'Bu medya düzeni devam ederse...'

'Bu medya düzeni devam ederse...'

23 Nisan 2019 Salı  |   Günlük

İktidar yanlısı medyanın yerel seçimlerin öncesinde ve sonrasındaki tutumunu eleştirenlerin arasına Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk de katıldı.

Öztürk'ün "Daha ne olacaktı" başlıklı yazısından bazı bölümler şöyle:

"... Gergin bir siyasi ortamdan çıktık. Bu gerginliğin etkisi İstanbul’da hala devam ediyor. Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yapılmış olağan üstü iptal başvurunun sonucu belli olmadığı için gerilim hala devam ediyor. 

Ekrem İmamoğlu’nun yediği yemekten verdiği talimata kadar her hareketi, her kararı, her yaptığı mercek altında, medyada büyütüldükçe büyütülüyor.. 

Sonunda PKK terörünün şehit ettiği askerlerimizin suçu da ona yıkıldı bir manşetle. Akla zarar. 

Uzun zamandır siyasetin ve medyanın kullandığı dil üzerine yazılar yazıyoruz. Az sayıda kalmış köşe yazarları, aydınlar ve siyasetçiler seçimden önce ve sonra kullanılan bu dilin sorunlu olduğunu, gerginliği arttırdığını, kutuplaşma ve ayrışmayı körüklediğini söylüyordu. 

Bunun şiddeti ve öfkeyi beslediği aşikardı. 

Yüksekten atılan bir taş, aşağı doğru indikçe ağırlığı artar. Siyasetin en tepesinden söylenmiş bir söz, tabana indikçe şiddeti ve ağırlığı çoğalır. Ülkenin ana muhalefet partisini, onun seçilmiş liderlerini, belediye başkanlarını terör örgütleriyle özdeşleştirmek siyasi liderler için sadece retorik olsa da, tabana indikçe bu şiddete doğru evrilir. Sonunda ana muhalefet liderini linç etme girişimine kadar varır. 

Daha ne olacaktı? Bundan daha önemli bir uyarı olabilir mi? Allah korusun bunun ilerisini konuşmak bile istemeyiz. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “dönem kızgın demiri soğutma, birlik ve beraberliği yeniden perçinleme dönemidir” demesine rağmen, birilerinin bu demiri soğutmamak için direndiği de aşikar. Özellikle medyanın ve onun türevlerinin etkisi altında olan sosyal medyanın bitmeyen nefret ve ötekileştirme yayınları artık herkesi usandırdı. 

AK Parti’yi destekleyen bu medyanın ve onun sosyal medya fenomenlerinin yaptığı her şey, AK Parti hanesine yazılıyor. AK Parti yöneticilerinin bunun farkında olmaması mümkün değil. Neden müdahale etmiyorlar? İşte orasını hala aklım almıyor. 

Eğer bu medya düzeni devam ederse, eğer bu üslup ve bu yayınlar sürerse, kızgın demirin soğutulması mümkün olmayacağı gibi, daha kötü olaylar da yaşarız."

Yazının tamamını okumak için tıklayın