Boris Godunov’dan Putin’e

Boris Godunov’dan Putin’e

29 Haziran 2020 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Cenk Başlamış

Rusya’da Devlet Başkanı Vladimir Putin’e 2036 yılına kadar iktidarda kalabilme yolunu açacak halk oylamasının finali 1 Temmuz’da (yarın) yapılacak. 

Geçen hafta başlayan oylama Rusya Anayasasında 200 civarında değişiklik yapılmasını öngörüyor. Türkiye’deki “torba yasalar”a benzeyen şekilde, değişiklikler içinde devletin yapısından vatandaşlarına haklarına çok farklı maddeler bulunuyor. Vatandaşların “evet” oyu vermesi için “cazip” maddelerin de yer aldığı oylamada örneğin, asgari ücretin yoksulluk sınırının altına düşemeyeceği hükmü de var. 

Ama oylamanın asıl önemi, Rusya’nın 2024 yılından sonra nasıl ve kim tarafından yönetileceği sorusuna cevap araması. 

Yürürlükteki anayasaya göre, şu anda 67 yaşındaki Putin’in görev süresi 2024 yılında dolacak ve bir daha başkanlığa aday hakkı olmayacak. 

Değişiklik önerisi halk tarafından kabul edilirse, Rusya liderinin altışar yıllık iki dönem daha aday olabilmesinin, dolayısıyla 2036’ya kadar iktidarda kalabilmesinin yolu açılacak. 

Aslında benzer bir hukuki açmazla Putin daha önce de karşılaşmış, anayasaya göre başkanlığa adaylığını koyma hakkı bulunmadığı için 2008 yılında dört yıl süreyle yerini Dmitriy Medvedev’e bırakmış ve başbakanlık koltuğuna oturmuştu. 

Çok güçlü olduğu o dönemde anayasa değişikliğine gidilmesi önerilerine kulağını tıkayan Putin, popülaritesinin düşmeye başladığı bu dönemde o zaman kullanmadığı seçeneği kullanmaya karar verdi. 

Rus gazeteci Konstantin Eggert, Aleksandr Puşkin’in çar olmak istemezmiş gibi davranan Boris Godunov'u anlattığı ünlü oyununa atıfta bulunarak Putin’in anayasada yapılacak değişiklikleri kendisi değil de parlamento tarafından istenmiş ve kabul etmek zorunda kalmış gibi davrandığını söylüyor. 

Ancak değişikliklerin kabulü Putin’in 2024’den sonra mutlaka başkanlık koltuğunda oturacağı anlamına gelmiyor. Çünkü oylamadaki maddelerden biri, şu anda sembolik bir kuruluş olan devlet konseyinin yetkilerinin artırılmasıyla ilgili. Bu da, isterse Putin’in başkanlıktan ayrılarak devlet konseyinin başına geçmesi ve perde arkasından iktidarını sürdürebilmesi anlamına geliyor. 

Öyle ya da böyle iktidarda kalmaya devam edeceğine inananların oranı ağır bassa da üçüncü bir seçenek daha var: Putin’in kenara çekilmesi. 

1999 yılının son günü iktidara gelen Rusya liderinin 20 yıldır sürdürdüğü görevinde yorulduğu ve çekilmek istediği yolunda söylentiler yok değil. 

Önündeki üç seçenekten hangisini kullanacağını büyük olasılıkla şu anda Putin’in kendisi de bilmiyor ama ülkenin hem virüs salgını hem de ekonomik sıkıntılar nedeniyle olumsuz koşullar içinde bulunmasına rağmen kozlarını bir an önce cebine koyarak önünü görmek istiyor. 

Halk arasındaki desteği bazı anketlerde yüzde 50’nin de altına düşmüş görünse de değişikliklerin kabul edileceği konusunda bir kuşku bulunmuyor. 

Ancak Putin, kötü zamanlama nedeniyle oylamaya katılanların sayısının az olması ve değişikliklerin kıl payı geçmesi, dolayısıyla meşruiyetinin ilk kez sorgulanması tehlikesini, dolayısıyla bir "Pirus zaferi" tehlikesini göz önüne almak zorunda.