Çanlar Lukaşenko için çalıyor

Çanlar Lukaşenko için çalıyor

18 Ağustos 2020 Salı  |   Köşe Yazıları

Cenk Başlamış

Belarus'ta 9 Ağustos'ta yapılan başkanlık seçimlerinden sonra yükselen tansiyonda muhalefetin geri adım atmak bir yana safları sıklaştırması, 26 yıldır ülkeyi yöneten Aleksandr Lukaşenko'yu köşeye sıkıştırmaya başladı.

Resmi olarak Lukaşenko'nun oyların yüzde 80'ini alarak kazandığı seçime hile karıştırıldığını iddia eden muhalefet seçim gecesinden bu yana sokaklarda. Muhalefet lideri konumundaki Svetlana Tihanovskaya'nın seçimin hemen ardından Litvanya'ya gitmesi önceleri rejim karşıtlarını başsız bıraktı ama kadın lider mücadeleye devam kararı aldı.

Muhalefetin seçimlerin yenilenmesi çağrısına önce "Tekrar seçim yapılırsa Belarus devlet olarak ölür" diye tepki gösteren Lukaşenko, pazartesi günü "u dönüşü" yaparak, yeni anayasanın kabul edilmesinden sonra yeniden hem başkanlık hem parlamento hem de yerel seçimler için sandık başına gidilebileceğini söyledi. Ancak Belarus liderin gönülsüz yaptığı bu açıklama muhalefetin yakaladığı ivmeyi kırarak zaman kazanmaya yönelik bir hamleye benziyor. Çünkü önce üzerinde çalışmalar devam eden yeni anayasanın tamamlanması, kamuoyunda tartışılması, ardından da referanduma sunulması gerekiyor ki, bu da en iyimser tahminle aylarca devam edecek bir süreç anlamına geliyor. Muhalefetin bu taktik geri adımı kabul etmesi durumunda protestolar biteceği için Lukaşenko'ya yeniden ipleri ele alma olanağı doğacak.

Pazar günü yapılan protesto gösterilerine en az 200 bin kişi katıldı, Devlet Başkanı'nı destekleme ise 50 bin civarında kişi geldi. Lukaşenko pazartesi günü grevci işçilerle konuşurken başkanlık döneminin belki de en sıkıntılı anlarını yaşadı, zor sorulara ve "Uhodi" (git, çekil) sloganına muhatap oldu.

Belarus muhalefeti, iktidarın devredilmesi sürecinde görev yapacağını açıkladığı bir koordinasyon konseyi kurdu. 36 kişinin görev yapacağı konseyin üyeleri arasında Nobel ödüllü yazar Svetlana Aleksiyeviç de bulunuyor.

Bir yandan muhalefetin pes etmemesi diğer yandan Lukaşenko'nun iktidarı bırakmaya yanaşmaması Belarus'u belirsiz bir geleceğe sürüklüyor.

Lukaşenko zaman zaman Batı ile flört eder görünse de, Belarus'ta sözü geçen en önemli ülke konumunda Rusya bulunuyor. Moskova ile Minsk arasında zaman zaman sinir savaşı yaşandığı doğru olmakla birlikte yeni bir iktidar soru işaretleri dolu olacağı için Rusya bu aşamada Lukaşenko'yu tercih ediyor. Rusya açısından kritik olan, Belarus'taki gelişmeleri lehine yönlendirmek için ne kadar ileri gidebileceği. Bir yandan, Kremlin'in Ukrayna'nın ardından Belarus'u kaybetmeyi göze alması zor ama diğer yandan bunun fiili bir müdahaleye dönüşmesi zaten ekonomik sıkıntı içinde bulunan Rusya'nın başına yeni dertler açması olasılığı son derece yüksek.

Şu anda görünen, 9 Ağustos'tan sonra sonun başlangıcı sürecine giren Lukaşenko için çanların çalmaya başladığı. Ancak bu tespit 26 yıldır ipleri elinde tutan Lukaşenko'nun hemen pes edeceği anlamına da gelmiyor.

Bundan sonrasını muhalefetin kararlı tutumunu sürdürüp sürdürmeyeceği, Lukaşenko'nun elinde kalan kozları nasıl oynayacağı ve Rusya'nın tutumu belirleyecek.