Bu defter kapandı, yenisine bakalım

Bu defter kapandı, yenisine bakalım

Serbest Kürsü

Kapanan defter Donald Trump'ın: Son iki haftada yaşanan gelişmelerden sonra Trump'ın 2020'de başkanlık seçimlerini kazanması artık olanaklı görünmüyor.

Milyarder ABD Başkanı'nın, 2016 yılında seçim kampanyası devam ederken bile kendisine ticari çıkar sağlamak amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le temaslar yaptığının artık tamamıyla gün yüzüne çıkmasından sonra, tabanı ne kadar güçlü olursa olsun, Beyaz Saray'da bir dönem daha kalabilmesi olanaklı görünmüyor.

Özel savcı Robert Mueller'in giderek derinleşen ve yakında sonuçlanacağı söylenen Trump soruşturması, bir zamanlar iş bitiricisi olan avukat Michael Cohen'in şimdi her ağzını açışında ABD Başkanı'nı biraz daha siyasi mezarına yaklaştıran söylemi ve Kasım ayındaki ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanan Demokrat Parti'nin kilit kongre komitelerindeki temsilcilerinin açıklamaları... ve bütün bunların çizdiği tabloda görülen başı beladan kurtulamayacak olan bir ABD Başkanı.

Trump'ın sayılmakla bitemeyecekmiş gibi görünen sorunlarının derinleşmesi, mutlaka görevden alınabileceği anlamına gelmiyor.

Trump'ın azledilmesi (impeachment) yönünde Kongre'nin Demokratik çoğunluğun kontrolündeki kanadı olan Temsilciler Meclisi'nde karar alınsa bile, böyle bir yargılama sürecinde Cumhuriyetçilerin çoğunluğu elde tuttukları Senato jüri olarak işlev görecek. Yani Trump'ın görevden alınması için suçunu sabit görecek olan Senato  ve burada da karar için salt çoğunluk değil en az 60 senatörün desteği gerekiyor.

Yine de, Temsilciler Meclisi komitelerinin Trump'ın kirli çamaşırlarını ortaya dökmekten çekinmeleri için hiçbir neden yok, Azil ile sonuçlanmasa bile 2020 seçimleri öncesinde ABD Başkanı'nın propaganda kapasitesini zayıflatmak için kabarık bir dosya hazırlamak harcanacak çabaya değer gibi görünüyor.

Bir işadamı olarak ABD başkanlığına soyunurken, ticari ilişkilerini ve çıkarlarını hep aklının bir köşesinde tutmaya devam eden Trump'ın soruşturmaya konu olan herzeleri arasında yalnızca anayasal değil, düpedüz ceza hukuku kapsamına giren kabahatları da var.

Deutsche ve Trump

Ve eğer Temsilciler Meclisi'nin İsthbarat Komitesi başkanı Demokrat Partili Adam Schiff ile Mali İşler Komitesi başkanı Maxine Waters verdikleri sözleri tutup Trump ile Avrupa'nın en büyük bankası Deutsche arasındaki ilişkileri soruşturmaya başlarlarsa, işte o zaman ABD Başkanı'na, Beyaz Saray'dan hapishaneye uzanan bir yolun açılması gündeme gelecek.

Deutsche Bank, 2008-2009 mali krizinde dünya piyasalarından akıl almaz miktarda karşılıksız borç topladı. İngilizce 'de "derivatıves" olarak bilinen bu kağıtların bankanın bilançosuna yüklediği ağırlık bir ara bankayı iflasa sürüklemek üzereyken Katar'dan gelen fon desteğiyle Deutsche yeniden normalleşme sürecine girmiş göründü. 2016 yılında bankanın elindeki bu değersiz kağıtların tutarı 46 trilyon Avro'ya ulaşıyordu. Son iki yılda bankaya atanan yeni yöneticilerin tüm çabalarına karşın, bugün bu tutar hala 20 trilyon Avro'nun üzerinde görünüyor.

Peki Deutsche Bank Trump için neden bu kadar önemli?

Çünkü bu banka 2008 mali krizinden önce ve sonra, Rus oligarkların para aklama işlerinde önemli bir pay sahibi olmuştu. İşin ilginç yanı, Trump'ın dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirdiği lüks inşaat projelerinin müşterisi olan Rus oligarkların, Trump'ın şirketine ödemeleri Deutsche Bank aracılığıyla yaptıkları yaygın olarak söylenmekte. Kısacası soru şu: Trump Rus oligarklara, Deutsche Bank'ın akladığı kara para karşılığında mülk sattı mı? Öyleyse, bu işlemlerin boyutu nedir? Trump Rus alıcıların para kaynağını bilerek mi satmıştır lüks mülkleri? Yani bir anlamda Trump kara paranın aklanması için dolaylı (ya da doğrudan) aracı olmuş mudur? Bu işlemler çerçevesinde Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin'in yakın çevresiyle bir ilişki kurmuş mudur? Eğer öyleyse bu ilişkinin niteliği ve boyutu nedir?

Görüldüğü gibi, yediği haltların altında ne gibi bir sır perdesi olduğu Temsilciler Meclisi'nce açığa çıkarılınca, Trump aleyhindeki yargı süreci bugünkünden çok daha değişik bir platformda işlemeye başlamaya aday görünüyor.

Tabii Trump'ın aleyhinde şu anda devam etmekte olan davalara değinmiyoruz bile, ki bunların arasında devlet mülkünü kişisel kazanç için kullanma gibi suçlamalar da var.

Köşeye sıkışınca

Peki bu kadar köşeye sıkışmış görünen Trump, havlu atıp "benden bu kadar" diyecek mi?

Elbette hayır, çünkü uzlaşmaz ve kavgacı kişiliğiyle sınır tanımayan kişisel ihtirası, ABD Başkanı'nın akılcı davranış engellisi bir politika izlemesinin temel güdülerini oluşturuyor.

Meksika sınırına dikmek istediği duvar için Kongre'den ödenek çıkarmayı reddeden Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'yi cezalandırmak için, önceden planlanmış ve resmi amaçlı  bir askeri uçak yolculuğunu bile iptal ettiren Trump mantığı, elbette kendisini hedef alan tüm hukuki ve siyasi kampanyalara karşı var gücüyle mücadele edecek.

Burada fotoğrafa İran'ı sokabiliriz.

Daha önce değindiğimiz gibi, şu dönemde, tüm ABD kamuoyunun ortak olarak hedef alabileceği bir ülkeye (İran) karşı, üstelik İsrail ve ABD'deki Yahudi lobisi tarafından hararetle desteklenen ve Amerikan halkının "vatanseverlik" duygularını kabartarak Başkan'ın her türlü alavera dalaverasını unutturacak bir bir askeri operasyon tadından yenmez güzellikte bir seçenek olarak ortaya çıkmakta.

Bahar aylarıyla birlikte Washington ve genel olarak Batı'dan İran'ı hedef alan saldırgan bir söylemin hızla tırmandırılması kimse için sürpriz olmamalı.

Cengiz İzmirli (mahlas)