çıkarıp oyun kuramıyor ama takımın oyun görüşü üst düzey ve pas becerisi yüksek iki oyuncusu Jailson ve Zajc beyimizin yanında oturuyor. Her dakika pas hatası yapan Tolgay ve Topal oyunda ve hocamız bunu göremiyor. Hocam ya yetersizsin ya da QTM çetesi sayende Fenerbahçe'ye sızdı ve Fenerbahçe'yi sabote ediyor. 

Koskoca ilk yarı rezil olduğun maçta ikinci yarı oyuna zorunlu stoper değişikliği ile başlamak ya yetersizliktir ya da sabotaj. 

Galatasaray maçının “kurtarıcısı” Alper, Alanya maçında ise Zajc, niye ki hocam? Galatasaray maçını kurtama umudu olan Alper Alanya maçını havada karada kurtarmaz mı?  

Isla defansı tam baş belası, artık hücum katkısı da yok ama ilk 11'de oynuyor üstelik çok iyi oynadığı maçlarda bile bireysel hatası ile en az 2-3 net gol pozisyonu oluyor ve en az bir gol yiyoruz.  

Ersun Yanal’a geçen hafta inancımı kaybetmiştim, bu hafta güvenimi de kaybettim. Gelecek yıl planları falan yapma bugün git, o çok sevdiğin Fenerbahçe düşmanı arkadaşın sana dijital platformda dolgun maaşlı iş bulur nasılsa ama Fenerbahçe için artık sadece bir hiçsin. 

Koç Holding'in mirasçısı Ali Koç, dededen kalan imparatorluğun muhteşem prensi ama takke düştü kel göründü. Sırça köşkten inince sudan çıkmış balığa döndü ve gerçek yaşamın acımasızlığı her gün biraz daha hırpalıyor. Yanında ona tecrübe ve yaşam mentorluğu yapacak kimse de yok. Normalde "istifa et" derdim ama başımıza büyük dert açtın onları çözmeden gidemezsin. Bilmiyorum belki de kaçarsın ama sonsuza kadar kaçtığın unutulmaz. 

Kongre yap, güven tazele, kredi bitti yeni bir yönetim ve yeni krediye ihtiyacın var. 

Ve Fenerbahçe düşmanlarını Fenerbahçe üzerinden besleyen Ersun Yanal'ı kov. 

Ben Fenerbahçeli’yim dün akşam maçtan sonra defalarca “Fener Ol”arak hırsımı çıkardım çünkü Fenerbahçe Ali Koç değil, Aziz Yıldırım değil benim, biziz o yüzden Fenerbahçe bir daha asla zengin ama iş bilmez insanlara muhtaç olmasın diye defalarca “Fener Ol”dum. Siz de olun Ali Koç'un yaptığı tek iyi şey ve kurtuluşumuz.