Büyük Millet Meclisi ve Mustafa Kemal

Büyük Millet Meclisi ve Mustafa Kemal

23 Nisan 2019 Salı  |   Köşe Yazıları

Ulusal Kurtuluş Savaşımızın belki de en önemli dönüm noktası 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nin açılışıdır. 

I. Dünya Savaşı sonrası gelişmeler, Mondros Ateşkesi, İzmir'in işgali sonrası 19 Mayıs ile başlayan direniş, Amasya Genelgesi-Erzurum ve Sivas Kongreleri ve Mebusan Meclisinin kapatılması sonrası yaşananlar yeni bir meclisin varlığını gerekli kılıyordu. 

Meclisin açılması, Mustafa Kemal'in Meclis başkanlığına seçilmesi, hükümetin kurulması ve aynı zamanda hükümet başkanı olarak bazen bütün yetkileri, Meclis adına elinde toplaması bir hayli zor olmuştur. 

Meclisin açıldığı ilk günlerde, Hacı Bayram tekkesinde Mevlevi çelebisinin başkanlığında toplanıp; "Yapacağımız işler için padişahtan izin almak lazımdır" kararına destek verenlere karşı verilen mücadele ve o günlerde İstanbul Mebusan Meclisi başkanı Celalettin Arif Bey"in; 

"-Bu meclis İstanbul Meclisinin devamıdır. Ben de zaten İstanbul Meclisinin reisyim. Yeni intihaplara, (seçim-seçme) yeni kanunlara ne gerek var? Ben reislik sandalyesine oturayım, siz de benim işlemiş iki aylık maaşımı vermenin yolunu arayın" sözleri de o günkü havayı ve mücadelenin sadece İtilaf devletlerine karşı olmayacağını anlatır. 

İlk meclis 3 farklı gruptan oluşuyordu. 

* Seçimle belirlenenler. 

* Kapatılan Mebusan Meclisi'nden gelenler. 

* Sürgünden dönen 14 milletvekili. 

23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi ilk olarak başkanlığa Mustafa Kemal'i seçmiş ve O'nun verdiği önerge ile çalışmalarına başlamıştır. Önergede belirtilen temel konulara gelince; 

- Hükümet kurmak acilen gereklidir. 

- Geçici kaydıyla bir hükümet reisi atamak veya padişah vekili tanımak doğru değildir. 

- TBMM'nin üzerinde bir güç yoktur. 

- TBMM yasama ve yürütme yetkisine sahiptir. 

- Meclisten ayrılacak bir kurul meclise vekil olarak hükümet işlerini görür. 

- Meclis başkanı hükümetin de başkanıdır. 

- Padişah ve halifenin durumu, bulundukları baskıdan kurtulduktan sonra meclis tarafından görüşülecek ve durumları hakkında karar verilecektir. 

İlk meclis çok farklı düşüncelere sahip kişilerden oluşmuştur. Bu kadar farklı fikirlerin bir arada durması tek bir amaç/düşünce içindir. Vatanın bütünlüğünün korunması ve milletin bağımsızlığının sağlanması bu meclisin temel görevi olmuştur. 

TBMM Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasını sağlamıştır. Olağanüstü koşullarda çalışıp yorulan Birinci TBMM 1 Nisan 1923 tarihinde yenilenme kararı almış ve 11 Ağustos 1923 yılında İkinci TBMM açılmıştır. 

İlk meclisi daha sonraki meclislerden ayıran bazı özellikleri vardır. Her şeyden önce ilk TBMM kurucu meclis özelliği taşır. TBMM'nin açılmasıyla yeni Türk Devletinin temelleri atılmıştır. Ayrıca Erzurum Kongresinde seçilen Heyet-i Temsiliye'nin görevi sona ermiştir. 

"Geçici bir reisi tanımak doğru değildir" diyerek meclisin devamlılığı ve bağımsızlığı dile getirilmiştir. 

"TBMM'nin üstünde bir güç yoktur" denilirken İstanbul Hükümeti yok sayılmıştır. 

İlk TBMM'nde güçler birliği ilkesi ve "Meclis Hükümeti Sistemi" kabul edilmiştir. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi, İtilaf Devletlerinin işgaline direniş gösteren Türk milletinin oluşturduğu irade ile 23 Nisan 1920'de kurulan ve Türk milletinin verdiği anayasa yetkisiyle yasama görevi yapan Türkiye Cumhuriyetinin anayasal devlet organıdır. Diğer anayasal devlet organlarından üstün olmamakla beraber yasama yetkisiyle yasa ve kanun hazırlar. 

23 Nisan 1920'de temelleri atılan devletin yönetim şekli, Mustafa Kemal Atatürk"ün o günlerde belirttiği gibi, savaş bitiminde Cumhuriyet olacaktır. 

Efendiler, bu ilkelere dayanan bir hükûmetin niteliği kolaylıkla anlaşılabilir. Böyle bir hükûmet, millî hakimiyet temeline dayanan halk hükûmetidir. Cumhuriyet'tir. 

Meclis'te yoğunlaşan millî  iradenin, doğrudan doğruya vatanın mukadderatına el koymuş olduğunu kabul etmek temel ilkedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstünde bir kuvvet yoktur. 

Türkiye Cumhuriyetin en önemli bayramlarında olan "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" vatan sevgisini yüreğinde hisseden herkese kutlu olsun...