Cesurlar büyük kararlar alır

Cesurlar büyük kararlar alır

4 Aralık 2019 Çarşamba  |   Mentor

Dün akşam uzun süredir olmadığı kadar güzel futbol oynadı Fenerbahçe çünkü takımın futbol aklı artmıştı...  

Kabul ediyorum, İstanbulspor ölçü değil ama Kayserispor'un tek galibiyeti var ve o da Fenerbahçe'ye karşı. İstanbulspor'dan kesinlikle daha iyi takım değil, 4 değil 1 gol bile atamadık. 

Dün akşamki maçın bir başka yanı Ersun Yanal ve varoş futbolunu temele koyan Türk teknik adam anlayışının artık modern futbolda yeri olmadığını göstermesiydi. 

Varoş futbolundan kastım şu: Zerafet ve aklı tamamen dışlayıp mücadeleyi öne çıkaran sağdan soldan orta adı altındaki kazmalıkları teşvik eden, “Fenerbahçe büyüktür” gazları ile motivasyon sağlamaya çalışan, kaleyi tutacağından yüzde 100 emin olmadan atılan şutlar gibi istatistik dışında anlamı olmayan saçmalıklar. 

“Çok orta yaptım, çok şut çektim istatistiklerde liderim” demek aslında “Ben beceriksiz bir teknik direktörüm” demektir. Futbol sonuç oyunudur, sonuç alamadığı hamleleri tekrar tekrar deneyen teknik adam beceri sınırlarına gelmiş demektir ve artık katkısı olamaz. 

Futbol mücadele olduğu kadar bir akıl oyunu, 55 yaşında bir bankacının (Maurizio Sarri) yıllarını futbola vermiş insanları perişan etmesi de bunu teyit ediyor. 

Elbette mücadele şart ama akıl ve beceri olmadan sonuç alamıyorsun. İşte onlar da Zajc ve Ferdi'de var.      

Ferdi'nin oyun görüşü, yeteneği, becerisinde ikinci bir oyuncu Fenerbahçe kadrosunda yok ama hiçbir çabası ve etkisi olmayan Moses sürekli 11 oynuyor.  

Zajc Türkiye liginde topsuz oyunu en iyi oynayan, ceza sahasında en uygun yere yerleşen topla oynamak yerine topu oynatan bir oyuncu. İddia ediyorum attığı dördüncü golü Türkiye liginde atacak oyuncu yok. Bir kere bulunduğu yer sıfıra inen oyuncunun pas açısına uygun, en büyük beceri bulunduğu yer ve yarattığı pas açısı çünkü etrafında 4 İstanbulsporlu varken topun ona gelmesine kimse engel olamadı, devamında vuruş kararı alması ve seçtiği vuruş noktası o gol Zajc dışında başkası tarafından atılamazdı. Ayrıca tesadüf falan değil, benzer golü Beşiktaş'a atmıştı ama Ersun Yanal kenara atarak oyun ritmini ve öz güvenini yaraladı. Takımın kapalı defansa gol atmak gibi çözülemeyen bir arızası varken 4 kişi arasından topa ustaca vurup gol yapan Zajc kenarda çürüdü. 

Ersun Yanal'ın kurduğu takımın oyun aklı yok, oyun aklı olmadığı içinde Kruse ve Zajc gibi oyuncular sürekli pas hatası yapıyor, maçları dikkatle seyrederseniz hem Zajc hem de Kruse'nin doğru pas açılarında olmalarına rağmen top alamadıklarını ve top aldıklarında da uygun pozisyonda olmadıklarını görürsünüz. Top onlarda iken de takımın onlara pas açısı yaratmak yerine onları seyretmesi büyük sorun. Bunun sorumlusu Ersun Yanal, ne oyuncularını tanıyor ne de takıma taktik disiplin verme konusunda etkili; her açıdan sınıfta kalıyor. Bunları anlatıp düzeltmesi gereken o ama o Zajc'ı kenara çekerek okulları kapatıp milli eğitim yönettiğini sanıyor. 

Kruse ve Zajc bu takımın vazgeçilmezidir. 

Bir de Jaja var… Türkiyedeki en iyi “box to box” oyunculardan, yani iki ceza sahası arasında sürekli mücadele ediyor. Orta sahayı tutuyor, fırsat bulunca da dikine pas atıyor. Elbette pas hatası yapıyor ama Moses'ın, Gustavo'nun, Emre'nin öldürdüğü toplar düşünülünce ihmal edilebilir.  Zaten pas hatası yapmadığı gün 100 milyon euroya Real Madrid'e satacağız. 

Bir de Tolga var, sezon başından beri takımın en formda oyuncusu ama Yanal Emre'den korktuğu ve Gustavo'yu oynatmazsa taraftar kızar diye düşündüğü için sürekli onu kesiyor. 

Bu takımda Jaja, Zajc, Kruse, Ferdi, Ozan, Serdar Aziz, Tolga, Vedat doğrudan oynar. Diğerlerini onlara göre seçersin. 

Ersun Yanal artık bir devrimci değil ve korkuyor maalesef Fenerbahçe'ye katacağı hiçbir şey yok.  

Sadece cesurlar büyük kararlar alır ama Ersun Yanal herkesin gördüğünü bile göremeyecek kadar korku içinde.