'Çamur' topu

'Çamur' topu

9 Mart 2020 Pazartesi  |   Mentor

Artık içim kaldırmıyor, tiksiniyorum. Böylesine çürümüş ve çirkin bir tablonun içinde Fenerbahçe'yi görmek istemiyorum. Kendini üç kuruşa satmış ağzından salyalar akan insanların ağzında görmek istemiyorum. Fenerbahçe'nin, sahaya çıkmadan kararlarını vermiş tetikçilere yem olmasını istemiyorum. Futbolu yönetiyormuş gibi görünen ve sadece kendi ceplerini doldurup kurban olarak Fenerbahçe'yi sunan insanların seviyesine insin istemiyorum Fenerbahçe.

Adam hakem, “hakem” dediysem lafın gelişi özel görevli demek daha doğru. Şansal Büyüka büyük Galatasaraylı olduğunu söylüyor, yetmiyor adam hakemlik onurunu ayaklar altına alıp taraflı kararları ile maçı kazanmasını sağladığı teknik direktörle selfie çektirmek için sıra bekliyor. Dahası var, medya o sezon Fenerbahçe Galatasaray'la yarıştığı için bu görüntüyü 1 yıl saklıyor. Sonra da bu görüntüler ortaya çıkmasına rağmen adam hakemlik yapmaya devam ediyor. 

Hakem; babası Galatasaray alt yapısında hoca, babası Galatasaray'ın maaşlı elemanı; rakip Kruse'yi hakemlik seminerlerine ders olacak şekilde makasa alarak sakatlıyor, karar devam. 

Fenerbahçe; 10 kişi kalıyor, ikinci devre müthiş bir özveri ile oynuyor devrenin başında golü de atıyor ama babası Galatasaray'ın maaşlı elemanı olan hakem nizami golü iptal ediyor. Sinsice gol olmasını bekleyip düdüğünü öyle çalıyor.

Hakem, kardeşi Fenerbahçe'nin rakiplerinden birinde kaleci Fenerbahçe'yi dilim dilim doğruyor, 3 penaltısını vermiyor.

Bu üç hakemin hakemlik yapması “FIFA Ahlak Kuralları”na aykırı ama ne ahlakı kardeşim, hangi ahlak, hangi medya, hangi temizlik? Bu hakemlerden biri dünyanın herhangi bir ülkesinde düdük çalsa gazeteler skandal manşetleri ile çıkar ve federasyon o gün istifa ederdi ama bizde çürüme olağan.

Bitmedi…

Son 2 maçta Fenerbahçe'nin 2 oyuncusu hastanelik oldu, ikisi de kartlık faul birinde faul bile çalınmadı. Hakemlerin Fenerbahçe düşmanlığından gözü dönmüş, yakında birisi altı patları çıkarıp bir Fenerbahçeli oyuncuya ateş ederse şaşırmam o kadar nefret dolular.

Aşağıdaki fikirler benim değil, Fenerbahçe düşmanlığını şiar edinmiş medya mensuplarının; 

Fenerbahçe-Alanyaspor; Fenerbahçe'nin 2 net penaltısı verilmedi, kayıp 2 puan.

Trabzon-Fenerbahçe; Fenerbahçe'nin nizami golü iptal edildi, rakipten çıkan topa korner verildi gol oldu, kayıp 3 puan

Ankaragücü- Fenerbahçe; rakibin elle attığı golü hakemler görmezden geldi, kayıp 1 puan.

Fenerbahçe-Denizlispor; hakem Fenerbahçe'nin nizami golünü iptal etti, kayıp 2 puan

Toplam 7 puan, sadece ikinci yarıda bariz hakem hataları ile kaybedilen ve Fenerbahçe düşmanı medyanın kabul ettiği hatalarla 7 puan.

Fenerbahçe'nin puanı 40 arkadaşlar ilk yarıdaki rezaletleri yazmadım bile.

Peki Fenerbahçe böyle, rakipleri nasıl çok geriye gitmeyeceğim; Tolgay orta sahada rakibe kontrolsüz hareket yaptı temas var sarı kart; gerekçesi  olgun atağa engel olmak, rakibi için tehlikeli hareket.

Sivasspor-Galatasaray Seri Tolgay'la aynı hareketi ceza sahasında yaptı, hakem devam?! Sonrasında VAR incelemesi incelemeye rağmen sarı kartı olan Seri'ye kart yok, orta sahadaki Tolgay'a var ceza sahasındaki Seri'ye yok, Tolgay'a niye var?! Saracchi rakibe tekme attı doğrudan kırmızı kart ama hakem VAR uyarısıyla yani pozisyonu seyretmetmemesine rağmen kırmızı veremedi çünkü üstünde “Çubuklu” değil “Parçalı” var. O pozisyonda Saracchi'nin üzerinde “Çubuklu” olsa atılır, en az 5 maç ceza alırdı. Bu kadar açık, bu kadar net.

Dahası var…

Fatih Terim'in bile kırmızı dediği pozisyondan sarı çıkarmak için Bein Sport yorumcusu yarım saat gerekçe aradı çünkü Galatasaray ile BeinSport ortak GSTV üzerinden Beinsport para kazanıyor. 

Ne düzen ama her şey var futbol yok, bunun adı bataklık ve Fenerbahçe bu bataklığa layık değil.

Ha diyeceksiniz, “Madem öyle Ersun Yanal'ı niye eleştiriyordun?” Niye eleştirdiğimin cevabını Fenerbahçe sahada verdi. 10 kişi ile oynadıkları ikinci yarıya rağmen 3-2 maçı kazandılar, hakem emeklerini çaldı ama onların bu oyunu sayesinde bugün hakemi konuşuyoruz. Ersun Yanal bunu hiç yapamadı.

Zajc bu takımda forvet arkası oynayacak tek adam, oyuna girdikten sonra topsuz oyundaki hareketliliği, hızlı karar vermesi ve oyun görüşü ile 10 kişi olmamıza rağmen Fenerbahçe'yi rakip sahaya taşıdı.

Jaja'nın stoper oynaması bize en az 15 puana mal oldu, cumartesi stoper oynatılmaması teknik heye adına çok doğru bir hareketti ancak Gustavo'nun stoper oynaması orta sahayı düşürüyor, stoper oynaması doğru gibi gelmişti ama değil. Ancak orta sahada sıkıntısı geriden oyun kurmadaki eksiği, Tolgay'la birlikte oynamalı. Tolga'ya haksızlık ediliyor defansı zayıf ama geriden müthiş oyun kuruyor. Gustavo ile oynadığında katkısı artacaktır.

Stoperde Falette çok daha iyi alternatif ama Ersun Yanal Jaja stoperde ekmeğimize kan doğrarken onu, Rami'yi, Zanka'yı heba etti. Zanka hata yapmışmış, Jaja her maç yaptı. Jaja iyi futbolcu ama yeri stoper değil, orta sahada oynamalı.

Bir de Ozan topu ayağına aldığında rakip defansı ve orta sahayı eziyor, eğer yanına yöresine onu anlayacak bir kaç kişi sokulsa her topu aldığında kaleci ile karşı karşıya kalır ama Ersun Yanal onun bu özelliğini anlayıp diğer oyunculara anlatıp bu becerinin üzerine oyun kurmayı başaramadı.

Herkesin aksine Ekici'yi beğenmiyorum, ayağında çok top tutuyor ve çok top kaybediyor. Bu hem pozisyon olacak ataklarımızın tükenmesine hem de kalemizde baskın yememize neden oluyor.

Ferdi, Zajc, Ömer Faruk ve tüm genç isimlerde ısrar edilmeli.

Kısacası; Ersun Yanal sonrası oyundan memnunum, iyi değildik ama kontrollü ve dengeli oynadık, iştahımız üst düzeydi. 

Son söz; son 15 yıldaki Fenerbahçe dışındaki şampiyon takımların üzerine Fenerbahçe forması giydirin hiçbir ilk beşe bile giremezdi. Böyle bir ortamda oynanan şeye futbol demek uygun olmuyor, belki “çamur topu” daha uygun olur.